"Kır Papatyası" 🕊️

7.8K 230 78
                                        

Arkadaşlar yeni başlayanlar için söylüyorum, bölüm medyalarında mucizevi uğur böceği ve kara kedi gifleri görüceksiniz. Hayranıyım yani napim:( Umarım saygılı olur ve hoşgörü ile karşılarsınız<3

Evet arkadaşlar bu hikayeyi silmicem ve güzel şeyler yapıcam. Arada çekilişle olucak beklemede kalınkee<3

Oruç tutuyor musunuz?



"Düşmedi mi hala cemre başına,
Geçmedim mi yağmurun ıslak kokusu
Var mısın bu yolda yanı başımda
Yaşla ruhunu bana kır papatyası..."

Şarkı sözümü yazıp defterimi kapattım. Şarkı sözü bulup yazmak gerçekten çok eğlenceli. Neden bilmiyorum ama bu benim içimi rahatlatıyor. Derdimi alıp o şarkı sözlerine taşıyormuş gibi hissediyorum.

Defterimi özel kutuma koyup kapatıp kilitledikten sonra yatağa uzandım. Son 6 ayda olanları düşünmeye başladım. Sahi hayatımda bu kadar çok olay yaşadığımı hatırlamıyorum. Gerçekten çok yorulmuştum ve kaçmak en mantıklı şey gibi gelmişti o an. Yanımda hiçbir arkadaşım yoktu. Ben istememiştim.

Sevgilim oldu, çok sevdim, yeni arkadaşlarım oldu, sevildim veya sevildiğimi zannettim, aldatıldım, sinir krizleri geçirdim, kendime zarar verdim, uyumadım, psikolojik tedavi gördüm, kalbim paramparça oldu ve en korkuncu ise oynatıldım.

Ben gerçekten çok sevmiştim. Böyle olacağını bilmiyordum. Güvenmiştim, her şey çok güzel olucak demiştim, oldu mu? Hayır...

Düşüncelere dalmışken telefonum çalmaya başladı. Ekrana baktığımda çocukluk arkadaşım olan Yiğitin aradığını gördüm.

Y: Kanka iyi misin? Neden açmıyorsun telefonları? Bir şey mi yaptın kendine lan!

D: Kanka iyiyim sakin ol. Hayır bir şey yapmadım kendime. Kafa dinlemek istedim sadece.

Y: Çok korktum lan salak! Bizi bırakma tamam mı?

D: Tamam kanka asla bırakmam

Y: Tamam kanka hadi görüşürüz

D: Allah'a emanet olun

Kapatıp ayağa kalktım. Bilgisayardan İstanbul bileti alıp bilgisayarı kapattım. Bavul çıkarıp eşyalarımı ve değer verdiğim her şeyi bavullara koyarak havaalanına doğru yol aldım. Artık ait olduğum yere gitme vaktim gelmişti. Gidip yüzleşecektim her şeyle...

Havaalanına geldiğimde gerekli işlemleri yapıp uçağa yerleştim. Gidip her şeyle erkek adam gibi yüzleşecektim. Öyle ya da böyle. Onu göreceksem görecektim, nefret edeceksem edecektim veya her neyse işte!

Yaklaşık 30 dakika sonra iniş yaptım. Hemen taksiye atlayıp Yiğitlere doğru yol almaya başladım. Telefonumu çıkartıp instagrama girdim. Taksideyken stroy çekip anket yaptım. "Sizce şuan neredeyim? İstanbul - Bursa?" diyip attım hikayeme.

Yaklaşık 20 dakika sonra eve vardım. Kapıyı kendi anahtarım ile açıp asansöre bindim. Yiğitin katında durup indim. Zile bastım. Açılmayınca 2. Defa Bastım ve ardından "Bir dakikaaa" sesi geldi. Yiğit olduğunu anlamıştım. Birkaç saniye sonra açtı ve bana bakmadan içeri girdi.

