KAYA BEY'İN SON İSTEĞİ
Sabahın erken saatlerinde güneşin içeriye girmesiyle yatağında mışıl mışıl uyuyan Gizem uyandı. Büyük bir sevinç ile ellerini ve yüzlerini yıkayıp aynanın karşısında oku Okula gitmek için saçlarını tarayarak topladı .Gizem hayat dolu sevecen çok tatlı bir ortaokul son sınıf öğrencisiydi Gizem merdivenlerden şarkı söyleye söyleye, ailesi ile kahvaltı yapmak için mutfağa iniyordu .Kaya Bey ve Kübra Hanım çok mutlu bir şekilde masada oturmuş kızları Gizem’i sofraya gelmesini bekliyordu bu iki katlı modern ahşap olan sofraya herkes oturdu mu yemek yenmeye başlanılırdı. Kaya Bey akşam aldığı koca hediyeyi kızına sabah vermek istemiş .Çünkü kaya Bey gece Gizem'in odasına gittiğinde kızının yatağında mışıl mışıl uyuduğunu görünce uyandır uyandırmaya kıyamamış. Başına oturup kızına;” Canım, bir tanecik kızım benim sana son günlerde başımdan geçenlere anlatayım. Sen daha çok küçüksün anlatacaklarımı kaldıramayan bilirsin diye sana Şimdi anlatıyorum Sen uyurken Belki ileride büyüyünce beni anlarsın ben seni ve anneni çok seviyorum size bunu yaşadığım için çok üzgünüm, kızım. Ben yıllardır çalışıp çabalayıp ,Yüksek yerlere ,mevkilere gelebilmek beni çok yıprattı ve 2 yıldır bir türlü başım beladan eksik olmadı ,ne yaparsam yapayım onların engelle engelleyemedim kızım ,çok borca battım annenin de henüz haberi yok ama size bunu nasıl anlatacağım hiç bilmiyorum bunları olan tüm bu olayları kaldıramıyorum kızım yakında hacze gelecekler tüm eşyalarımızı alacaklar Biliyorum çok üzüleceksin ama kızım Yapacak hiçbir şey kalmadı yapmamız gereken tek şey izlemek olacak be kızım ben sana layık bir baba olamadım canım kızım ,canım benim beni lütfen affet küçük kızım ,meleğim benim der. Kaya Bey ağlayıp kafasını kızının yastığına yasladı .Sonra kalkıp adımlarla kızına aldığı son hediye ile odadan çıktı .Tüm bu hüzün dolu anlar yaşandığı için sabah Kaya Bey bu sabah kızına kahvaltıda hediyeyi sabah teslim etmek istedi Gizem koştur koştur mutfağa girdi. Babbası hediyeyi kızına verip kızını çok mutlu etti ve mutlu bir aile kahvaltısının ardından Kaya Bey , Gizem'e ;
_ Kızım Gizem hadi hazırsan çıkalım.
Gizem;
__Tamam .Babacım geliyorum.
Birlikte arabaya binip Gizem'in okuluna gidiyorlar. Yolda Kaya Bey Gizem’e “her ne olursa olsun sizi çok seviyorum bunu sakın unutma “der. Gizem babasını söylediklerine bir anlam yükleyemeyerek .”biliyorum babacığım biz de seni çok seviyoruz “der .Gizem okulun önünde iner ders dilinde çalar çalmaz Gizem sınıfa gider. Gizem okulun en zeki öğrencilerinden biriydi öğretmenleri Gizem’i çok sevmektedir. Gizem küçük olmasına rağmen çok bilinçli ve duyarlıydı Kaya Bey İflas etmiş olmayı kaldıramayıp aracını bir köprüye çekerek artık dayanamayıp kendini köprüden aşağı atmış çevredeki insanlar buna şahit olunca görevlileri aramış olay yerine gelen görevliler Kaya Bey’in sudan cansız bedenine çıkartır. Üzerinden çıkan kimlik ile Kaya Bey’in cesedi evine gönderilir. Evde temizlik yapan Kübra Hanım zilin çalması ile hafif, yavaş adımlarla kapıyı açmak için merdivenlerden aşağı indi .Kapıyı açar açmaz eşinin öldüğünü öğrenen Kübra Hanım gözyaşlarına hakim olamayıp hüngür hüngür ağlamaya başladı. Kendini yerlere atıp ağlayan Kübra Hanım resmen yıkılır. Tüm komşular gürültüye dışarıya çıkınca Kübra Hanım’ın O halde olduğunu görünce yanına koşarak gelirler. Komşularda