Genç Kız sıradan bir handa bir masanın üzerindeki yemekleri yerken bir yandan da etrafına kulak kabartıyordu. Bundan birkaç hafta önce bulaşılmaması gereken birine bulaştığı için askerler peşine takılmıştı ve hala da kurtulmuş sayılmazdı bu yüzden sürekli kaçmaya hazır bir şekilde bekliyordu.
"Duyduğuma göre Veliaht Prens hastalanmış diyorlar."
"Evet, evet. Hatta hiçbir doktorun tedavi edemediği söyleniyor."
"Kraliçe her yere haber salmış eğer biri oğlumu iyileştirirse onu gümüşlere boğacağım diye."
"Ne yazık! Henüz çok gençti bu genç yaşında ölüp gidecek."
"Sessiz olsana biri duyarsa kellen gider!"
Genç Kız kaşlarını havaya kaldırdı demek o ünlü Veliaht Prens hastalanmıştı. Sessizce iç çekerek daha büyük bir hızla yemeğini yemeye başlamıştı ki hanın hemen karşısından gelen askerleri gördü. Cebindeki keseden hemen para çıkartarak masaya bıraktıktan sonra hızla ayağa kalktı ve sanki hiçbir şey yokmuş gibi sessiz bir tavırla çıkışa yürümeye başladı. Bir yandan da kafasındaki hasır şapkayı biraz daha çekiştiriyordu. Askerler yüzünü görürse yakalanması oldukça yüksek bir ihtimaldi.
Tahmin ettiği gibi askerlerden sessizce kurtulduğunda rahatlıkla bir nefes çekti. Ruhsal güçleri olan bir şaman olması çoğu zaman onu zor duruma düşürüyordu ama yapabileceği bir şey yoktu. O böyle doğmuştu ve böyle ölecekti.
Genç kız her ne kadar askerlerden kurtulmuş olsa da adımlarını daha da hızlandırdı ve yüzünün görünmediğinden emin olmaya çalıştı. O genelde insanlara yardım eder ve sıkıntılarını yok ederdi ama bundan yaklaşık iki hafta önce bir soylu kendisini zorla alı koymuş ve onun güçlerinden faydalanmaya çalışmıştı. Tabii ki de kız kendini korumaya çalışmış ve kaçmıştı ama o lanet olası adam peşine Kraliyet Askerlerini takmıştı.
Hatırladığı olaya karşı genç kız yüzünü buruşturarak derin bir nefes aldı. O adam yüzünden saklanarak yaşamak zorundaydı ve bu onun canını sıkıyordu.
***
"Oğlumu iyileştirmek için ne yapılması gerekiyorsa yapmak zorundasınız!"
Kraliçe öfkeli bir ses tonuyla karşısındaki soylulara bağırırken aralarından biri hızla öne çıktı.
"Kraliçem bir çözümüm var."
Kraliçe kalbinde yeşeren umutla oturduğu yerde kıpırdandı.
"Nasıl bir çözüm bu?"
Öne çıkan sıska soylu sinsi ve kısık bir ses tonuyla konuşmaya başladı.
"Yaşadığım yerin yakınlarında bir kız çocuğu vardı. Hastalıkları tedavi eder, insanların sıkıntılarını giderirdi. Kendisinin ruhsal güçlere sahip olduğu söyleniyordu. Bir gün onu elime geçirmeyi başardım. Gerçekten dedikleri gibi ruhsal güçleri vardı ve her hastalığı iyileştirebiliyordu. Fakat elimden kaçırdım. Eğer onu tekrar yakalamayı başarırsak Veliaht Prensi iyileştirebiliriz."
Kraliçe kaşlarını çatarak karşısındaki adama baktı.
"Kraliyet Şamanının iyileştiremeyeceği bir şeyi iyileştirebileceğini mi söylüyorsun?"
Soylu adam sertçe yutkundu.
"Evet Majesteleri."
Kraliçe birkaç saniyeliğine gözlerini yumarak düşündü. Nereden bakarsa baksın başka bir seçeneği yoktu.
"O kız çocuğunu bulun."
***
Genç kız çalan kapının sesiyle uyandığında şaşkınca etrafına bakındı. Kaldığı yerin sahibine rahatsız edilmek istemediğini söylemişti.
YOU ARE READING
ŞAMAN
Historical FictionVeliaht Prensi koruyup, hainleri yakalatana kadar sarayda kalmak zorunda olan bir şaman ve sorumluluklarını yerine getirip iyi bir kral olmak için hazırlanan Veliaht Prens. İkilinin yolları bir gün kesişirse ne olur? @MermaidİnTears 24.05.2020