"Mehmet kanka açsan mutfakta sarma ve pilav var yersin, uykun varsa zıbar uyu ya da direkt içeri gir amına koyim." bu haline katıla katıla güldüm. Bir-iki dakika ses gelmeyince şoka girdiğini anladım ve içeri girdim. Yiğit bana şaşkın gözlerle bakarken koşa koşa sarıldım. Gerçekten çok özlemiştim. Şokunu atlatır atlatmaz o da bana sarıldı.

Yaklaşık 2 dakikadır sarılı bir şekilde salonun ortasında duruyorduk. "Hoşgeldin kardeşim! Seni çok çok özlemişim!!!" ah be Yiğidim. Bende çok özledim seni. "Bende kardeşim çok özlemişim seni! Ee diğerleri nerde?" yüzü düşmüştü. "Gel otur anlatıcam."

"Sen gidince Buse çok ağladı. 'Benim minik oluşum gitti' diye her gün sayıkladı. Samet, Rüzgar ve Burakta çok üzüldü. Ayrı eve çıktılar. 'Biz onun anıları olan evde kalırsak mahvoluruz' dediler. Cemreler desen çok kötü. Cemre her gün arayıp bana seni sordu. O hala seni seviyor ama yaptığı şeyden çok üzgün kanka. Bir şans-" konuşacakken sözünü kestim." Asla kanka! Evet devam et" duymak istememem gayet normal bence!

Y: İşte kanka böyle. Buse ve Eda kafa dağıtmak için çarşıda. Mehmet ve Baran da markete gittiler. Didem ve Berfin de dolaşmaya çıktılar. Yusuf ile Adem ise Yozgattalar. Yakınları ile uğraşıyorlar. Böyle işte. Bende ne olur ne olmaz diye evdeyim.

D: Anladım kanka.

Y: Bugün Cemreler yemeğe gelicekti . Senin için sorun olur mu?

D: Hayır kanka olmaz. Ben buraya yüzleşmeye geldim. Yüzleşicem!

Y: Tamam şimdi kızlar gelir. Özlem giderirsiniz. Biz canlı açarız onlar da yemek yapar. Cemreler gelince de yemek yer sohbet ederiz.

D: Tamam kardeşim. Ben bir duşa girsem olur mu?

Y: Tabi gir kardeşim. Burası senin de evin unutma!

Gülümseyerek banyoya girdim. Ilık bir banyodan sonra kıyafetlerimi giyip ıslak saçla çıktım. Fotoğraf çekip altına "Islak saçlı bir Deniz" yazıp hikayeme attım. Görüntüleyenlere baktığımda juanların hepsi görmüştü. Büyük ihtimal Cemre de görmüştür.

"Berkejuan'dan bir mesaj."

Bakmak istemiyorum ama çok merak ettiğim için bakıcam

Berkejuan: Deniz kanka geldin mi?

Cellatiniz: Evet Sayın kankanız Özgür Deniz Cellat, İstanbul sınırlarında! Kqğdmapsmaşsöaldka

Berkejuan: Bakıyorum da neşemiz yerinde? Ne bu neşe yiğidim pağsşwğslwüskaşs

Cellatiniz: Mutluyum çünkü sevdiklerim yanımda<3

Berkejuan: Bizde bugün size yemeğe geliyorduk. İstemezsin de şimdi bizi! Leüfösğsşwisöald

Cellatiniz: Niye istemiyim kanka? Sizi de çok özledim gelin de sarılalım! Mqsmaşasndlsmaa

Berkejuan: Tamam kanka sırf senin için gelicem söz<3

Cellatiniz: Tamam kuşum hadi bblwsöaaöağfnslsla

Berkejuan: KWĞSMAĞSÖAĞSMSLDLS

-görüldü-

Azıcık kıymet bilin be! Güzel dizi yazıyorum amk<3

Papatya'mWhere stories live. Discover now