Şirket

52 12 0
                                        

Açmaz olaydım bu gözleri, açmaz olaydım yahu! ilk iş günüm; hiç hoş gelmedin gelirken'de elin boş geldin anlamıyorum ki bugün benim ilk iş günüm diye tatile çıkmalıydım ben diymi ama?? neden işe gidiyorum ki off of!! Neyse ben en iyisi hazırlanayım yoksa ilk iş günüm'de kovulacağım. Yok yahu kim kovuyormuş beni iyice saçmaladım zorla çalıştığım bir işim var ve babama ait şirkette çalışacağım üstüne bir de beni kovmalarını beklemek tam bir salaklık olsa gerek...Aman yarabbi ne düşündüm ne düşündüm kaldır totişi Umay! daha çok işin var. Yine ne giysem diye dolabın önündeyim bu dolaptakilerin hepsi neden deri acaba? hep Elvan yüzünden alış-verişe gittiğimiz'de ne kadar deri varsa hepsini aldı. Aman be Umay ne dert ediyorsun giy işte fıstık gibi olacaksın fena mı? diyerek aldım oradan , bir kenarda gümüş rengi fermuarı olan deri elbiseyi geçirdim üzerime. Ne güzel oldum be diye ayna'da iltifatlar yağdırmaya başladım kendime saçlarımı'da at kuyruğu yapınca tamam oldu.Üzerime ceketimi geçirip çizmelerimide giydikten sonra, çantamı alarak zıplaya zıplaya aşağıya inmeye başladım tabi aşağıdan Meriç beyin sesi gelmeseydi iyiydi 

"Yavaş ol biraz koca evi başımıza yıkacaksın yada bir tarafını kırıp işlerden kaçacaksın!"diye seslenince 

"Ah! keşke öyle bir olsa aman be bendeki'de ne iğrenç bir şans.."diye söylene söylene vardım bizimkilerin yanına babam takım elbisesiyle ayakta beni bekliyor. Meriç bey yine kanepeci sıfatına dönmüş ve kanepede yatmış elinde'de kumanda. Bir özendim ona aman amann...Meriç niye öyle bakıyorsun yavrum yiyecek misin beni tamam iyiyim hoşum falan ama öyle bakma be yavrum!! 

(MERİÇ'DEN)

Aman yarabbi bu kız ne tatlı bir şey suratın'da çocukça bir ifade öylece bakınıyor etrafına gerçi tatlı ama evi'de başımıza yıkacak az sonra. Ev demişken'de ben bu ev yalanını daha ne kadar sürdüreceğim acaba diye düşündüm ilk önce yaralandığım için Umay gelmeden önce onlar'da kalıyordum şimdi ise ev tadilatta demiştim. İyi ki o gün o serserileri ayırmak için kavgaya karışmışımta bıçaklandım gerçi hafif bir şey. Ama yine'de bunu Umayı buraya getirmek için kullandık çünkü babası bir şeyler öğrenmesini istiyordu, tabi ben böyle bir kız geleceğini bilmiyordum ki her neyse ne diyor bu kız ya

"Ben çalışayım üvey evlat burada yatsın ha ne ala memleket!"diye söylenince gülmeye başladım

"Bugün hastaneye gidip dikişlerimi aldıracağım, yarın bende iş başı yapıyorum. Daha önce çalıştıklarıma say.." diyince herkes güldü.

"İyi o zaman daha önce çalıştıklarına sayıyorum ama ben çalışırken bu evde kimse yatamaz o'na göre yarın şirkette olsan iyi olur!"diye ilk önce ciddi bir ifadeyle söyleyip yine gülmeye başladı.

"Emredersiniz efendim." diyerek el salladım ve gittiler. Bu kızla aram'da farklı bir elektrik vardı. Belki'de Umay'ın deli olduğundan kaynaklanıyordur bunlar ha? diyip geçiştirdim...

(UMAY'DAN)

"Emredersiniz efendim." diyerek el salladı. Canım ya yerim ben bunu böyle çok tatlı falan ayrı bir karizması var ayrıca sempatikte birisi ah en sevdiğim erkek tipleri ama yeri geldiğin'de öyle bir bakıyor ki beni öldüreceğini zannediyorum...Arabanın yanına geldiğimiz'de babam araba'nın anahtarını bana atıp 

"Yeni araban hayırlı olsun artık bir iş kadınısın, İstanbul trafiğine alışsan iyi olur!"diyerek gülümsedi canım babam be diyerek koştum gittimn sarıldım babama

"Teşekkür ederim, babacııığğğmm!"yapınca

"Ben senin baban değilim bana bir daha böyle hitap etme ben senin patronunum.."diyip güldü o gülünce

"Emriniz olur efendim!"diyerek neşeyle arabaya bindim siyah bir spor arabaydı son model içimden bu araba için bile 1 ay katlanmaya yeter be Umay diyerek içimden sevinç çığlıkları attım ve babamın tarif ettiği yollardan şirkete doğru yol aldık...

