Soğuktan ölmemek adına kalktım yataktan. Gerçi bu kadar soğuktan ölmez de insan, lafın gelişi.
Annem ev hanımı babam ise nerede iş bulursa çalışan bir adam. Bense ümitsiz vaka.
Uzun zamandır görüşmüş değilim ailemle. Küs olduğumdan değil sadece zamanım ve param yok. 24 yaşıma gelmiş bir hayat kurmamış biriyim. Eskiden sorsan ünlü bir yazar olmak istediğimden hayallerimden konuşur susmak bilmezdim. Şimdilerde ise kira fiyatları, üst üste gelen zamlar işsizlik ve en çokta kötü insanlardan anlatır susarım.
Ben küçükken masallar dinler ve onların asla gerçek olmayacağını bilen buna rağmen onların hayallerini kuran bir kızdım. Şimdi ise o masallardaki kötü krallar üçkağıtçı tilkiler aç gözlü devler fesat cadıların gerçeklerini görüp şahit oluyorum.
Her şey masal gibi. Sadece güzel ve zenginler mutlu oluyor. Yoksul halk hep olduğu yerde sayıyor.
Birde daha kolay oldu artık güçsüz insanları köle edinmek. Bir sürü insan sabah evlerinden erken saatlerde çıkıyor işe gidiyor. Orda çalışıp akşam evine dönüyor. Hep aynı. Bir değişen artık daha fazla borçları var. Üstelik kendi zincirlerini de kendileri takıyor. İhtiyacı olmadığı halde ihtiyaç alarak...
Ben mi? Ben bunların başını çekiyorum. Çünkü insanlar sürekli kendime değersiz olduğumu hissettiğini için ben ve benim gibiler alt kademeli olanları ezme ihtiyacı duyuyor.
Sonuç; çürümeye yüz tutuyoruz. Kısacası lanet gibi yaşıyoruz.
YOU ARE READING
yaşa-MAK
General FictionHayatımı sadece yaşamak için yaşıyordum. Hayatta kalabilmek adına. Sonra sen geldin, beni yaşadığıma pişman ettin. Benim sana değil yaşamaya ihtiyacım var.
