Bazı hikayelerde üzülen,kırılan birçok ezilen insanlar vardır. Bunlar herzaman ezildikleri için kadroya giremezler. Neyse biz bizim kadroya geri dönelim. Günlerden cumaydı ve bugünkü derslerden bizim kızımızın en sevdiği ders vardı, beden eğitimi. 9.sınıf konularından nefret edip "bir an önce 11.sınıfa geçeyim" söyleniyordu. Okula doğru yürüyordu bir taraftan kulaklıkla müzik dinliyordu. Dalgalı saçları rüzgârla birlikte dalgalanıyordu. Yeni ayakabılarını kirletmemek için adeta bir balerin gibi su birikintilerin üzerinden atlıyordu. Okula ulaşmıştı ve kapıda her zamanki gibi müdür yardımcısı forma kontrolü yapıyordu. "Allah kahretsin! Gene mi kontrol ya bu nedir? Neyse birisinden şu aptal kolejin ceketini alayım" diyerek arkasına dönüp koşmaya başladı ceza almamak için. Ardından" Beyza! Koşma gördüm gel buraya." diyerek müdür yardımcısı Halit bey gülerek yanındaki hocaya büyük ihtimalle bizim kız ile alakalı bir şeyler diyordu. "Hocam nolur ilk dersim önemli izin verinde dersime gireyim." diyerek duygu sömrüsü yaptı. "Valla beyzacığım ben seni uyarmıştım bak havada soğuk sen siyah tişört,siyah gömlek, siyah pantolon! Okul ile ilgili hiçbirşey yok üzerinde." dedikten sonra kapıdaki bir öğrenciye doğru gitti bu oğuzdu. Beyza'nın gözleri ışıldayıverdi. Oğuzla göz göze geldiler. Beyza öfleyerek başladı beklemeye aynı zamanda gözü oğuz un üstündeydi. Oda serbest gelmiş Halit hoca azarlıyordu onu. "Günaydın Beyza. Nasılsın bugün?" utanmış bir edayla güneş yüzüne vuruyordu. Havanın güneşli olmasına rağmen hala soğuktu. "Sana da günaydın. İyi gibiyim şu Halit hoca sayesinde" diyerek ikiside beraber güldüler. 5 dakika sonra ders zili çaldı . "Öfff ilk iki ders bide biyoloji. Yasemin hoca bizi geberticek!" söylendi durdu beyza. "Boşver kurtulduk bence. Kadının sesine tahammül edemiyorum! Aynı şuanki hava gibi sıcak samimi görünüyor fakat özünde buz gibi soğuk." dedi kafasını yana çevirdi ve bir de ne görsün Yasemin hoca! Büyük ihtimalle geç kalmış ve ruj sürmeye çalışıyordu. "Biz şimdi bittik." açık kalıp bakınmaya devam etti. "Günaydın Halit bey. Ay geç kalmışım ya öğrenciler kıyameti koparıyorlardır kim bilir?" diyerek yüzünde korkmuş bir ifade vardı. "Hiiii biz bittik gördü bizi. Yaklaşıyor yaklaşıyor." Oğuzun kulağına fısıldıyordu. "Çocuklar neden sınıfta değilsiniz? Hadi girin sınıfa zaten geç kaldım!" diyerek Beyza ve Oğuz bir tane daha azar işitiler. "Ee hocam biz serbest..." Yasemin hoca araya girerek "Tamam sus! Anladık ben size demedim mi? Ne olursa olsun bir dahaki hafta herkes derse gelicek ve bitirmemiz konu var diye!" Oğuzun lafını ağıza tıkadı resmen. Beyza gülmemek için kendini zor tutuyordu. Oğuz içinden "Allah belanı vermesin be kadın bi sus!" iç konuşması hala öğretmene sövüyordu. Cezayı 45 dakika boyunca dışarda bekleyip donmadıklarına şükrediyorlardı. Ve sonunda 9/B sınıfına gelip çatmışlardı. Sınıftaki herkes elindeki test ile uğraşıyordu. İnanamıyorum Yasemin hoca teneffüste bile öğrencilerine işkence ediyordu. Neyse son iki derse gelmiştik