*****

Aman yarabbi nasıl bir şirket burası? Bunlar insan mı? ben doğru yerde miyim? herkes niye böyle bakıyor? ayrıca şu sarışın adam neden yanıma geliyor? derken geldi zaten yanıma eh be baba alacağın olsun beni daha ilk günden ektin ve ben hala çalışacağım odanın nerede olduğunu bilmiyorum.

"Merhaba, yeni misiniz? çok şey gözüküyorsunuz'da.." dedi o sarışın çocuk ne diyeyim ki ben bu çocuğa "şey" dediği için kızayım mı? yoksa doğruyu söylediği için alnından öpeyim mi??

"Öyle'de dene bilir ben Umay İris." diyerek gülümsedim ve adamın uzattığı elini sıkarken adam

"Oktay.."dedi biraz şaşırmışa benziyordu koskoca şirket ve sahibinin kızı öylece durmuş salak gibi davranıyor. Tabiki de şaşırır adam 

"Ah öyle mi? Yusuf beyin bir kızı olduğunu bilmiyordum. Her neyse siz ne için gelmiştiniz?"diye sordu kibarca inana biliyor musunuz? kibarca yerim lan ben bu çocuğu!!

"Babamla beraber gelmiştik ama son anda bir arkadaşının yanına gitmek zorun'da kaldı. Ayrıca benim tanımamanız'da doğal normal'de Kütahya'da yaşıyordum ama buraya bir proje hazırlamak için geldim." dedim sonra fısıltıyla o'na doğru biraz eğilip "Aslın'da zorun'da bırakıldım.."diyerek kıkırdadım. 

"Hımm o zaman sizi meriç bey ve benim odamın arasın'da ki boş odayı hazırlatayım. Meriç beyi tanıyorsunuz dimi?"diye sordu aman ben'de ne diyeceğim canım

"Tanımaz mıyım? 'üvey evlat' evinde tadilat var diye bizim evde kalıyor."diyip güldüm o'da gülümsedi sonuçta o'nun da patronu oluyor dimi? böyle benimle dedikodu yapıyomuş gibi hiç hoş değil...

"Ben onların evin'de tadilat yok diye biliyorum ama neyse boşverin buyrun buradan gideceğiz."diyip eliyle yol açarak yürümeye başladı.Benim ise aklım'da kalan tek şey neden Meriç'in evinde tadilat olmadığını söylemesiydi aman neyse ya dedim sonuçta bu adam her şeyi bilecek değildi ya. Oda'nın önüne geldiğimiz'de kapıyı açtı ve gülümsedi bir kaç adım atıp odaya girdiğimde biraz odaya bakındım ve oda'nın içinde ki kapı dikkatimi çekti ve Oktay beye dönerek sordum

"Bu kapı ne için?"

"Burası eskiden Meriç beyin babasına aitti ve Meriç bey'de yan odasın'da olduğu için görüşmek için devamlı bu kapıyı kullanırdılar o yüzden böyle. Belki kaldırtabilirler."diyip anlattı bende gülümsedim ne yani yan odamda Meriç mi olacaktı? Bingooo!!!! Çalan telefonumu almak için elimi çantamın içine attım ve karıştırmaya başladım o sırada Oktay bey'de

"Ben gideyim görüşmek üzere."diyerek gülümseyince ben'de o'na gülümsedim. Sonun'da telefonumu çantamdan çıkarta bildiğimde tanımadığım bir numaranın aradığını gördüm ve kulağıma götürdüm.

"Alo?" 

"İlk iş gününüz hayırlı olsun Umay hanım, duydum ki babanız sizi ekmiş ben'de düşündüm ki belki benimle yemek yemek istersiniz hem proje hakkında 'da konuşuruz. Ne dersin Umay üvey evlatla yemeğe çıkacak mısın? ama bak beni çok bekletme şirketin kapısındayım çabuk ol!" diyince öyle bir şaşırdım ki Meriç beni yemeğe çıkartacaktı ovv ovvv! inanamıyorum...

*****

Sevgilerleee :))

UMAYWhere stories live. Discover now