Ayın ışığında, karanlıklar içinde yürüyorum,
İçim karmakarışık, her zamanki gibi düşünüyorum.
Yalnız başımda, bomboş caddelerde dolanıyorum...
Evet! Yine evde duramadım. Çareyi caddelerde arıyorum...
(...)(...)(...)
Sonra devleti düşünüyorum. Devletimiz seviyor muyum? Bilmiyorum belki de sevmiyorum. Medyadaki haberler boğuyor artık beni, bu gece karanlıklar içinde sürünüyorum...
(...)(...)(...)
Bulaşıcı hastalıklar, çığlık çığlığa dayak yiyen kadınlar,siyasetçilerin kavgaları,terörler delirtiyor beni!
Şu genç yaşımda devlete hak vermiyorum,
Bilmiyorum, belki de bir macera yahut yol istiyorum...
(...)(...)(...)
Bu bomboş karanlık caddelerde, ellerimi cebime atmış düşünüyorum.
Bosna sokaklarını hayal ediyorum ilk önce, nasıldır? diye,
Onlarda dertli midir? Şu sokak gibi bomboş mu? Ya da renk renk mi?
Belki de dertleri vardır. Zaten dertsiz insan var mıdır ki?
(...)(...)(...)
Şu Zorlu dünyada aldatmacaları, ikiyüzlülük leri görünce, bu hayatta sadece güvendiğim bir dosta sahip olduğuma ve bir de normal zamanlarda yalnızlığıma şükürler ediyorum...
"Bir yol" bu sözcük beni büyüyor adeta,
Bir yol ki, yine yalnız olacağım lakin mutlu olacağım bir yol,
Belki dostlar edineceğim bir yol,
mesela hatırladıkça bende derin izler uyandıran bir yol...
(...)(...)(...)
Kafamı çevirip ayışığın yardımıyla kendi güzelliğini göstermeye çalışan laleye bakıyorum...
Evet! Belki Antalya'dayım ama İstanbul'u düşünüyorum!
Ay ışığında parlayan şu lale, bana İstanbul'u hatırlatıyor.
"İstanbul" diyorum kendi kendime. Yazarların, şairlerin olduğu yer.
Ama bir o kadar da karanlıkların katillerin olduğu yer.
"Olsun" diyorum yine. "Olsun"...
Kalabalık olsa da güzel şehir İstanbul.
Sonra dönüp parlayan aya bakıyorum."Belki de yolların anahtarıdır İstanbul"(...)
MEDİNE TATAR
