O an sanki her şey durmuştu. İçeriden gelen saatin tik tak sesi kesilmişti, yolda yürüyen insanlar durmuştu, havada uçan kuş durmuştu ve en garip olanıda benim hayatım durmuştu. Ağzımdan tek bi ses çıktı, "Babam".
Kulaklarımda sadece tek bi ses vardı, işte o ses hayatımı değiştirecek olan sesti, "olay yerinde ölü bulunan Çağatay Aksu", işte sanırım bu benim hayatımın dönüm noktasıydı.
1.BÖLÜM - HERŞEYİN BAŞLANGICI
(3 ay öncesi)
Bir kış gününün sabahıydı.
"ev dışarıdan daha soğuk gerçekten" diye söyleniyordum her zamanki gibi. Bu evi ısıtmaya güneş gelse donarak geri dönerdi. O kadar soğuktu yani.
Yatağımdan indim ve terliklerimi ayağıma geçirdim. Ayağa kalkınca bi aydınlanma geldi. Uyuşuk bedenim günler sonra tekrar ayaktaydı. Depresyondam yeni çıkmıştım. Hızlı bir çıkış olsada mutluluğum bunun önüne geçerek garipsememe engel oluyordu. Boşvermişliğimide yanıma alıp kapımı açarak aşağı indim. Mutfaktan dünyadaki en sevdiğim şey olan çayın enfes kokusu geliyordu. Bu koku beni kendime getirmişti. Yavaşça mutfağın kapısına yöneldim. Annemin tepkisini merak ettiğim için bekledim. 7 saniye sonra annemin sesi duyuldu.
"Çağla gel kızım kahvaltı hazır" diye seslendi.
Annem benim odamda olduğumu zannediyordu.
"Çağla hadi kızım, çayın soğuyacak" sesinde yavaştan bi sinsilik seziyordum.
İşte annemin en güçlü silahı beni yataktan kaldırmak için "çayın soğuyacak" demesidir. Maalesef her seferinde yenik düşerek mutfağa koşarım.
"Çağla yeter artık hep geç uyanıyosun, beni getirme oraya"
Annem bana hep çocukmuşum gibi davranır, tamam daha 18 olmamış olabilirim ama çocukta sayılmam
Aaa bu arada ben size kendimi tanıtmayı unuttum.
Ben Çağla Aksu, 17 yaşındayım en sevdiğim yemek yaprak sarması, en sevdiğim içecek çay, en sevdiğim renkler başta siyah olmak üzere tüm renkler, lise son sınıfım, okula 6 yaşında başladım. Annem ev hanımı ancak evde durmayı pek sevmez. Daha çok kurslarla ilgilenir (ahşap boyama, dikiş nakış). Babam ise elektrik elektronik mühendisidir her gün saatlerce çalışır. 9 da evden çıkar 9 da eve döner. Zor bir maraton.
Evet artık beni tanıdığınıza göre gerçekliğe dönebiliriz. Annem hışımla arkasını dönerek beni uyandırmak için mutfak kapısına doğru yönelir ama duraksak çünkü ayda yılda bi denk gelen bi olaya tanık olmuştur.
"Aman Allahım ay tutulması mübarek. Çağla hanım erken uyanmışsınız.
Tam cevap verecekken aklıma saatin kaç olduğu takılır ve telefonumun kilit tuşuna basarak ekrandaki saate bakarım. (08.10)
Bunu görünce bende şaşırırımçünkü genellikle uyanma saatlerim 09.30 ile 11.30 arasınsadır.
"Şaşırdınız mı Çağla hanım."
"evet anne oldukça."
"hadi masaya otur çay koyayım.
" annemin yanağına sulu bi öpücük kondururum. "
annem gülerek ;
" yine meşhur öpücüklerinle karşı karşıyayız. "
Gülümseyerek;
" her zamanki gibi. "
Kahvaltı için sigara böreği yapmış annem, sevdiğimi bildiği için genellikle yapar, beni kırmaz.
O sırada kapı çalar, kapıya doğru yönelirim. Kapıyı açdığımda karşımda ki manzara kaşlarımı çatmama neden olur. Karşımda 2 tane polis memuru duruyordu.
Annem içerden seslenir;
"kızım babanmı geldi, ekmek alacaktı"
Ben şaşkınlıktan konuşamazken polis memurlarından biri bana doğru yönelip;
"evde bulunan bi büyüğünü çağırırmısın.
O sırada annem kaşları çatılı bir biçimde kapının önüne gelir
" hayırdır memur bey bi sorun mu var? "
Polis memurunun bu gergin hali ve yanındaki adamın telefonla garip bi durumda konuşması beni rahatsız etmişti.
Telefonla konuşan polisin son cümlesi işte beni bitiren cümleydi.
"evet olay yerinde ölü bulunan Çağatay Aksu, simdi eşine ve kızına bilgi vermeye geldik."
O an sanki her şey durmuştu benim için içeriden gelen saatin tik tak sesi kesilmişti, Yolda yürüyen insanlar durmuştu, havada uçan kuşlar durmuştu ve en garip olanıda benim hayatım durmuştu. Ağzımdan tek bi ses çıktı" Babam".
Kulaklarımda sadece tek bi ses vardı işte o ses hayatımı değiştirecek olan sesti, "olay yerinde ölü bulunan Çağatay Aksu". İşte sanırım bu benim hayatımın dönüm noktasıydı.
ESTÁS LEYENDO
Dönüm Noktası
Misterio / Suspensoİşte bu benim hayatımın dönüm noktasıydı !!! Neden normal bir hayat yaşamak varken bu olaylara karışırız ki. Neden biliyor musunuz ? Çünkü güvenimiz aklımızın önüne geçer, tam akıllı bir karar alıcam dersin ama kalbin seni durdurur. Kalbine güvenirs...
