Canlılar doğar, büyür ve yaşamlarını onlara biçilen süre içinde devam ettirirler. Belli bir yaşa geldiğimiz zaman artık yetişkin olarak kabul ediliriz. Bu durum çevremiz, kültürümüz, yaşadığımız şartlardan dolayı bazen geç bazen erken gerçekleşse bile ; ruh ve zihin sağlığımız yerindeyse er ya da geç yetişkin olarak kabul ediliriz.
Yetişkin olarak kabul görme, engelli bireylerde biraz değişebiliyor. Ne kadar üzücü, medeniyete ne kadar aykırı olsada, toplum engelli insanları birey olarak görmekte zorlanıyor. Deyim yerindeyse onları bir çocuk olarak görüyor. Engelli birey sadece bedensel engele sahip olsa bile...
Buna en çok rastladığım ve beni üzen durumlardan biri hitap meselesidir. Resmi ilişkilerde 'siz' diye hitap etmek, beyefendi veya hanımefendi demek bir görgü meselesidir. Gelin görün ki bazı kişiler karşılarında engelli bir birey olduğunda bu kuralı gözardı ediyorlar. Karşımızdaki insanın konuşma bozukluğu, yürüme güçlüğü, duyma veya görme kaybı, yaşadığı bedensel güçlükler neden ona duyduğumuz saygıyı azaltıyor? "Estağfurullah öyle şey olur mu" dediğinizi duyar gibiyim. Bir örnek vereyim :
Bir arkadaşımla tatile gitmeye karar verdik. Arkadaşım "Sen daha tecrübelisin, her şeyi organize et, ben bir tek parayı ödeyeyim" dedi. Anlaştığımız gibi kalacağımız tesisten, ulaşıma kadar her şeyi organize ettim. Otele ulaştığımızda, otele giriş işlemlerinde her şeyi ona soruyorlardı. Oysa o da pek bir şey bilmiyor, bana soruyordu. Otelde bir ara Türk kahvesi istedim, garson " Türk kahvesinin ücretli olduğunu biliyorsun değil mi?" dedi. Ben her ne kadar defalarca otelde kalmış olsam da, konsepte neler dahil olduğunu bilsem de; insan bilmiyor olabilir, unutmuş olabilir hatırlatmakta fayda var elbette. Ama "biliyor musun" demesi, yani sen demesi hoş değil. Bunu yanımdaki arkadaşıma demiyor. Çünkü bu tavır engelliye...
Kuşkusuz, engellilere saygısızlık etmek, bilinçli olarak istediğimiz bir şey değil. İyimser bir bakış açısıyla bunun bir şefkat duygusundan kaynaklandığı düşüncesindeyim. İyi niyetli olsak bile doğru bir davranış değil bu... Karşı tarafı incitip, aynı zamanda psikolojik bir yıkım yapabiliyor. Hatta bir süre sonra engelli bireyler bilinçaltlarında bu durumu kabul etmiş olabiliyorlar. Bu da tüm sosyal ilişkileri maalesef etkiliyor.
Gelin engelli bireylerle ilişkimizi gözden geçirip, eğer onları küçük bir çocuk olarak görüyorsak bundan vazgeçelim. Engellilerin bizden farklı olduklarını unutmadan, fiziksel ve ruhsal ihtiyaçlarını göz ardı etmeden, bir şahsiyetleri olduğunu hatırlayalım.Bilelim ki, şahsiyetleri değil bizden farklı olan, sadece fiziki yapıları...
