We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.

PROLOGUE

114 14 8
                                        


Bir zamanlar, zalim mi zalim, kalbi buz gibi olan, sadece kendisini ve ailesini düşünen bir kral vardı. Asla sarayından çıkmaz, sadece gereken emirleri verir, gerisiyle ilgilenmezdi. Kral, ailesiyle gününü gün ederken halkı ise oldukça sefil durumdaydı. Her gün, açlıktan, hastalıklardan yüzlerce insan ölüyordu. Gel gelelim, bu insanlar krallarına adeta tapıyorlardı. Çünkü zalim olduğu kadar yalancı da olan bu kral kiliselerin de desteğiyle halkını ayakta uyutuyordu: kendisi Tanrı tarafından görevlendirilmiş yüce bir insan olduğundan ona hizmet etmek adına çekilen her türlü cefa için şükredilmeliydi, çünkü bunların karşılığını öldüklerinde kat ve kat alacaklardı. Fakat olur da kendisine veya ailesine karşı tek söz edilirse, o kişiler cehennemde onları bekleyen ateşten korkmalılardı.

Kral ve yandaşlarının bu yalanlarını herkes yutmuyordu tabi ki; hatta inanmayan çok fazla insan vardı, ama elden ne gelirdi ki? Neticede o kraldı; sandıklarca altını, emrinde binlerce silahlı askeri vardı, kendileriyse onlara acıyan soyluların yardımlarıyla yaşamaya çalışan zavallılardı. Hepsi bir anda ayaklansalar bile onlara gücü yetmezdi ki bunu Fransa'daki ihtilal zamanlarında cesaretlenip büyük umutlarla yaptıkları girişimde deneyimlemişlerdi. Ayaklanmaların öncülerine yapılan işkenceler şimdi sadece geceleri anlatılan tüyler ürpertici hikayeler olarak kalsa da gerçekti ve kralın aynı şeyleri yine uygulamaktan çekinmeyeceğini herkes çok iyi biliyordu.

Bu yüzden, kimse payına düşene ses çıkarmayıp , görevini yapıyor ülkece huzurlu(!) bir hayat sürüyorlardı.  Ama her şey gibi, kralın bu mutlu yaşamının da bir sonu vardı...

***

Anthony Edward Stark, 13 yaşındayken babasına karşı gelip, en büyük tutkusunun peşinden koşmak için, daha sonra geri dönmek üzere, ülkeden kaçmaya karar vermişti. En büyük tutkusu ise: müzikti. (ve gerçekten çok yetenekliydi - henüz 9 yaşlarındayken onlarca bestelenmiş parçası vardı.) Kaçtığında henüz küçük bir çocuk olarak bir başına olduğundan çok zorluklar yaşamış olsa da asla umudunu yitirmemişti çünkü ona bahşedilen yeteneğin boşa olmadığını, onu kullanmasına elbet fırsat tanınacağını biliyordu.  Nitekim öyle de oldu, zaten zekasının ve hünerlerinin fark edilmemesi işten bile değildi. Kısa zamanda gencecik yaşına rağmen bütün Dünya onu dönemin en iyi müzisyenlerinden biri olarak kabul eder hale geldi. Onlarca ülkeden davetler alıyordu, hükümdarlar onu saraylarında ağırlamak için yarışıyorlardı. Kısacası mükemmel bir hayatı vardı, hayallerine ulaşmıştı. Ama, hayır. Henüz hepsine ulaşamamıştı.

Anthony ülkesini bıraktığında oradaki vaziyetin pekâlâ farkındaydı. Kendini bildi bileli oradaki insanlara yardım etme isteğiyle yanıp tutuşuyordu. Ama ne zaman bunu gerçekleştirse babası bir şekilde bunu anlıyor sonra da onu vazgeçirmek ciddi cezalar veriyordu. Onlar hak ettiği kadarını zaten alıyor, Anthony. Tanrı'nın işine karışılmaz, derdi babası. Anthony ise babasının körü körüne bağlandığı bu saraydan çıkma laflara içinden gülüyordu.( Biliyordu ki bunu dışından yaparsa cezası katlanırdı.) Cezasını çektikten sonra da yine aynı şeylere devam ediyordu. Artık oğlunu öldüresiye dövse bile yola getiremeyeceğini anlayan babası sonunda yapması gerekeni bulmuştu. Onun bütün müzik aletlerini kırıp atmış, kağıtlarını ise yakmıştı. Bundan sonra kilise korosunu dinlemek dahi yasaktı. Müzikle alakalı her şey yasaktı. Bu Anthony için bardağı taşıran damla olmuştu. O müziği olmadan bir hiçti çünkü. Demek ki artık yıllarca kafasında planladığı şeyleri gerçekleştirme zamanı gelmişti.

13. yaş gününden bir gün sonra her şeyini arkada bırakıp en yakın arkadaşı Rhodey'nin sınırda görev yapan babasının yardımıyla (onları ikna etmek için az dil dökmemişti.) ülkeden kaçtı. Bunu yaparken kendine, bir gün insanlara yardım edecek güce sahip olduğunda geri dönüp halkını kurtaracağına dair söz vermişti.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: May 28, 2020 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

Dance of Death | Stony AUStories to obsess over. Discover now