umarım beğenirsiniz ^-^
Hiç var olmadığınızı düşündünüz mü ? Kimsenin sizi sormadığı sizin varlığınızdan bile haberi olmayan bir takım insanların evinde hayatla mücadeleniz oldu mu ? Benim oldu her gün yeni bir umut vaat ederek başlıyorum ama her seferinde hüsranla sonuçlanan bir son beni acımasızca kendine doğru çekiyor ve ben sadece izliyorum. Sonuma doğru yavaş yavaş çekildiğimi hissediyorum.
Bütün bunlar 2 yıl önce annem ile babamı kaybetmemle başladı. Babamın kin ve öfke dolu düşmanları onları öldürmüştü tabi benim duyduğum kadarıyla öyleydi.
Suçlular elini kolunu sallayarak hayatlarına devam ediyorlardı ve ben sadece izlemek zorunda bırakılmıştım. Elim kolum bağlı hüzün ve çaresizlikle akan göz yaşlarımla beraber.
Olay günü amcam herşeyi anlatmıştı. Onların düşmanları tarafından öldürüldüğünü söylemişti ve benim intikam almam gerektiğini. Bana bir video kaydı izletmişti. Video ormanda kaydedilmişti her yer karanlıktı ve çoğunlukla sesler dışında bir şey yoktu karanlık ortamda silüet halinde toplam 6 kişi vardı gördüğüm kadarıyla. Annemin acı dolu çığlıkları asla aklımdan çıkmadı. Tabi polisler cesetleri bulamamışlardı amcam da bu video kaydını göstermemişti bile.
2 yılda anca kendimi hazır hissetmiştim ve şimdi ise intikam vakti gelmişti. Amcam planını çoktan hazırlamıştı zaten o benim 2.babam gibiydi babam öldükten sonra her zaman maddi ve manevi açıdan desteğini eksik etmemişti.
Öte yandan intikamım çok kötü olacaktı zorluk yaşayabilirdim bu normaldi en azından ben öyle düşüyordum.
***
Sabah olmuştu yavaş yavaş gözlerimi aralayıp bilincimin tam yerine gelmesini bekledim güneşin sıcak ve kuvvetli ışıkları odadan içeriye yayılmış ellerimle gizlediğim yeşil gözleri hedef almıştı yavaşça doğrulup saate baktım 10.30 tam zamanıydı herşey mükemmel olmalıydı.
Kahvaltı yaptıktan sonra hızlıca üstümü değiştirdim üzerime eski kıyafetler giymeliydim şüphe çekmek istediğim son şeydi.
Taksiye binip yavaş yavaş intikamımın kucağına doğru ilerlemeye başladım taksiden inip parayı verdikten sonra kocaman villaya bakakaldım. Özenle süslenmiş bahçesinin içi sıralı güllerle örtünmüştü geriye kalan duvar kenarları çam ağaçları dizilmiş, orman havası vermişti bu kadar güzel bir yerin hiç hak etmeyen birinde olması yumruğumu sıkmaya neden olmuştu sakinleşip yavaşça eve doğru yürümeye başladım.
Villanın dış kısmı oldukça güzel bir biçimde siyahtı. Kapıyı birkaç kez tıklattıktan sonra hizmetçi olduğunu düşündüğüm, mutfak önlüğü takan bir erkek açtı. Ona ev sahibi Kasım bey ile görüşmek istediğimi söyledim oda burada beklememi söyleyip birkaç dakika sonra beni içeri davet etti.
İçerisi oldukça güzel dizayn edilmişti kanepelerin etrafına hoş sade bir masa ve üzerinde de çini işlemeli antika bir vazo ve yine merdiven altına oldukça güzel işlenmiş bir akvaryum ve tam bitişiğinde kitaplarla dolu bir kocaman kitaplık vardı. Evin sol tarafı ise mutfak ve hemen bitişiğinde arka bahçeye açılan kocaman sürmeli kapı vardı.
Tekli koltukta oturan Kasım'a doğru yürümeye başladım. Onu gördükten sonra sinirden damarlarım belirginleşmeye başlamıştı bile bana yüzünde masum bir gülümsemeyle bakan bu herif için türlü türlü senaryolar kurdum kafamda ama sakin olmam gerektiğinin farkındaydım derin bir nefes aldım ve tam karşısına geçip iki elimi önümde birleştirdim bana;
"buraya neden geldin delikanlı"
dedi önceden aklımda olan tüm diyalogları söylemeye başladım
"iş arıyorum bir hizmetçi arıyormuşsunuz bu işe çok ihtiyacım var "
Adımı sorduğunda ise hüzünlü bakış ve titreyen ses tonumla "savaş" dedim. Bana birkaç daha soru sordu bende hepsini cevapladım anne ve babamın bile ismini sorduğunda gerçek isimlerini söylemeyip onların öldüğünü söyledim sesimi kederli bir şekilde çıkararak.
