Kimse doğuştan kötü değildi. Bende değildim.
Sokaklar kiminin evi olurdu kiminin cehennemi. Sokaklar bana ev değil cehennem oldu.
Sokaklar beni istemedi !
Arkasına bile bakmadan çekip giderken bağırdım.
"O zaman kurtar beni bu Tutsaktan"
Kafasını...
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
Kimsesiz olmak bizim en büyük günahımızdı. Hatalı yada hatasız ne fark eder ki, bizim gibiler suçluydu. Çünkü en büyük hatayı biz yapmıştık. Suçluyduk çünkü biz kimsesiz doğmuştuk.
Bu günahın bedelini hepimiz ödüyorduk.
Çatlak ve pürüzlü çıkan sesimle "Ölmek için bana yalvaracaksın" diye bağırdım. Ela gözlerini kısarak bana baktı. Bakışlarında kibir vardı. Belki de bana acıyordu.
Omuzlarımıdikleştirip elimdeki silahı daha sıkı kavradığımda arsız bir şekilde gülmeye başladım. Öyle bir hale gelmiştim ki artık ben bile kendimi kontrol edemiyorum.
Dudaklarını alaycı bir şekilde kıvırarak titreyen ellerime baktı. Ellerim titriyordu. Buna rağmen onun kafasına dayadığım namluyu geri çekmiyordum. Bir yandan delicesine gülerken bir yandan korkudan titriyorum. Peki ben neyden korkuyorum? Bu soruyu ilk defa düşündüğümde yüzümdeki gülüş yavaşca soldu.
"Unutma Hazan senin tek ailen benim. Senin benden başka kimsen yok. Ben yoksam sende yoksun ."
Onun sesi benim çatlak ve pürüzlü sesimin yanında kusursuz ve net çıkıyor. Lanet olsun ama haklı. Ben Hazan, kimsenin istemediği, sokakların bile kabul etmediği Hazan.
Ellerini kaldırıp silah tutan elimi tuttuğunda dudaklarımı birbirine bastırdım. Baş parmağı ile silah tutan elimi usulca okşadı.
"Birinci kural"dediğinde sesi kararlı çıkmıştı. Bazen onun gibi olmak istiyorum. Zeki , güçlü, kararlı , sabırlı ,ama sonra bu düşünceyi hemenzihnimden def ediyorum. Onun gibi olursam bir canavara dönüşürüm biliyorum. Çünkü ben onun aksine sevdiklerim söz konusu olduğunda sınır tanımıyorum . Bana ne yaparsa yapsın namluya basmıyor olmam bunun en büyük kanıtı değilmi zaten.
Acı içinde gülerek kafamı iki yanıma salladım. "Hayır"
Benim birşey söylememe izin vermeden "Yaşamak istiyorsan öldür" diye bağırdı. Bu kuralı zaten biliyordum.
Silah büyük bir gürültüyle patladığında gözlerimi acı içinde kapattım. Omzundan başlayan keskin acı bileklerime kadar ilerliyordu. Elimdeki silah yere düşerken boş zeminde tok bir ses çıkarttı.
"Senin tek ailen benim Hazan. Seni büyüttüğüm gibi sadece ben yıkabilirim."
Evet yıkılmıştım ve bunu bana o yapmıştı. Kendi elleriyle beni bu uçurumdan atmıştı. Ve tekrardan o uçurumdan kendisi kurtarmıştı. Artık ellerim değil tüm bedenim titriyordu. Ve ben anladım ki benim aslında hiç ailem olmamıştı. Ben hiçbir zaman aileyi hak etmemiştim.
"Kim efendi kim köle Hazan "
Dişlerimi birbirine bastırıp gözlerimi daha sıkı kapattım. Kolumdan sertçe çekip beni yere oturttuğundadizlerimin üzerine düştüm. Uzun parmaklarıyla çenemi hafifçe tutup kaldırdı.
" Ne olursa olsun hayat adını verdiğimiz oyuna sende dahil oldun. Ve şunu unutma ki ,ben istemedikçe bu oyundan asla çıkamazsın"
Hepimiz tutsak mıyız
Evet içimizdeki tutsak ruhları kurtarma zamanı canlarım. Gerçekten sizler gibi bende çok heyecanlıyım. Lütfen bize bir şans verin.