Korkuyordum.
Evet, kelimenin tam anlamıyla korkuyordum. Ne istiyordu bu adamlar babamdan? Neden daha önce hiç birini görmemiştim? Annem neden bana saklanmamı söylemişti? Kardeşim Umut neredeydi?
Evet, şu an babamın kafasına silah dayayan bir adam ve etrafındakileri dolabımın içinden dinliyorken, bu soruları sormam saçmaydı.
Kendine gel Güneş, kendine gel.
"Bırakın kocamı! Ne istiyorsunuz bizden, ne ?!" Annemin bağırması, aynı zamanda da ağlaması benim de ağlamama sebep olurken, bir yandan da sessiz olmaya çalışıyordum. Annem sessiz olmamı ve saklanmamı söylediği için. "Pınar'ı bırakın, asıl işiniz benimle. Alın götürün beni ve karımı bırakın!" Babamı ilk kez ağlarken görüyordum, her zaman dimdik dururdu insanların karşısında, bu beni şaşırtmıştı ve üzmüştü. "Ersin saçmalama. Ya bırakın Ersin'i pislik herifl..."
GÜM.
Ne olmuştu? Sesler kesildi, annemin sesini duyamıyordum artık. Bekledim. Saatlerce o dolabın içinde bekledim. Korkuyordum çıkmaya. Ya onlara bir şey olduysa? Görmek istemiyordum. Ki aklıma kardeşim gelene kadar, Umut ..
Dolabın kapağını yavaşça açtım, korkarak, titreyerek. Gözüme birden bir ışık geldi, gözlerimi kamaştıran. Neydi o? Güneş miydi? Ne zaman sabah olmuştu ki? Gözlerimi ovalayarak, korkarak sağa döndüm "Anne! Baba!" Odamın her yeri kanlarla dolmuştu. Annem nefes almıyordu. Belki de uyuyordur diye düşündüm kendi kendime. Uyanmasını bekledim. Her gün öyle olurdu. Ben erkenden uyanır, annemi öperek uyandırırdım ve hep birlikte kahvaltı ederdik.
Bekledim.. Uyanmadı, uyanmıyordu. Sanırım annem ile babam da anneannemin yanına gitmişlerdi.
Melek olmuşlardı ..
YOU ARE READING
ARAF
Teen Fictionİntikam, hırs, acı. Ailesini küçük yaşta kaybetmiş Güneş, annnesinin ve babasının katillerini bulmak için bir yola çıkar. Peki bu yolda onu neler bekliyor? İntikam almak için yola çıkanlar her şeyi göze alabilirler. Acıyı, öldürmeyi, ö...