Beyza'nın en sevdiği derse. Beyza'nın ruhu kız gibi değilde erkek gibiydi. Beden eğitimi hocası geldi Beyza'nın kanka gibi olduğu en sevdiği hocası. "Beyler buraya gelin spor salonuna iniyoruz. Beyza sende bir beyfendisin senin içinde geçerli!" sırıtarak spor salonunun yolunu tuttular hep birlikte. Spor salonuna geldikleri zaman "Semih hocam! Hoca niye diyomki sana neyse ben Furkan,Tuna ile takım olucam. Diğerleri itiraz istemiyorum özellikle sen Oğuz!" dedi Beyza imalı bakışlarla."Ne ben şimdi Burak ve Farukla mı takım olucam? Tamam yani neden itiraz edeyimki kardeşlerim lan benim bunlar!" diyerek sitem etti Oğuz. "Tamam hadi başlayalım sizi gömelimde görün siz!" dedi Burak anlamsız yükselme ile. Maç sonucu 4-3 bitmişti, yenen takım Beyza'nın takımıydı. Çıkış zili çalmıştı herkes telefonlarını alıp gidiyorlardı. Ancak aniden baş dönme oldu Beyza da ve ardından yere kan damladığını gördü. Semih hoca bunu görüp "Beyza iyi misin? Kahretsin burnun kanıyor! Gel lavaboya gidelim çok kötü." korkar gibi hali vardı. "Hayır ben iyiyim genelde olur ilk kez olmuyor. Doktora gittim bir tür geçici mevsimsel hastalık. Sorun yok merak etme." okuldan çıkıp eve doğru yürüdü. Eve gider gitmez kendini banyo da buldu yine kanıyordu ve bu sefer daha çok. "Beyza ilaçlarını almadın mı sen? Neden kuzum unutun mu gene? Gel uzan durur belki kafanı yukarıya fazla dikme." dedi annesi. Annesi Beyzayı çok sever tek kızı olduğu için, aslında ondan sakladığı bir sürü şey var. Onlardan biride Beyza'nın mevsimsel hastalığı olmadığı henüz doktorların tespit edemediği bir hastalıktı. "Anne ben yarın okuldan Ceyda ile buluşacam etüt yapıcağız. Hem yarın cumartesi havada güzel bak martta geldi bahar geliyor." dedi. "Tamam fazla geç kalma ne zaman? Saat kaçta?" dedi annesi meraklı bakışlarıyla. "Saat 10 buçuk 11 gibi. Neyse ben yatarım birazdan kitap okuyucağım." derken anneside çıktı odasından. Beyza ağlamaya başladı. Hıçkırarak "Ben nasıl yaptım bunu kahretsin! Kendimi hiç affetmeyeceğim. Bak hayat benim için devam ediyor ama sen..." ağlamaya devam eder ve 2 sene önce teslimat karşılığında kaybettiği arkadaşının resmine bakar. O anlar dün gibi aklındaydı Beyza'nın. Aslında arkadaşı teslimat yapıp hemen ordan kaçıcaklardı lakin arkalarından çete üyesi ateş açtı ve Selin yere yıkıldı. Beyzaya da tam isabet edecekken gözden koşarak kayboldu. "İntikamını alıcam yakında buldum onların izlerini. Sen rahat uyu Selinim" yatağına uzanıp uyudu. Baş ucunun en üstteki çekmece açık kalmıştı. Çekmecenin içinde Selinin fotoğrafı,silah,mermiler ve bir de çok keskin bir bıçak vardı. Muhtemelen Selinin katillerini bulmak için Ceyda ile buluşma bahanesiyle evden çıkıcaktı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ay Işığında
Mystery / ThrillerBir kızın aşk hikayesi değil, bir suç hikayesi. İşlediği suçlar yüzünden başına gelen bir çok olay. Bu kızımız için arkadaşları çok önemli ve bu kızımızın ismini söylemeyi unutacaktım az daha BEYZA. Melek yüzlü suç şeytanı... Arkadaşının intikamını...
