Aral : lan kardeşim kör müsün atsana lan topu !
Uzun boylu çocuk topa bakıp umursamadan kitabını okuyarak içeri girdi.
•Başlangıç
Akdeniz aral gece uyanıp rüzgardan açılan penceresini kapatmaya gitti. Denizin dalgaları çok güçlüydü. Hafif tuzlu kokusu olan rüzgar çocuğun gözlerini kısmış suratına vuruyordu.
Hiçbir şey yapmayıp aynı pişkinlikle yatağa döndü.
*~*
Okul zilinin acıyla inliyen sesi kulaklarımda yankılandı. Artık üst üste üç defa aldığımız matematik dersinin son derside bitmişti. Eh işte kötü günler bitti sırada daha kötü günler var. Aga üç ders matematik üstüne edebiyat koyan o kelinden yansıyan güneşine kör olduğumun müdürü bunu hangi akılla yaptı acaba? Tam ne güzel kendi kendime pinekliyorum at oğuz rodeodaki o boğa benmişim gibi beni salladı. İrkilip arkama döndüm
Aral: Lan çek elini kolunu ne sümsük herifsin hayır bir salmıyorlar ki bu muhteşem zaat iç dünyasıyla yanlız kalsın.
Oğuz : Ulan tır şöforü kılıklı kim seni neylesin?
Aral: Oğlum ben hayata bile vip başladım sen neyin tribindesin?
Oğuz : Hayatın sana yaptığı tek iyilik adın olmuş reis tipine bakınca.
birbirimize bakıp biraz hömküründükten sonra ne istediğini sormak aklıma gelivermişti.
-Ne istiyon böceeem
-Ögle arası basket maçına gelcen demi?
-Eh işte programıma bakmam lazım
- Oğlun bak gelmeyip yok aga kafa dinliycem falan diyceksen hiç deme içini dışını deşerim. bir kere daha kaybedemem.
-Bakın nasılda önemli ve onur duyulası bir insanım. Ah tabi canım gelirim ısrarlarına dayanamam.
Oğuz bir şeyler daha geveleyip arkasını döndü. Öğle arasına kadar kimi zaman ders dinler gibi yapıp kimi zamanda birşeyler karalıyarak uslu uslu oturdu. Öğle arasında oğuzlarla basketbol oynamaya indi. takımlara ayrılıp birkaç rasgele atış yapıp oynamaya başladılar. Aral topu alıp birkaç adım sonra basket atma demesinde bulunup kaan'ın bloku sayesinde atamadı. top üst bahçeye kaçtı hayır biriniz tutsanız olmaz mı yani koşup topu alamaya gitti.
topu almaya gittiğimde muhtemelen benim yaşlarımda olan çocuk topu ayağının altına almış bana bakıyordu.
Aral : lan kardeşim kör müsün? atsana lan topu
uzun boylu çocuk hiç umursamadan kitabını okuyarak içeri girdi
Aral: tüm manyaklar beni buluyor net.
Topu aldığında çalan zilin sesiyle topu çocuklara atıp sınıfa geri döndü. Yani şimdi ders başlamıştı ve Aral ingilizce hocasının ayagına nasıl giydiğini bilmediği o en az 10 santim topuklularla tık tık yürüme sesinden mayışarak uyumaya çalışıyordu. Eh kim sevmezdi ki topuklu ayakkabı tıkırtılarını?
"Aralllll"
Tamam kadının topuklularının sesi güzel olabilirdi ama kendi sesi gerçek bir felaketti.
"Efendim canına yand.. yani canım hocam"
"Aral konuşulan kelimelerin senin için bir önemi olmadığını biliyorum fakat dersi dinlemen benim için çok önemli bu okulda ilk senem biraz anlayışlı olmanı rica ediceğim. Ve sınıf öğretmenin olarak yeni gelicek arkadaşınızı senin yanına oturtma kararı aldım. Umarım kararım seni rahatsız etmemiştir."
NE? birisi yanımamı gelicek ama hazır değilim. Bu uzun süreliği yalnızlığın iyi olmadığının farkındaydı ama istemiyordu işte.
"Tabiki hocam hanımefendi"
Kimse bu kadar nazik ve kibar birini kıramazdı. İstemediği birşey bile olsa selma hocayı incetmezdi kadın daha çok gençti üniversiteyi bitirdikten sonra çok hızlı atanmıştı. Şimdide bu okulda öğretmenlik yapıyordu ve Aral'ın en sevdiği öğretmendi. Hoca memnuniyetle kafasını sallayıp samimi bir şekilde tebessüm etti.
sonra ki dersler boş ve çizimlere geçmişti. artık eve gitmekte özgürdü ama eve gitmek yapma isteği olmadiğı tek şeydi. ayakları geri geri gitmek isterken evin kapından içeri girdi....
YOU ARE READING
Orpheus B×B
RandomAral: Ne yani şimdi ben tanrıyım mı diyorsun? Orpheus: Ne yani şimdi tanrılara inanıyorum mu diyorsun ?
