Tanıtım

262 106 81
                                        



Merhaba sevgili okur;


Bu kitaba başlarken, düşünmeni istediğim bir nokta var. Hatta şöyle başlayayım:


Dünyanın en kalabalık şehirlerini düşün. 


New York mu? 


Paris mi? 


Ya Los Angeles? 


Aslında hiç biri. 


Kalabalık olarak onların sırasına yetişir mi bilmem ama ben İstanbul diyecektim. 


Bizans'a, Roma'ya ve Osmanlı'ya başkentlik yapmış İstanbul'u. 


Kimisinin Konstantinopolis, kiminin ise Konstantiniye dediği şehri. 


Bugünü düşün. 


Bildiğin semtleri getir gözünün önüne, ve sokaklarında dolaş. 


Duvarlarına bak, insanlarını düşün...


Sonra, geleceğe gidelim seninle....


Tam olarak sayılmasa da, aşağı yukarı bir 50 yıl sonrasına.


 Kentsel dönüşüm diye başlayan çalışmanın Gökdelensel çalışma olarak sonlandığı zamanlara. 


Gökyüzüne kadar uzanan binaların kaldırımı olan yeni evsizlere. Tamam bu kısmı biraz yargı olabilir, ama kabul et gökdelenler kimsenin reddedemeyeceği bir gelecek. 


Yani ister isteyelim ister istemeyelim mutlaka olacağını öngörmek çok da uçuk bir tahmin değil. Daha neler değişir bu şehirde dersin? 


Örneğin; görecek bir gökyüzümüz kalır mı sence? Bu şehirde doğmuş ya da doğacak kaç çocuk görebilir artık yıldızları?


Unutma, hala gelecekteyiz!


Peki, bir sabah her şeyin değiştiğini fark etseydin ne yapardın? 


Mesela kulakları sağır eden bir sessizlik kaplasaydı ortalığı? 


Bu sessizliği bozmanın bedelinin, en az kendisi kadar gizemli olduğunu öğrenseydin? Göze alır mıydın bozmayı? Ya hiç öğrenmek istemeyeceğin bir şeyse bu bedel? 


Cesaretle neler olduğunu sorabilir miydin?


Sanya sordu! 


Her seferinde aldığı cevaplar anlamaya yetmezken, bir de iş gibi daha fazla soruya neden oldu. 


Bu olaylar içinde çıkmaza sürüklendiğini hissediyordu. 


Umudunu kaybedemezdi, ancak pek şansı da yoktu anlaşılan.


Kim bilir, belki de cevap çıkmazdaydı. 


Peki aradığı soruların cevabını bulmak onun bir işine yarayacak mıydı? 


Ya bu cevapların açtığı yol daha zorsa? 


Pes edecek miydi?


Artık tek bir yolu vardı onun. 


Ya ölecekti, ya da öldürecek! 


Neydi bu yaşananlar? Mutlaka bulacaktı. 


Kim ya da kimlerde bunu yapan? Hesabı mutlaka görülecekti!


Her adımda artan aksiyonla, daha önce hiç ihtimali bile akla gelmemiş bir hayat yaşıyordu. 


Her şey bir gecede olmuş, koskoca bir şehrin sokaklarında kuş dahi ötmez olmuştu. 


Bütün çabaları sonuçsuz kalmış, her seferinde başladığı yere dönmüştü.


Kim bilir, belki de cevaplar başladığı yerdeydi. 


Ya şehir? 


O bir daha toparlanabilecek miydi? 


Kalabalıklar yeniden sığmaz olabilir miydi bu sokaklara?


Ya olamazsa? 


Not: Kapak tasarımı @_dylannd_   ' a aittir. Kapak tasarımı yaptırmak isteyenler de kendisine yazabilir. Teşekkürlerimi borç bilirim kendisine. İyi ki varsın tatlım :) <3 <3

SanyaWhere stories live. Discover now