Bölüm 1

9 0 0
                                        

"Marifet buluttaydı fakat,herkes yağmura şiir yazdı. "
Cahit zarifoğlu

Adım yağmur 19 yaşındayım .Beni bulduklarında yagmur yağıyormus yetimhane anneleri koymuş adımı. neyse ... pencere tarafına koydugum yeşil koltuğumda oturmuş Trabzonun manzarasına bakıyordum şuan en sevdiğim şeyi yapıyordum yağmuru izliyordum yere çarpan damlalar bana huzur veriyordu .Hani derler ya 'bazı insanlar yağmurda ıslanır bazıları ise hisseder.'ben hissedenlerdim sanırım.Buraya universite sınavını kazanarak geldim hayalim olan yere Karadeniz'e 2 ay önce geldim küçük bi kitapçıda iş buldum hatta cok tatlı Ihsan Amcayla tanıştım.Bana evi o ayarladı çok küçük ve şirin bi evdi her ay kirasını ödeyerek tabiki. Kendime çay koyup oturdum tekrar yerime karanfil kokusu ve ıslak toprak kokusu birleşimi çok huzurlu hissettiriyordu insana .Ben çayı çok severdim özellikle karanfilli olanı her sabah Ihsan Amcaya ve kendime karanfilli cay yaparım. Önceden Manisadaydim kendimi hic bir zaman ait hissetmemiştim .
Bu arada bayadır oturuyorum duvardaki eski ahşap saate baktığımda saatin 6 ya geldigini gördüm. Aslında baya bi acıkmıştım gidip kendime sandviç yapıp yedim. Odaya geri döndüm televozyonu açtım biraz hic birşey yoktu .Hep aynı klişeler bilirsiniz. Ayağa kalkıp perdeleri çekecekken siyah arabaya yaslanmış biri doğrudan buraya dönmüş tü bariz erkekti neyse çok evhamlıyim bende diyip odama gidip dus alıcaktım ki mesaj sesi kulaklarımı doldurdu kesin operator yada firsat mesajı deyip dus almaya gittim işimi halledip çıktım. Pamuklu pijamalarımi giydim saçlarımı kurutmadan yattım alarm ayarlamak için teli elime aldım ama gizli numaradan mesaj gelmişti.Buda kim simdi? mesaji açmam la şok oldum bu da ne?
"Pencereni kapa Gül Güzeli üşüyeceksin."
Bir mesaj daha " Benden korkma yağmurum zamanı gelince ogreniceksin her şeyi." Kaçık mı bu hep beni izliyo hemde korkma mı diyo saçmalık.
🌙🌙
Gozlerimi açtım kulaklarıma dolan rahatsız edici alarmi hizlica kapatıp lavaboya gittim. Dün dus alıp direk uyudugum icin sacim kabarmis yanaklarım kızartmıştı siyah pantolon ve siyah tişörtü giyip hırka geçirdim saçlarımı açık bıraktım sırt çantamı alıp çıktım. Araba yoktu orda derin nefes alıp yürüdüm yol cekilmiyordu kulakliklarimi takıp yurumeye başladım kitapçıyı acip raflari temizledim ihsan amca geldi ona cay yapip beni kahvalti etmedim diye azarladi kahvalti yaptırdı dedim ya çok tatli amca .kasada oturmuş cahit zarifoğlu nun siirlerini okuyordum ihsan amca camiye gitmişti kapida ki zil calar çalmaz kapı açılmıştı baya iri deri ceketli ful siyah giymiş bi genc durmus siyah gözlerini elalarima dikmişti buda ne simdi elimi yuzune salladim ruyadan uyanir gibi irkildi sert ve kalın sesi duyuldu kulaklarıma çantamı askidan aldi 'napıyosun ya bırak çantamı!!'diye bağırdım. "Kalk gidiyoruz "dedi hayırdır ya dağ başımı burası eh biraz oyle ne diyom ben ya? " bırak beni ya bırak " kolunu kolum dan çekmeye çalıştım. O da sinirle arabaya itti başımı çarptım ve gözlerim ağır agir kapandı

❤❤

Tu as atteint le dernier chapitre publié.

⏰ Dernière mise à jour : Apr 16, 2020 ⏰

Ajoute l'histoire à ta Bibliothèque et tu seras prévenu des nouveaux chapitres !

Gül Güzeli 🥀Des histoires addictives. Découvre maintenant