Önerilen müzik-Tears In Yours Eyes
"Hayır. İnsanlardan nefret etmiyorum.Bu nefret değil.İkide bir bunu demeyin artık."
derin bir nefes aldı.
"Ben sadece ... sadece bu devrin insanlarını anlayamıyorum."
-Biraz fazla önemsemiyor musun?Yani bu kadar fazla kafa yormasan artık. İnsanlığı sen kurtaracak değilsin ya.
Başını önüne eğdi.Bir müddet ayaklarına baktı,adımlarıyla ritim tuttu ve başını kaldırdı.
"Hayır belki insanlığı kurtaramayacağım ama insanları kurtaracak gibi çalışmaya devam edeceğim."
derin bir nefes aldı.Sıkıntısını bastırmak için gözlerini etrafta gezindirdi ve masadaki fesleğen kokulu kitabına sabitledi.En sonunda gene biricik kitabına sığınmıştı.Kitabı eline aldı.Fesleğen kokusunu ciğerlerinde hissetti.
(7 ocak salı.
Mısra anlatıyor.)
Ben Mısra. 19 yaşındayım ve üniversite okuyorum.17 yaşında okuduğum bir kitapla içimdeki asıl Mısrayı keşfe çıktım o gün bugündür kendimi durduramıyorum.2 senedir boğuştuğum çağın şartlarını ve insanlarını, eski kağıt motifli defterime not ediyorum.Öyle mükemmel 2 sene geçirdim denemez ama büyük yollara adım attım,büyük işlere niyetlendim.Dünyayı zarif ruhların kurtaracağına inandım ve kendi zarif ruhumu çağa karşılık yaşatacağıma söz verdim.
🌾🌾🌾
"Anne ben çıkıyorum.Seminer 2 saate biter.Beni merak etme."
Gideceğim seminer kişisel gelişim semineri fakat doğrusunu isterseniz pek umutlu değilim.Her seminerde klişe nasihatleri duymama rağmen seminer aksatmamaya söz verdim.Evet dışarıda pek sevilmeyen bilgiye aç,gözlüklü kız benim ama emin olun düşündüğünüz kadar sıkıcı değilim.
Seminerin yapılacağı konferans için binanın ikinci katına çıktım.Çok kişi yoktu.Belli kalabalıkların genel sitemi imza için(Üniversitede devamlılık için imza atılır.) konferans dinliyor olmalarıydı.Yaklaşık 10 dakika sonra konuşmacılar sırayla kürsüye çıktı.Kalemimi pek kullanmadım çünkü defalarca denilenlerin benzerlerini not almıştım.Akademisyenler,öğretmenler,müdürler derken hayatımın gidişatını değiştiren o adam kürsüye çıktı.
"Merhaba.Ben Cihat.Cihat Altan."
Ceketinin önünü ilikledi ve yüzüne zarif bir gülümseme ekledi ve konuşmaya başladı.
"Hocalarım sağolsunlar. Gerçekten çok kıymetli bilgiler verdiler.Siz bunları ciddiye alarak çok güzel yerlere gelebilirsiniz.Şunu demek istiyorum;Her yerde istenen bir öğretmen,uzman bir doktor ,servetler harcanan bir avukat ve bunun gibi bir çok güzel iş.
Bu işler size sadece ünvan kazandırmaz öyle değil mi?Size istediğiniz o zengin hayatı da sunar.Ün,ünvan,koltuk,şöhret ve para...
Bunların hepsine sahip olabilirsiniz.Ben bunlara sahip olmanız için size bir fikir önermeyeceğim.Ne mi yapacağım?
Size ruhtan ve kalpten söz edeceğim.Hayatınızın mükemmel bir şekilde ilerlediğini düşündüğünüz zaman ruhunuza bakın.Büyük ihtimal ruhunuzun zarifliğini kaybetmiş olacaksınız.Önemli olan ruhun hoş olmasıdır,yaşamın değil.Bunu anlamanız,anlamamız umuduyla.
Hoşça'kalın."
Kendimi defterimi çıkarmaya çalışıyorken ağzı açık bir şekilde buldum.Kelimeler o kadar hayran ediciydi ki hiçbir harfini kaçırmamak için giriştiğim eylemi devam bile ettirememişim. Not defterimi önüme aldım.Konferans bitmiş ve herkes yavaşça çıkıyordu.İnsanların sohbet uğultusu arka fonda devam ederken denilenleri not almaya çalıştım.Birkaç şey yazmaya koyuldum ama tek bir cümle yazabildim.
STAI LEGGENDO
RUHUMUZ ZARİF OLSUN
Narrativa generaleSevgili Mısra; Huzur veren mekanlar azdır.Güzel kitaplar,güzel insanlar azdır.Güzel müzikler azdır.O yüzden buldun mu huzur vereni bırakmayacaksın. Her gün özenle davranacaksın,özenle seveceksin,özenle konuşacaksın.Sana huzur veren her ne olursa ols...
