Sanırım Jeongguk beni delirtmeye çalışıyordu.
Çünkü üstünd bol bir tişort, altındaysa neredesye tişörtle aynı boyda olan bir şort vardı. Jeongguk'u böyle görmek küçük Tae için hiçte iyi değildi. Onu bu kadar süzdüğümü fark edince bir üstündekilere birde bana baktı ve konuşmaya başladı. "Taehyung üstümdekiler seni rahatsız mı etti?" aksine oldukça hoşuma gitmişti. Ama bunu bazı şeylerden emin olmadan söylersem yanlış anlaşılabilirdim. "Hayır Jeongguk rahatsız olmadım. Evde nasıl rahat hissediyorsan öyle giyinebilirsin" bunları dedikten sonra balkona çıktım.
Jeongguk benim yardımcımdı, ama ona fazla bir iş kalmıyordu. Haftalık olarak bir hizmetçi gelip evi temizliyordu. Jeongguk benim için bir yardımcıdan öte bir arkadaş gibiydi. Tabii bu "arkadaşlık" o istediğim tepkileri vermeye başladığında başka şeylere dönüşebilirdi.
Jeongguk hem çok yakışıklı hem de çok tatlıydı. Bazen iş gereği yurt dışına çıkmam gerekirdi ve her yurt dışına çıktığımda o da yanımda gelirdi. İşim bittiğinde bir iki gün daha kalır ve birlikte şehri gezerdik. Ve ben de her yurt dışına çıktığımızda ona küçük-en azından benim için-hediyeler alırdım. Hediyeyi verdiğimde çok mutlu olur ve tavşan dişlerini ortaya çıkartırdı, yüz ifadesi o kadar güzel olurdu ki onu hediyeye boğmak isterdim.
Sabahları kahvaltımı hazırlarken işine öyle bir konsantre oluyordu ki geldiğimi fark etmesi için biraz ses çıkartıyordum. Bazı günlerde dayanamayıp ona yaklaşıyor koluna dokunuyordum.
Bu günde o günlerden biriydi ve ben Jeongguk'a doğru yaklaşıyordum. Balkondan çıltığımı fark etmemişti. Tam ona dokunacakken arkasını dönmesiyle burun buruna gelmiştik bende böylece ona ne kadar yaklaştığımı anlamış olmuştum. Sanırım utanmıştı. "T-taehyung bey çekilebilir misiniz." "Jeongguk bu konuyu konuşmuştuk" tam hangi konuyu diyecekken ona bir hatırlatmada bulundum " bana sadece Taehyung demeni istemiştim" şimdi hatırlamıştı "Taehyung çekilir misin?" söylediklerimi uygulamasıyla ben de önünden çekilmiştim. Benim çekilmemle son hazırladıklarını da masaya koymuştu. Fazla bir şey hazırlamamıştı çünkü erken saatlerde pek iştahım olmuyordu. Hafta sonu geç kalkıp birlikte kahfaltıyı hazırlar ve afiyetle yerdik. Başlarda Jeongguk bu durumu biraz garipsemişti ama ben ona sorun olmadığını ve birlikte kahvaltı hazırlamanın daha eğlenceli olduğunu kabul ettirmiştim.
°°°
Bugün cumaydı ama ben işe gitmeyecektim. Çünkü Jeongguk ile aramızdaki şeyin ne olduğunu kararlaştırmalıydık. Jeongguk'un bana karşı boş olmadığını biliyordum, geçen hafta birlikte biraz içmiştik ama o üçüncü kadehten sonra kendisinden geçmişti. Böyle olacağını düşünmemiştim ama onun kafasının biraz uçması benim hareketlerimde büyük değişikliklere yol açmıştı çünkü o akşam bana karşı hissettiği şeylerden biraz bahsetmişti. Hatta küçük jeonla arasında yaşanan bazı şeylerden de behsetmişti. Bir keresinde ben duştan çıkıp üstümü giyinirken odamın kapısını kapatmayı unutmuşum ve biraz aralık kalmış. Tam bornozumu çıkardığım sırada o da kapımın önünden geçiyormuş ve beni çıplak görmüş, e tabii beni öyle görünce de küçük jeonla ilgilenmek zorunda kalmış. Bu sözlerini söyledikten sonra da bana çıkma teklif etmişti, sarhoş olduğu için bir geçerliliği yoktu.
Bunları duymak bana cesaret kazandırmıştı, çünkü hoşlanmadığınız kişilerden etkilenmek pekte mantıklı değil. Jeongguk'ta beni düşünüp kendisini rahatlattıysa ben de pekâlâ bunları düşünebilirim.
Şimdi de bunları ona söyleme vakti.
°°°
Kahvaltımı yapmış, salonda oturuyordum. Televizyonda bir kanal açıktı ama ne olduğu hakkında hiç bir fikrim yoktu. Jeongguk'la konuşmak için doğru zamanı arıyordum ve ani bir cesaretle onu çağırdm. "Jeongguk buraya gelebilir misin?" Jeongguk hızlıca salona geldi. "Elindekileri bırak ve yanıma otur" herhalde bulaşıkları kuruluyordu ve ben onu buraya çağırınca elindeki bezi unutmuştu. Bezi masaya koydu ve -kısmen- yanıma oturdu.
ČTEŠ
Kabul Ediyorum Jeongguk | Taekook
Fanfikce"Jeongguk geçen hafta birlikte içtiğimiz günü hatırlıyor musun?" anılar yavaş yavaş zihnini doldururken hafiften utanmaya başlamıştı. "Yani, büyük çoğunluğunu hatırlamasamda hangi gün olduğunu hatırlıyorum. Neden sordun ki bunu?" son cümleyi söylerk...
