1 hafta sonra...
Dans etmeyi bırakıp aynaya baktım.Bitkin ve çökmüş bir haldeydim.Bugün yine diğer günlerden farksızdı.Tek bir fark Harry'nin beni,benim onu bir kere bile aramamamızın gerçeğiydi.Bütün bu ilişkiyi bozan tek bir sebep (arkadaşlık ilişkimizi) inattı.Buna yüzde yüz eminim.Onu çok seviyorum,çoktanda fazla seviyorum.Ama bu arkadaş olduğumuz gerçeğini bir nebze bile değiştirmiyor.Onu unutmaya çalıştıkça daha çok bağlanıyorum.Aşkta bu değil mi zaten?
Yanağımdan bir damla yaş aktığını görünce hiçbir şey yapmadım.Ağlamak istiyordum.Çünkü ağlayınca rahatlıyordum.Ben bu soğuk odada ağlarken,o Kenall'ın sıcak kollarına sarılıyor.Bu hiç adil değil.Sadece benim için adil değil,diğer hayranlar için bile adil değil.Onunla tanışmışken,şuan eskisi gibi iki yabancıyız.En azından ben öyle hissediyorum.
Bunu hakettim mi?Hem de sonuna kadar hakettim.
''İyi misin?''kafamı sesin geldiği yöne çevirdim.Dylan.
''Şey...evet,evet iyiyim.''gözyaşlarımı sildim ve gülümsemeye çalıştım.
''Bana anlatabilirsin.Biliyorsun seni dinlerim.''böyle bir haldeyken bile beni düşünmesi büyük bir incelikti.
''Her insan hata yapabilir değil mi?Ya da aptallık?''tek kaşını kaldırıp omuz silkti.
''Evet...ama o hatayı yapması için mazereti veya sebebi olabilir.''dediğinde alt dudağım titredi.
''Ne hata yaptın ki?''
''Çok yükseklerdeydim ve birden yere çakıldım.Hepsi bu.''
''Ben sana demiştim.''
''Biliyorum ve seni dinlemediğim için çok özür diliyorum.''dediğimde kollarını göğsünde birleştirdi.
''Seni affetmem için benimle bu akşam sinemaya gelmen lazım.''diye sorduğunda affalladım ve birkaç saniye cevap veremedim.O da bana cevabımı bekleyen bakışlarla bakmaya başladı.
''Pekala öyle olsun,kabul.''dediğimde sırıttı.Ağzını açıp konuşacakken telefonum çaldı.Zaten hepte böyle anlarda telefonum çalar.Hızlıca yerde duran çantamdan telefonumu aldım ve arayan kişiye baktım.HARRY!Açsam mı?Açmasam mı?
"Harry?"
"Selam.Sadece nasıl olduğunu merak ettim."dediğinde ona bağırmak istedim ama yapamadım.Tanrım,ona kızıp bağıramıyordum bile!
"Ben iyiyim.Hem de çok."Salak America! Zaten araya girmesen olmaz iç sesim. Ah,teşekkür ederim.
"Buna sevindim.Birde bu akşam buluşalım mı diye sorucaktım."ne?!Hadi ama neden bu akşam?!Bu sorusu üzerine Dylan'a baktım.
"Harry çabuk ol,geç kalmak istemiyorum."arkadan Kendall'ın sesi geldi ve o an bütün dünyam başıma yıkıldı.
"Tamam,Kendall.Geliyorum."diye seslendi Harry,Kendall'a.
"America?"Harry'nin sorusu beni kendime getirdi.
"Harry,bu akşam Dylan ile randevum var."
"Hım anlıyorum,erteleyemez misin?"
"Hayır,sanmıyorum."
"O zaman çifte randevu yaparız.Nerde buluşucaksınız?"
"Harry-"
"America,nerde buluşucaksınız?"
"Sinemada."
"Tamam Kendall'ı da getiricem.Böylece hep beraber olucaz.Yeri bana mesaj atarsın."deyip telefonu kapadı.Bense öylece kala kaldım.Ne yapıcam biliyor musunuz?Dylan'a son ana kadar bir şey söylemiycem.Bu arada hızlıca Harry'e yeri mesaj attım ve derin bir iç geçirip Dylan'ın yanına ilerledim.
"Bir sorun yok öyle değil mi?"
"Hayır,büyükannem beni merak etmişte, eve ne zaman geliceğimi sordu."çok iyi bir yalancısın America.
"Ah,pekala istersen seni bırakıyım?"
"Buna çok sevinirim."dedim ve gülümsedim.
"O zaman gidelim."dedi ve böylece beraber arabaya yürüdük.Akşam için çok iyi hazırlanmam lazımdı.Asıl amacım Harry'i Kendall ile geldiğine pişman etmekti.Yani onun üzerinde iyi bir izlenim bırakmak istiyordum.Bunun yoluysa iyi giyinmekti.Bu sefer umudumu yitirmiycem.Çünkü Kendall'ın başarılı olması istediğim en son şeydi.
BINABASA MO ANG
Beyond Your Dreams (Türkçe)
Fanfiction【1.Kitap】 America Grace sıradan, normal bir hayatı olan ve üniversiteye giden bir kızdı. Ta ki, gittiği kulüpte Harry ile şarkı söyleyene kadar. O geceden sonra hayatının eskisi gibi olmayacağını biliyordu. Fakat her şeyi akışına bıraktı ve hayran o...
