-Eylül masa 2 hesabı istiyor. Acele et daha siparişler var.
-Tamam şef gidiyorum. Ah hoş geldiniz Mehmet bey.
-Hoş buldum Eylül. Eşim uzun zamandır bu kafeye gelmek istiyordu,senin gibi çalışkan birinin burada çalışması onu çok memnun ediyor.
-Şey,asıl iş imkanı sunduğunuz için ben teşekkür ederim. Mehmet bey dükkanın sahibiydi,aslında işe girmeme en çok yardımcı olan Mehmet beydi. Annem onların yanında çalışıyordu ve bu iş için annemle konuşmuştu annem rahtsız olduğundan eskisi gibi her şeye koşamıyordu ona yardım etmek için 2 işte aynı anda çalışıyordum. Bunun yanı sırada derslerimi yüksek tutmam lazımdı yoksa bursumu kaybederdim. Çalıştığım diğer işin kimsenin öğrenmemesini istemiyordum neden mi? Çünkü barda gece çalışıyordum,insanlar orada başka bi şey yaptığımı düşünüp... Bunun olmasını istemediğim için kimseye bahsetmemiştim okuldan kimsenin öğrenmemesi lazımdı.
-Eylül,benim bugün erken çıkmam lazım sen kaptır mısın bugün dükkanı? Akşama Sevgiye sözüm vardı,belki de onu da çağırırdım.
-Peki şef.
-Ah Eylül! Dikkat et bu aralar,sapıklar çoğaldı etrafta. Tam bu konuşmamızın üzerine gelen kişilere bakın aptallar çetesi! Bunu benden ziyade Sütlü Nuriye çok kullanıyordu.
-Eylüül,seni çok özledim bugün okulda yoktun. Sana bi şey olucak diye çok korktum bütün gün boyunca ders dinleyemedim. Mert Burak'a dönerek:
-Burak sen normalde de ders dinlemezsin ki zaten. Bunlar cidden aptaldı...
-Kes sesini Mert, ah Eylülcüm sen yokken sınıfın tadı tuzu da yok biliyor musun? Ders esnasında izleyebilidiğim biri yok! Beni azarlayan kimse yok! Geri dön Eylüüül!
-Burak kes sesini! Bi yere gittiğim falan yok bugün izinliydim müsabakalara hazırlık için. Eğer biraz daha bağırmaya devam edersen zor kullanıcam haberiniz olsun. Ah bunlar cidden sabrımı zorlayan insanlardı!
-Eylül, çıkıyorum ben.
-Tamam şef! Sanırım Sevgiyi arayıp buraya çağırmak en iyisi olacaktı.
Aranıyor:Katil Civciv🔪
-Sevgilim, hani biz bugün seninle film gecesi yapıcaktık ya...
-Eylül! Babamdan daha betersin iş için her gün beni ekliyorsun.
-Tamam kızma, sen bizim kafeye gelsen? Şefin işleri olduğundan erken çıktı bu saatten sonra pek müşteri de gelmez. Salaklar hariç!
-Burak gene mi orada, bugün sen yoksun diye sınıfta tüm gün boyunca Bergen-Elimde Duran Resmin. Dinledi salak çocuk!
Sevgiyi ikna etmem uzun sürse de halletmiştim, saate baktığımda saat 9'a geliyordu. Burak ve arkadaşlarını zor da olsa yolladıktan sonra mutfağı toplamak için içeri geçtim, ufak ama şirin bi kafeydi. Okuluma yakın olduğundan burayı seçmiştim ama, diğer çalıştığım yer Ankara'nın en işlek caddesi Tunalı Hilmi'de bi bardı. Aslında tam anlamıyla iğrenç bi yer osla da parası iyiyidi! Kapının açılma sesiyle hemen içeri geçtim sevginin gelmesini umut ederken gördüğüm kişi pek de sevdiğim biri değildi! Kendini beğenmiş ukala insan.
-Vay bizim başkan buradaymış. Bugün yoktun başkan herkesin gözü yollarda kaldı. Yanında arkadaşları olduğunu düşündüğüm bi kaç kız bi kaç tane de oğlan vardı. Kız hemen kedi yavrusu gibi yapışıp:
-Poyraaaaz, burası çok güzel! Neden daha önce getirmedin?
-Bebeğim daha önce çalışanları iyi değildi. Ama şimdi kendilerini baya düzeltmişler. Bunların hepsini gözümün içine bakarken söylemesine daha da gıcık olmuştum ona katlanmamak adına.
YOU ARE READING
Benimle Kal
Teen Fiction"Her şeyi tek başına omuzlayamazsın Eylül, netice de sen de bi kızsın." "Ama üstesinden gelebilirim Poyraz. Çünkü yapmak zorundayım eğer bunu yapmazsam hayatta kalamam, lütfen ama lütfen ikimizin sırrı bu." "Bana ait olmayı kabul ettiğin sürece, sı...