Kaya Bey’in öldüğünü öğrenince şok geçirirler onlar da çok üzülür ve ağlarlar. Kübra Hanım kara kara kızına babasının öldüğünü nasıl söyleyeceğini düşünüp ,dert yanıyordu .Gizem çıkışta babası onu almaya gelmeyince işinin uzadığını düşünerek arkadaşı Lale ile eve yürüyerek döndüler. Yolda şakalaşarak, şen şakrak eve geliyorlardı. Gizem kapının önüne varınca kapıda toplanan insanları görünce şaşırdı. Büyük bir merakla ilerledi o topluluk içinde annesine ağlayarak görünce şaşırıp annesine neler olduğunu sorarak babasının öldüğünü öğrenince ağlamaya başlayıp bir türlü babasının öldüğüne inanmak istemedi. Gizem her geçen gün babasının öldüğünü kabullenir hale geldi. Gizem her gün babasının mezarına gidip saatlerce gözyaşı dökerdi. Kübra Hanım ve Gizem evde oturunca birden hiç beklenmedik bir zil sesi ile Gizem merdivenlerden aşağıya kapıyı açmaya indir . Kapıyı açınca karşısında polis ve takım elbiseli adamları görünce merak edip yanlış mı geldiniz? acaba diyip annesini seslenip aşağıya gelmesi gerektiğini söylemiş. Kübra Hanım merdivenlerden aşağı inip memurlara neler olduğunu sorarak eşinin bir borç batağında olup ve hiçbir mal varlığı kalmadığından borçların ödenmesi için eve haciz geldiğini söyleyen memurlar işlemlere başlıyorken Kübra hanım ve Gizem duydukları karşısında daha babasının öldüğünü kabullenmeden daha bir de üstüne bu aciz olayını duyunca ,bu kez de ikinci defada yıkılırlar. Merdivenlerin en az basamağına oturan anne ve kızı, evdeki tüm eşyaların alınmasına ağlayarak izlemek zorunda kaldılar. Komşular koştur koştur Kübra Hanım ve Gizem’in yalnız bırakmamak için yanlarına gelip destek çıktılar. Tüm eşyaları aldıktan sonra görevler evden çıkmaları gerektiğini söyleyip evi mühürler. Artık anne ve kız tek başlarına, evsiz, parasız kalırlar. Anne ne yapacağını bilmeden kızıyla yollara düştü Kübra Hanım nişan yüzüğünü ve eşi Kaya Bey’in ona aldığı kolyeyi satmak zorunda kaldı bu para ile çok küçük harabe bir ev kiralamak zorunda kaldı. Evin eski hali yoktu artık iki katlı ahşap, sayısız oda ve zenginlik yoktu artık , iki göz odadan ibaretti Kiralanan döküntü ev Kübra Hanım çaresiz kızını bir devlet okuluna kayıt eder. Kübra Hanım’ da hiç bu yaşına kadar çalışmamasına rağmen, kızı için çalışmaya karar verir. Gizem'i okula bırakıp, kapı kapı iş aramaya çıkar .Sayısız dükkanlara girip çıkar fakat kimse kadıncağıza iş vermez. Kadın son çare güneşin batmasına Gizem’in okuluna bitimine iki saat kala bir dükkana girerek iş ister. Dükkan sahibi kadıncağız acıyarak onu işe alır .Kadın sabah işbaşı yapacaktır .Kübra Hanım patronunun dükkandan çıkana kadar defalarca teşekkür etti . Kübra Hanım çok mutlu bir şekilde iki odalı harabe evin yolunu tuttu . Kara kara kızına ne yemek yapacağını düşünürken komşunun biri zili çalıverdi elinde iki kap yemek ile onlara akşam yemeği getirmişti. Eski komşuları onları unutup yalnız bırakmamıştır. Bu durum Kübra Hanım çok fazla etkilemiştir. İki komşu dertleştikten sonra komşu müsaade isteyerek evinin yolunu uzun olduğunu, gitmesi gerektiğini diyerek evine dönmüştür. Aradan tam iki dakika sonra kapı çaldı içeri gelen Gizem, annesinin hazırladığını düşündüğü sofraya oturup yemeğini yerken annesi Kübra Hanım:
_Kızım sana bir müjdem var.
Gizem:
_Ne oldu anne, ne gibi bir müjden var?
Kübra Hanım:
_ Kızım iş buldum sen okuyacaksın babanın isteği gibi.
