Güne alarmın sesiyle başladım demeyi çok isterdim. Ama her zaman ki gibi annemin bağırışlarıyla uyandım. Mutlu olduğum bir tek uyku var onu da elimden alıyorlar. Kardeşim Burak bir türlü vaktinde hazırlanmayı öğrenemediği için annem ona bağırıyordu. Bizim evde gün sabah annemin bağırışları akşam benim işten gelip azar işitmem ve kapanış şeklinde devam eder. Her ne kadar mutlu bir aile olmaya çabalasak bile bunu başaramamıştık. Anlayacağınız o ki mutlu bir çocuk değildim. Küçüklüğümden bu zamana kadar hep ezilen tarafta olmuştum.
Lise yıllarım saf ve arkadaşları tarafından sömürülen bir kız olarak geçirmiştim. Neyse ki üniversite yıllarım lise yıllarıma nazaran bir nebze daha iyi geçmişti. Tabi ki arkadaşlarına kopya veren ve her notunu onlarla paylaşan kız olmaktan kurtulamamıştım.
Yataktan kalkar kalmaz tuvalete koştum. Oradaki işlerimi hallettikten sonra üzerimi değiştirip saçımı da topladıktan sonra artık hazırdım. Sabahki seslerden eser kalmamıştı. Annem işe Burak'ta okula gidince ev bana kalmıştı. Saate baktığımda yine geç kalmamak için ayakkabılarımı giyip evden çıktım.
Bu seferde geç kalırsam patron kesinlikle beni kovardı. Annemin tanıdığı bir arkadaşı olmasaydı şimdiye kadar kesin beni kovmuştu. Annem İstanbul'un zengin ailelerinden birinin kızıydı. Babam ise kendi halinde geçimini sağlayan tersane şefiydi. Onların aşkını dün gibi hatırlıyorum. Annemle babam kaçarak evlendikleri için ailesi annemi evlatlıktan reddetmiş. Bunlar annemin anlattıkları hiçbir zaman daha fazlasını bize anlatmaz. Babam yıllar önce bizi terk edince evi geçindirmek ben ve anneme kalmıştı.
Oğuz Şirketler grubundan insan kaynakları departmanın da çalışıyordum. İnsanlarla ilişkim daima iyi olduğu için işimi severek yapıyordum. 2 sene boyunca gösterdiğim cabalar sonucunda bu sene terfi aldım. Bu durum annemi her ne kadar mutlu etse de onun sadece para için beni kullandığını biliyorum.
Şirkete tam vaktinde geldiğim için çok şanslıydım ama patronla aynı andan içeri girdiğim için sanırım o kadarda şanslı sayılmazdım.
'' Defne kızım yine tam vaktinde gelmişsin.''
İğneleyerek söylediği lafı duymamış gibi yaparak bende ona aynı gülümsemeyle karşılık verdim.
'' Bugün yine harika görünüyorsunuz Hakan Bey.''
Çalışma hayatında öğrendiğim en önemli şey ne olursa olsun her zaman politik davranmaktı. Yoksa hiçbir zaman kendime yer edineceğimi zannetmiyorum.
Hakan bey söylediğimi duymuş ancak beni orada bırakıp asansöre yöneldi. Hakan beyi görmenin verdiği tedirginlikle etrafı inceleyememiştim. Şimdi fark ediyorum da herkes fazla mı telaşlı yoksa bana mı öyle geliyor.
Asansör korkum olduğu için Hakan beyin peşinden değil merdiven tarafına yöneldim. Ofisin 8. katta olması benim için bir kabustu. Her gün bu merdivenleri çıkmak bacak kası yapmama yaradı diyebilirim.
Ofisin olduğu kata çıktığım zaman burada da herkesin telaşlı olduğunu gördüm. Ofis camlarla kaplı olduğu için bizimkilerin içeride neler yaptığı bariz bir şekilde göze çarpıyordu.
Odaya girdiğimde herkes işine odaklanmış hızlı bir şekilde bitirmeye çalışıyordu. Aylin ise beni görür görmez işini bırakıp yanıma geldi. Aylin burada yakın olduğun tek insandı.
'' Neler oluyor bugün? Herkes çok telaşlı. ''
'' Oğuz bey bugün şirkete geliyor.''
Bunu duyduğum sanki başımdan kaynar sular döküldü. O hiçbir zaman şirkete gelmezdi. Gelmemeliydi onu görmek bana iyi gelmiyordu. O bu zamana kadar aşık olduğum tek adamdı.
ESTÁS LEYENDO
ÖLÜM KOKAN AŞK
Ficción General''Bu evlilik sadece annem istediği için olduğunu unutma.'' Yüzüne baktığımda gözlerinden geçen siniri görür gibi oldum ya da benim varsayımlarımdan biriydi. Sinir olmasını istediğim içinde olabilirdi. ''Sanırım annelerimiz demek istedin. Unuttuysa...
