BEATRIX ELEXTRA:
Şafak sökmek üzere... Düşman üssü uykuda. Baskının tam vakti..!
Gizlendiğim yerden silahımı doğrultarak karşımdaki, aylardır yerini bulmak için ter döktüğümüz bu yere bakıyorum. Arkadaşlarımın çoğu öldü, geri kalanı ise yaralı.
Az önce komutanımın emri sonucunda harekete geçmiştik. Fakat herşey ters gitmişti. Ben geride kaldım. Geçilmesi neredeyse imkansız testlerden geçip, düşmanlarımın organları ile onları deştim.
A
ma ben pes etmedim ve o sınavların hepsini tek tek geçtim. Onların dediğine göre yüksek bir ortalamam olduğu için son yıkıcı darbe olacakmışım. Yani en sona kaldım anlayacağınız.
Üzerimdeki larcivert ve koyu yeşil bedenimi saran esnek kumaş ,dövüş esnasında rahat etmemi sağlıyor, üzerimde olan çeşitli kemerler ile türlü türlü bıçaklar, sırtımda asılı sniper silahım ve bir belimde, iki tane de bacaklarımda olan silahlar ile tam bir silah deposu gibiyim. Yeteneklerim ile birleşince, düşmanların küçümsediği bir kadın asker olarak, buradaki teröristleri indirebilirim.
Yüz üstü gizlendiğim yerden rehin alınan Türk askerlerimize bakıyorum. Karşı tarftaki teroristler, muhtemelen bir şantaj için rehin aldıkları askerlerden dolayı hallerinden memnun görünüyorlar. Taki ortaya, kirli bir bez parçasıyla kundaklanmış en fazla bir günlük olan bir bebek çıkana kadar. Ve bu bebeğin kafasına silah dayanana kadar. O bebeğin orada işi ne bilmiyorum ama, ben sniper silahımı çıkarmış, çok geç olmadan adamı vurmaya odaklanmıştım bile.
Sniperi kurup, elindeki silahı bebeğe doğrultan teröristin iki kaşının ortasını hedef aldım. İçimden saymaya başladım. O adam da bebeği vurmak için sayıyordu.
Terörist: -3...
İçimden 3...
Teörist:-2...
İçimden 2...
İçimden 1...
Terörist bir diyemeden, iki kaşının ortasından vuruldu.
Bebek ağlamaya başladı. Diğer teröristler kimin ateş ettiğini anlamaya çalışıyorken, bizim Türk askerleri ise tek benim geride kaldığımı bildikleri için ses çıkarmadılar.
Geri kalan teröristleri öldürmeyecektim. Onlar nereden ateş edildiğini anlayana kadar, ben onların hepsini teker teker vurarak yaraladım.
Kime çalıştıklarını ve amaçlarını öğrenmemiz gerekiyordu. Ancak olayların merkezini bulursak, bu olay son bulurdu.
Askerler bağlı oldukları yerde kurtulmaya çalışıyorlar. Ben ise bulunduğum yüksek kayalıkların ardından çıktım. Seri adımlarla bebeğin yanına ilerledim. Henüz ilk baharın başlarındayız, yeni dogan bir bebek oldugu için montu mu çıkardım. Bebeği montum ile bir güzel kundakladım. Hâlâ çok ağlaması iyiye işaret değil . O yüzden ileride iplerden kurtulmaya çalışan yaralı askerleri unuttum, ve bebeği sallayarak uyutmaya başladım.
-Hey! Beatrix, o lanet olasıca bebeği bırak artık!
Cevap vermedim. Ve bebeği uyutmaya devam ettim. Bir nevi ödeşmek gibi düşünün bunu. Hâlâ oradan kurtulmaya çalışırken bir asker daha bağırdı. Ama ben bu sırada bir şeye odaklandım. Bir ayak sesi.
-Hadi Beatrix , önce bizi çöz en... Beatrix Elextra dikkat et!
Uyarıyı dikkate aldım. Bana atılan yumruktan eğilerek kurtuldum. Ve arkama dogru güzel bir tekme attım. Arkamdaki kimse, bir tarafı çok pis zarar görmüştü.
CZYTASZ
Kesişme Noktası
FantasySaldırgan ruhların arasında bir sinsi. Gözünü açtığın yer cevap. Gurursuz güçler, sadakatsiz aşklardır. Elinin tersiyle ittiğin büyük yarındır. Kapıdan geçtiğin an yakındır. Arkan düşman, önün keder... Kaç ve gelsinler.