Bu iş benimdi yüzünden belliydi bana yarın gelmemi söyledi teşekkür edip evden ayrıldım ecelini evine aldığının farkında değildi sadece sabretmem gerekiyordu evime doğru yürümeye başladım. Yarını sabırsızlıkla bekliyordum isteğime ulaşmaya az kalmıştı.
Hemen eve gidip duş aldım ve yemek yiyip uyumaya hazırlandım. Sonunda intikamımı almam için elime gerçekten bir fırsat geçmişti ve ben bunu kullanmasını iyi biliyordum.
Uykumun geldiğini anlayarak yorganı üzerime örtüm ve uykunun kollarına doğru son sürat ilerlemeye başladım.
***
Annemi ile babamı görüyordum. 12 yaşındaydım,doğum günümdü. Annemin sevgi dolu ve babamın tebessümlü yüzleri ile doğum günümü kutluyorduk arkadaşlarım bile vardı şimdi nerde olduklarını bilmediğim arkadaşlarım. Herkes heyecanla mumları söndürmemi bekliyordu asla gerçekleşmeyecek olan dileğimi dileyip gözlerimi yumdum. Mumları ağız dolusu hava ile söndürmemle beraber birden ışıklar kapandı korku dolu gözlerle etrafa bakarken arkadaşlarımın hepsinin kapıdan çıktığını gördüm ağlayarak onlara durmalarını söylüyordum fakat gitmeye devam ediyorlardı anne ve babama döndüm onlar ise yavaş yavaş toz parçacıklarına dönüşüyorlardı. annemin dağılan sevgi dolu yüzünü görmek hıçkırmama sebep oldu.
Yüzüme vuran ay ışığı eşliğinde etrafıma baktım yalnız ve bir o kadar karanlık odada tek başımaydım hüngür hüngür ağlıyor ve bir şeyler olmasını istiyordum ama olmuyordu ve birden aklıma dilediğim dilek gelmişti. 'Hayatım boyunca hiçbir zaman yalnız kalmak zorunda kalmıyım' ne yapacağımı bilmiyordum.
Yataktan doğrulup elimi yüzümü yıkmaya gittim. Soğuk su terli vücudumla temas edince birden irkildim. Aynadaki görüntüme baktığımda harap olduğumun bir kez daha farkına vardım bu eski ben değildim çok değişmiştim eski benden eser yoktu.
Bu düşünceler beynimi yorarken gözüm saate kaydı saat 3.35 ti henüz çok erkendi hemen uyumam gerekiyordu. Yavaşça yatağıma uzanıp uyumaya çalıştım ama bir türlü başaramadım düşünceler uyumama izin vermiyordu ne kadar zorlasam da uyuyamıyordum yeniden yatağımdan çıkıp balkona doğru yürüdüm etrafıma baktım soğuk rüzgar bedenimi titretirken kendimi çok rahatsız hissettim.
Uykumun tekrar geleceği yoktu bu yüzden televizyon izlemeye karar verdim TV kanalları arasında gezinirken sıradan sıkıcı şeylerdi bir türlü güzel bir kanal bulamadım sonunda bir belgesel kanalı buldum izleyeceğim bir şey olması beni sevindirmişti. Çitanın son sürat antilop sürüsüne doğru koşuşunu izlemek bana keyif verirdi hep. Çita nihayet avını yakalayıp onu öldürmeye çalışını izledim.
Bir yırtıcının sırf avının fazla acı çekmemesi için onu hemen öldürmeye çalıştığını izlerken şaşkınlık içerisinde bu mucizevi hayvanları izlemiş ve hep büyülenmişimdir aslında antiloplar sadece hep beraber ona saldırsalar onu alt edebilirlerdi ama olmuyordu doğanın dengesi böyleydi belki de karışık düşüncelerime yenisini eklediğim sırada uykumun geldiğini hissettim.
Yatağıma geçip hemen uykunun sıcak kollarına attım kendimi.
--
İlk bölüm böyleydi biraz sıradan olabilir ama aklımda çok güzel şeyler var ^-^
Oy vermeyi unutmayın <3
KAMU SEDANG MEMBACA
TESADÜF bxb
Fiksi UmumO karşıma çıkan en güzel tesadüf oldu. BxB kitap homofobikler uzak durun.
