Sen uykusuzluk nedir bilirmisin??
Tırnaklarınla yaptığını parçaladın mı?
Gözlerini tavana dikip düşündüğün oldu mu bütün gece,
Ve bütün bir gün,
Belki gelir ümidiyle,
Bekledin mi hiç?
Gelmeyince seni aramayınca,
Ölesine ağladın mı?
Sonra çekilip en koyusuna yanlızlıkların,
Ona ait ne varsa,
Bir bir hatırladın mı?
Sen günden güne erimeyi bilir misin?
Dev bir ağacın vekarı içinde ölmeyi,
Bir teselli aramayı,
Issız parklarda tenha sokaklarda,
Ve bütün bir şehir uyurken uzaklarda,
Deli divane yollara düşüp,
Yaşlanmış bir köpek gibi,
Eskimiş bir gömlek gibi atılmışlığını,
Hissettiğin oldu mu?
Sevmekten, günler geceler boyunca yürümekten,
Elin, ayağın kalbin yoruldu mu?
Sen yalnızlığın acısını bilir misin?
Unutulmak bir hançer gibi saplandı mı sırtına?
İçinde kıskançlığın zehirli çiçekleri açtı mı?
Bütün gururunu çiğneyip,
Sevdiğinin geçtiği yollarda bastığı toprakları,
Eğilip öptün mü?
Sen çaresizlik nedir bilir misin?
Sen yokluk nedir gördün mü?
Yanan başını duvarlara vurup parçalamak,
Geldi mi içinden?
Sen her gün bin defa öldün mü?
Böyleyim diye ayıplama beni,
Birgün kendimi sonsuzluğun koynuna bırakırsam,
Yaralı ve yenik bir asker gibi…
Darılma;
Unutma ki,
Her seven adsız bir kahramandır.
Unutma ki,
İnsan sevebildiği kadar insandır.
— Ümit Yaşar Oğuzcan / Unutma ki
YOU ARE READING
Duygularım yine darma dağın
Short Storyİnsanların bana hissettirdikleri duygular. Yüzlerine söylesem asla anlayamayacakları duygularım. Siz siz olun karşınızdaki insan kara cahil ise aranızdaki samimeyete güvenipte duygularınızı anlatmayın. Anlamaz, anlamış gibi yapar. Üzülürsünüz