Kübra Hanım çok sevinirken. Gizem pek sevinmemiştir. Çünkü annesinin çalışmasını kabullenmeyip kendince bir fikre bürünmüş. Büründüğü fikir ise okula gitmek yerine çalışıp bir işe girip annesine yardımcı olmakta ve bunu annesinden gizli yapmaya karar vermiş. Gizem sabah olunca Okula gitmek için evden çıkıyor, annesi de hemen ardından işe gitmek için çıkıyor .Gizem evden çıkınca bir çocukla karşılaşmış .Aslında çocuk yeni taşındığı harabe evin karşısında oturuyordu, fakat Gizem bunu bilmiyordu. Çünkü daha taşınalı iki gün olmuştu, yolda birlikte aynı sokakta her iki yolun kenarında yürürken göz göze geldiler, fakat Yollarına devam ettiler. Birlikte aynı anda okuluna girdiler, Gizem okul müdürü ile birlikte artık okuyacağı sınıfın kapısından İçeri girer girmez yine o çocuğu gördü ve arkadaşları ile tanıştıktan sonra sınıfta tek boş yer olan o gizemli çocuğun yanına oturdu. Çocuk Gizem’le tanışmak isteyerek hoş geldin demiş , yalnız Gizem pek umursamadan hoş buldum ,demiş çocuk defalarca Gizem’le konuşmaya çalışsa bile Gizem pek de umursamamış çocuk Gizem’e adının Umut olduğunu ve onların evinin karşısında oturduğunu söyleyerek onunla samimi olmaya çalışmış .Gizem, Umut’la konuşup arkadaş olmuş okul çıkışı birlikte eve dönmüşler ,yolda eve gidene kadar gizem Umut’a başından geçenleri tüm olayları ,büyük bir hüzün ile anlatmış Umut bu duruma çok üzülmüş o da üzüntünün ne demek olduğunu çok iyi biliyordu. Çünkü o da yakın bir zamanda babasını kaybetmiş .Umut bir gün ailesi ile birlikte hafta sonu tatilinde gezip, tarihi yerleri görmeye karar vermişlerdi. Umut’un annesi, babası ,küçük kız kardeşi ve abisi ile birlikte hafta sonu aile arabalarına binip ,Eskişehir’deki tarihi yerleri görmeye giderken birden arabanın lastiği patladı ve bu kaza sonucu abisi ve babasını kaybetti. Umut daha o arabadan sağ çıktığına sevinemeden abisi ve babasının hareketsiz bir şekilde duruyordu, onların öldüğünü anlayıp fark edince de dünyası başına yıkıldı. O günden beri acısı dinmemişti. Onun için Gizem'i çok iyi anlıyordu. Gizem’de Umut’un böyle hüzün dolu bir olay ve acı yaşamasına çok üzülmüştü. Gizem üç ,dört gün okula Umut’la gidip geldi , fakat bir işe girip çalışacaktı. Gizem artık okula gitmiyor, arkadaşları onu merak ediyordu .Umut bir gün Kübra Hanımla kapının önünde karşılaştı. Umut ,Gizem’in okula neden gelmediğini sorunca Kübra Hanım Gizem'in okula gitmediğini öğrenince çok şaşırdı. Kübra Hanım kızını karşısına alıp okula gitmesi gerektiğini bunun babasının son istediği olduğunu dile getirince. Gizem artık okula gitmeye devam etti. Gizem'in artık tek hedefi babasının son isteğini yerine getirip çok iyi bir avukat olmaktı .Gizem çok çalıştı ve Hukuk fakültesini kazandı. Kübra Hanım çok gururlandı ve çok mutlu oldular. Gizem evden ayrılıp Manisa'ya ev bakmaya gitti. Gizem çok gezdi sonunda bir ev bulabildi .İçi içine sığmıyordu. Sabah erkenden uyandı ,okula gidip derse girdi. Tam çantasına doğrulup lisede Umut'un ona hediye ettiği pilot kalemi ve bir defter çıkartıyorken birden sınıfın kapısı çaldı ve kapıdan içeri giren kişi Umut'tu , dekandan özür dileyip Gizem'in yanına oturdu. Gizem’in dönmesiyle Umut'u yanında görmesi bir oldu .Gizem Umut'ta ,yüz mimikleriyle burada ne yaptığını sordu. Umut'ta çıkışta anlatırım cevabını verdi .Ders bir türlü bitmek bilmedi. Gizem çok meraklıydı. Sonunda ders bitti ve birlikte bir kafeye gidip oturdular. Umut,Gizem'in hikayesini dinledikten sonra çok etkilendi kendi kendine ben bu kızı Bir daha böyle bir acı yaşamaması için her şey