Güneşkent'in giriş güvenliğinden geçtikten sonra her şeyin mükemmel olduğu bir yere geldiniz sanırsınız ama burası hiç de göründüğü gibi değildir.
Site içinde bütün güzel arabaları gördüğünüzde kendinizi galericideymişsiniz gibi hissedersiniz, öyle hissettirirler. Lüks, gösteriş, davetler ve partiler buraların vazgeçilmezleridir. Özellikle davetler. Güneş ailesi neredeyse her ay bir parti düzenler ve bu sayede sitenin bütün saygınları bir araya gelip birbirlerine kimin daha zengin olduğunu ispatlamaya çalışabilirler. Herkes zengindir tabii ki Güneşkentte. Zengin olmayan içeri adımını dahi atamaz hatta. Ha, işçiler - bu gruba ev hizmetlileri falan giriyor- dışında yani.
Bense, burada kendimi oldukça dışlanmış hissederim. Annem 10 yıl önce buradaki zenginlerden biriyle evlendiğinde bu siteye gelmek zorunda kaldık. Ondan önce tabii ki de sefil bir hayatımız yoktu. Annem bir bankada çalışıyordu, maaşı da gayet iyiydi ama Güneşkentte yaşayabilecek kadar zengin değildik. Hala değiliz. Cüneyt amca zengin sadece.
Biraz buradaki işlerden ve çevremden bahsedecek olursam, Yalnız bir tip değilim ama herkesi de sevmem. Buradaki herkes aşırı tiplerdir. Kızları her hafta kuaföre gider, boş alışverişler yapar, şık olmak için birbirlerini yer. Ben, bu saydığım bütün hepsiylede arkadaşım ama onlar gibi değilim. 3 yakın arkadaşım vardı, diğerleri bu yüzden o kadar da önemli değildi.
Cüneyt amca aradan 10 yıl geçtiği için tabii ki beni çok seviyor. Gereğinden fazla çok. Eşini ve kızını bir trafik kazasında kaybettiği için annemle bana çok düşkün. Beni kızı olarak görüyor bu yüzden de bana elinden geldiği kadar maddi ve manevi destek oluyor. Elinden geldiği kadar dediğime bakmayın, elinden çok şey geliyor ama o bunların hepsini yetersiz zannediyor. Saray istesem saray alacağına eminim ve bu beni sinir ediyor.
4 kişilik bir yakın arkadaş grubumuz var demiştim. Gülin, Murat, Tunç ve ben. Buraya geldiğimden beri, ki buraya geldiğimde 10 yaşımdaydım, ayrılmaz 4lü olduk ve annem buna benden daha çok sevindi.
Buraya gelmeden önce Bursa'da iyi bir hayatım var sayılmazdı ama arkadaşlarım vardı ve annem beni onlardan ayırdığı için kendini oldukça kötü hissetmişti. İçime kapanır, arkadaş edinemem diye de epey endişelenmişti. Bu 3lüyle tanıştıktan sonra annem de epey rahatlamış, mutlu olmuştu.
Gülinle okulun kantininde tanışmıştık, Muratla aynı sınıftaydık ve Tunç'u da yandaki evden tanıyordum. Tunç o ara ortaokula gittiği için onunla komşu olmamız sayesinde tanışmıştık. Tunç sayesinde biraz büyüklerle takılabiliyorduk. Bizden 3 yaş büyük olduğu için bu işimize geliyordu. İlk içkimizi de ona aldırmış, sahilde içmiştik. Aslında biraz uzak gibi bahsetmiş olsam da oldukça yakın arkadaşlardık. Kim sevgili, flört ya da aileyle kavga etse sahile gider, ağaçların ordaki terk edilmiş evde birbirimizin omzunda ağlardık. Sahildeki o ev bizim kaçış yerimizdi ve bunu bütün site sakinleri bilirdi. Bu yüzden Cüneyt amca 18. yaş günümde bizim için o evi yaptırmıştı. Yaptırmaktan kastım, hazır olan o evi düzene sokmuştu.
Üniversiteyi de Güneş ailesinin vakıf üniversitesinde okuyorduk. Aslında hepimiz istediğimiz üniversitelere gidecek kadar puan almıştık ama Tunç burada olduğu için ve onu yalnız bırakmamak için üçümüzde burada okuma kararı almıştık, halimizden de memnunduk.
Yaza girerken, arka bahçemizin neredeyse ortak olduğu o boş ev tutuldu. Artık bir komşumuz daha vardı ve bu iş Gülin'i epey mutlu etmişti. Nedenini sorduğumda ise tabii ki evde yaşayan insanlar yüzünden olduğunu öğrenmiştim. Cenker Holding'ten Fazıl Cenker ve ailesi olduğunun bilgisini verdiğinde Murat'ın yüzü ekşimişti, "Cem Amerikaya gitmeden önce de burada oturuyorlardı, arkadaştık ama daha sonra ne aradı ne de sordu."
Daha sonrasında Gülin bunu araştırdığında Cem Cenker hakkında çok delice bir şey öğrendik. Kendisi babasını dava eden adamla işbirliği yapıp, şirketteki hisselerini ona satmıştı ve bunu öğrendikten sonra Cem Cenker benim için ilgi çekici biri olmuştu, bu yüzden onunla yakın olmayı hayat gayem edindim.
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
Cem Cenker
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.