Giriş

35 0 0
                                        

Saat 13:10
son 5 dakika
Belkide hayatımı değiştirecek son 5 dakika
Çözdüğüm tüm sorulara son kez göz attıktan sonra derin bir nefes aldım ve önümdeki kitapçığı kapattım. Bu sınav için gece gündüz demeden çalışmıştım. Elimden gelen her şeyi yapmıştım. Çünkü bu sınavın sonunda hayalim olan meslek vardı.
Artık saat 13:15'e geldiğinde zil çaldı ve herkes önünde ki optiği teslim ediyordu.
Kimisi ağlayarak kimi gülerek sınav salonundan çıkıyordu. Ben ise ne düşüneceğimi bilemiyordum. Bahçeye çıktığımda annem ve babam büyük bi umutla yüzüme bakıyorlardı.
Ben ise onlara sadece hafif bir tebessüm etmekle yetindim.
Aradan geçen 1 ay sonunda sonuçları aldığımda yaşadığım mutluluk tarif edemeyeceğim kadar büyüktü. İstediğim Üniversitede istediğim bölüme gidecek puanı misliyle almıştım.

Eski günlerimi hatırladığımda yüzümde oluşan gülümsemeyi engelleyemiyordum. Ne kadar da korkmuştum sınavı kazanamamaktan.
Ben dahada ürküten zamanın ne kadar çabuk geçtiğiydi. Sanki daha dün sınava hazırlanıyordum. Şimdi ise çoktan Üniversiteyi bitirmiş ve hayalimde ki meslek olan otopsiciliği yapıyordum. Cesetlerle ilgilenmek onların ölüm nedenini araştırmak düşünüldüğü gibi psikolojimi bozmuyor aksine beni hayatın gerçekleriyle her gün yeniden yüzleştiriyordu. Bu meslekte bazen öyle şeyler görüyoruz ki insanın aklı sırrı ermiyor. Her gün yeni bir şey keşfediyoruz. Bu da insanı iyisiyle kötüsüyle donatıyor.
Annemin bana mutfaktan seslenmesiyle düşüncelerimden sıyrılıp yanına gittim.
- Lale gel kızım kahvaltını yap öyle çıkarsın.
anneme tebessüm ederek kafamı olumlu anlamda salladım ve anneme çayları doldurmaya yardım ettim.
Ailemi çok seviyordum. Allah'a her gün bana böyle bir anne baba abi verdiği için teşekkür etmeyi asla ihmal etmiyordum.
Bi koşuyla merdivenleri çıkıp abimi uyandırmaya gittim.
Kapısını iki kez tıklatıp
-Abi girebilir miyim müsait misin ?
diye seslendim
İçeriden uykulu bir
-Gel abiciğim
yanıtını aldıktan sonra kapıyı açtım ve yanına gidip
-Seni kahvaltıya bekliyoruz. Bekletme bizi de gel bunlar son kahvaltılarımız seninle.
dedim hafif üzgün bir sesle. Yiğit ağabeyim yattığı yataktan doğruldu ve
- Laleciğim artık 29 yaşıma geldim bırakta evleneyim abiciğim hem üzülmene gerek yok çok uzağa taşınmıyoruz, zaten Hülya ile aranız da gayet iyi sık sık bize gelip kalırsın.
dedi aynı zamanda üzerine tişörtünü geçirirken. Ona sadece kafamı sallayarak
-haklısın evlen artık
demekle yetindim ve rahat giyinmesi için odadan çıktım.
Aşşağı indiğimde babam sofrada her zaman ki yerine oturmuş anneme önümüzde ki hafta olacak düğün ile ilgili bir şeyler soruyordu. Babama gülümseyerek
-Günaydın
dedim ve bende kendi yerime oturdum.
Ağabeyim de geldikten sonra annem de yerine geçti ve kahvaltıya başladık.
Abimi çok seviyordum ve evden gidecek olmasına biraz üzülüyordum. Bir taraftan içim rahattı çünkü Hülya çok iyi bir kız ve benim üniversite arkadaşımdı. Aslında sayılı arkadaşlarımdan biri olduğunuda söyleyebilirim. Çok arkadaş canlısı biri olduğum söylenemez.
Ailem sohbet ediyordu ben ise çok bir şey söylemiyor sadece onları dinliyordum. Saate baktığımda çıkmama az kaldığını gördüm ve herkese afiyet olsun dedikten sonra sofradan kalktım ve hazırlanmak üzere odama doğru yürümeye başladım.
Zaten Hastanede iş kıyafeti giyinmek zorunda olduğum için ne giydiğimin çok bir önemi
yoktu. Bu yüzden üstüme siyah bir kot pantolon ve beyaz bir kazak geçirdim. Saçlarımı arkadan balık sırtı ördüm hafif bir makyaj da yaptıktan sonra hazırdım. Çantamı da alıp odadan çıktıktan sonra ailemle vedalaştım ve evden çıktım. Arabama binip çalıştırdım ve hastaneye doğru yola koyuldum.
Vardıktan sonra hemen üstümü değiştirdim ve iş arkadaşlarımın yanına geçtim.
Ateşli silahla yaralanan ve kurtarılamayan bir genç sevk edilmişti hastaneye.Bu tarz vakalara çok çok sık rastlıyordum. Otopsisini yapmak üzere salona girdim . Cesedi iyice inceledikten sonra Atış mesafesini, atış sayısını ve öldürücü yaralanmaları belirledikten cesedi kapattık ve gerekli olan raporu tuttuk.
Bu işi yapmak için soğukkanlı olmak gerekiyordu. Kendini orada yatan kişinin yerine asla koymamamız gerektiği bize kesin bir dille anlatılmıştı yoksa o zaman işte kafayı yerdin.
Ellerimi yıkadıktan sonra üzerime temiz kıyafetler giyindim ve dinlenme odasına geçtim. Bugün sakin geçiyordu. Saatler birbirini kovaladı ve yeni bir vaka gelmedi.
Saat artık 19:00'a geldiğinde çıkmak üzere hazırlanıyordum bir yandan da bugünün yorucu geçmemiş olması için şükür ediyordum.
Ta ki hayatımı değiştirecek o cesedin geldiğinin haberini alana kadar...

Evet arkadaşlar. Bu benim ilk hikayem. Umarım beğenirsiniz, tavsiye ve eleştirilerinize açığım.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Feb 08, 2020 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

OTOPSİStories to obsess over. Discover now