yapacağım deyip. Gizem’in adım adım yaşam Çizelgesinin peşinden gidip bir gün, Gizem'in bir hukuk fakültesi kazanıp bir avukat olmak istediğini ve bunun için derslere sıkı sıkı sarılıp umudunu hiç kaybetmediğini öğrenip görünce Umut derslere daha sıkı sarılıp Gizemi terk etmemek için o da okudu ve Gizem’in kazandı hukuk fakültesini kazandı bunu Gizem’i hiç söylememişti Gizem’i çok seviyordu hayatımda gördüğüm en güzel kız, deyip duruyordu. Gizem tüm bunları bir de unuttun ağzından duyunca çok mutlu oldu onun annesinden sonra düşünen tek kişiydi. Gizem artık çok fazla mutlu olmuştu. Dört yıl geçti günler ,yıllar, aylar su gibi aktı gitti resmen. Gizem artık babasının son arzusunu gerçekleştirmiştir. Çok büyük bir şirkette Umut ile birlikte en ünlü, en başarılı avukatlar unvanı ile anılıyorlardır bütün şehir onları artık tanıyor ve çok saygı davranıyorlardı . Gizem ona üniversite sonunda sorduğu soru ne yapacağını bilemeyip annesinin telefonla arayıp Umut’un ona evlenme teklifi ettiğini söyledi .Benim ne demem gerektiğini konusunda kararsız kalıp seni aradım anne, bana bir akıl ver Kübra Hanım Umut'u çok sevdiği için buna onay vermesi gerektiğini söylemesi ile aradan tam bir yıl geçtikten sonra Gizem Umut’a teklifin geçerli olup olmadığını sordu. Umut çok büyük bir sevinçle. Gizem'e senin için bir ömür boyu beklerim ve teklifini tabii ki geçerli demesiyle ikisinin mutluluğu gözlerinden okunuyordu. Hazırlıklar yavaştan başladı ve Gizem hayal ettiği gelinliği bir vitrinde görünce mutluluktan resmen çıldırdı. Hiç düşünmeden koşup mağazadan o gelinliği satın aldı . Günler geçmek bilmedi, düğün günü bir türlü gelmiyordu sanki mutluluktan ne yapacağını bilemiyorlardı . Gizem, Umut gibi biriyle tanıştığı için o kadar mutluydu ki kendini çok şanslı hissediyordu .Umut , Gizem’e çok değer veriyordu. Öylece mutluydular ki tüm aile onların mutluluğu karşına çok huzurluydu. Düğün günü sonunda geldi. Sonunda beklenen düğün Geldi Düğüne davetliler teşrif etti . Gelen misafirler düğün için hazırlanan davet hediyelerinden tek tek verildi. Tören girişinden beliren fişekler arasında Gizem ve Umut kol kola ağır adımlarla içeri girerken büyük bir alkış sesi yükseldi. Bu mutlu günün son saatlerinde herkes çok mutluydu düğünün üstünden tam tamına iki yıl geçti ve onların bir yaşında çok minik ve tatlı kızları olmuştu .Bu küçük tatlı kıza Lia adını verdiler. Lia annesinin ve babasının öyküsünü tam 6 yıl sonra babaannesi ona tüm gerçekliği ile anlattı. Lia okuldayken öğretmeni herkesin bir ödevini ailesiyle yapması gerektiğini söyledi. Lia evde kara kara ne yapacağını düşünürken birden bire ailesinin bu azimli öyküsünü yazması gerektiğinin farkına vardım. Oturdu masasına ,ve saatlerce bu güzel hikayeyi babaannesinden duyduğu gibi çok güzel şekilde yazdı. Sabah ailesiyle çok mutlu bir kahvaltı yaptı .Babası onu okula götürmek için hazırlanırken Lia odasında yazdığı yazıyı çantasına katıp arabaya bindi. Okula varınca öğretmen tüm ödevleri tek tek öğrencilere okuttu sıra Lia ‘ya galince uzun uzun okudu . Öğretmen çok etkilendi .Bu metni bir de kürsüde okumasını ve tüm okulun duymasını istedi. Lia bu isteğin karşısında çok mutlu oldu .Lia yazıyı kürsüde tüm öğretmenleri ve okul arkadaşları karşısında bu metni okudu bu metini dinleyen herkes çok beğendi .Lia okul çıkışı eve gidince okulda olanları anne ve babasına anlattı. Gizem ve Umut kızları Lia ile gurur duydu. Lia annesinin öyküsü ile okul birincisi olmanın mutluluğu ve gururu içerisindeydi. Mutluluk bu şekildi artık onların olmuştu.
