Resim: Ece'nin pastanesi
"Anneee ece'ye geçiyorum ordan okula geçicem çıktım ben.." dedim
"Tamam güzelim" annemin sözüyle kapıya yönelmeden önce üzerimi son kez kontrol ettim...
İçim tatmin olduktan sonra, portmantoya koyduğum çantayı alıp çıkmak için yönelmiştimki abimin sesiyle durdum
"Nereye istenmeyen evlat" dedi
"Sinir etmeye hiç çalışma canım yapamazsın, he bide sanki bilmiyorsun gibi konuşma abi, ben çıktım tutma beni" dedim
Onun söylemesine fırsat vermeden evden çıktım merdivenlerden inerken arabamın anahtarını aldım, dış kapıya gelince kapıları açmak için anahtarın düğmesine basıp kapıların açılmasını bekledim kapılar açılınca arabaya yerleştim.. telefonumun kulaklığını takıp ece'yi aradım ve arabayı hareket ettirdim
bir kaç çalıştan sonra telefonunu açtı
"Efendim canım" sanki beni görüyormuş gibi gülümsedim
"Sana uğramadan güne başlamak istemedim güzellik pastanedemisin"
"Tabikide işimizinn başındayız canısı" dedi mutlu bir şekilde
"Tamamdır bir dilim kurabiyeni alırım ozmn"
"Sen gel meyveli pastan bile hazır güzellik"
Küçük bir kahkaha attım "geldim bile" diyerek kulaklığımı çıkarttım...
bukadar kolay gelmemin sebebi dükkan ile evmizin arasında sadece iki sokak vardı. Ece'nin pastanesi yol üstündeydi bu yüzden hiç caddeye çıkmadan sağ tarafa arabamı park ettim, çantamı alıp pastahaneye ilerledim...
Kapıyı açıp poğaça kokusunu içime çektim
"Erkek olsamda seni alıp hayatımı yaşasam beee" diye bağırdım, daha kimse olmadığı için bukdar rahattım
Ece sesimi duyup arka taraftan çıktı
"Al beni kendine ayşin" gülüp daha dün beraber değilmişiz gibi sarıldım
"Sana uğramadan okula geçmek istemedim"
"İyi yapmışsın otur kurabiyeni sütünü getireyim birde dedikodu var hemde bomba"
Gözlerimi devirip gösterdiği yere oturdum ahh bu kız hep böyleydi mahallede ne olup biterse sayesinde bilirdim
"Anlat bakalım kim kiminle ayrıldı"
"Ya bu hani Mert ile Mehtap nişanlandıya geçen ay bu şıfrıntı selin ile basmış Mert'i Mehtap, yeminle bu kız ne sürtük be.. neyse asıl bomba Mehtap nişanı atmış Mert'de sen git ben selin'i seviyorum evlenicem de, 2 hafta sonra evleniyorşarmış" hem bana kurabiyem i koyuyor hemde nefes almadan olayı anlatıyordu...
Umursamadım bile herkesin hayatına kimse karılamazdı sonuçta
"Banane benden uzaklar ya umrumda değil, boşver kızım sende"
"Aynen banane zaten, ama annem anlatınca şok oldum, Mert'de ne şerefsiz çıktı"
Gülümsedim banane deyip devam ediyordu "o konuda haklısın canım" diyerek ona hak verdim haklıydı. Bir kadını bu durma düşürmek şerefsizlikti...
Bir elinde süt diğer elinde kurabiye ile oturduğum masaya yaklaştı...
Süt ve kurabiye ikilisine bayılıyordum, hele Ece'nin kurabiyeleri hmm bi harikaydı...
" tat bakalım yeni bir tarif denedim sen beyenirsen bundan yapıcam artık"
Tadına bakmak için ısırık aldım ağzımda tadın dağılmasını bekledim tadı muhteşemdi aslında tüm kurabiyeler muhteşemdi, sanki tadı daha fazla yayılmasına yardımcı olucakmış gibi gözlerimi kapattım ve anın tadını çkkarrttım..
YOU ARE READING
Can feda
General FictionTam çıkacakken kolumu tekrar tuttu "Son kez sorucam" dedi iyice sinirlenmeye başlamıştı Döndüm" sen kim oluyorsun anlamıyorumki, konuşmaya bile tenezzül etmediğin bir kız için bu kadar merak saçma değilmi? Her zaman görmezden geldiğin gibi yokmuşum...
