Yer : italya
"ტყემ მოისხა ფოთოლი,
აგერ მერცხალიც ჭყივის,
ბაღში ვაზი ობოლი
მეტის ლხენითა სტირის.
აყვავებულა მდელო,
აყვავებულან მთები;
მამულო საყვარელო,
შენ როსღა აყვავდები?!"
Okuduğu şiir kitabının kapağını kapatıp, önündeki masanın üstüne Yavaşça bırakırken derin nefes aldı genç ajan.
"Kitabı bitirdim. Sen hala şu sisteme giremedin" Diye homurdandı.
Odanın karanlığını aydınlatan tek şey monitörden yansıyan ışıktı. Alfa adıyla nam salmış genç hacker marifetli parmaklarını klavyenin üzerinde gezdirirken, yüzüne alaycı bi tebessüm yerleşti. "Karanlıkta nasıl kitap okuyorsun çok merak ediyorum."
Oturduğu yerden kalkıp, yavaş adımlarla bilgisayara yaklaşarak, Gözlerini monitöre sabitledi ajan Black. "Bazen Benim kim olduğumu unutuyorsun."
Alfa başını olumsuzca iki yana salladı. Bu kadını çok iyi tanıyordu. "Ada Kılıç nam-ı diğer Black. Yarı Türk, yarı İtalyan. uluslarası ajansın. Yeraltı dünyasında adını herkes duysa da kim olduğun bilinmiyor. Görevlerini genellikle tek başına halledersin ama Şef zorlarsa bizimle çalışıyorsun. Şu an olduğu gibi. Ve bi de en önemlisi kurbanlarını öldürdükten sonra yüzlerini kendi kanlarıyla yıkıyorsun, yanlış mıyım?" Diye son sözlerini tamamladı.
"Aferin asker. Şimdi bize marifetlerini göster bakalım." Diyerek alaya aldı ekip arkadaşını.
güvenlik duvarını aşmakla uğraşan hacker, başının üstünde dikilen kadına baktı. "Şimdi bitecek de sen böyle başımın üstünde mi duracaksın?" Diye sordu.
"Çabuk ol o zaman. Artık şu piçin işini bitirmek istiyorum."
Kendine yeni meşgale aramak için gözlerini oda da gezdirdi genç kadın. Genellikle operasyon için kulandıkları evlerden biriydi burası. Bu yüzden her yer cephane ile doluydu. Büyük salonun bi köşesi tamamen silahlarla döşenmiş. Küçükten büyüğe her türlü silah ve mühimmat bulunurdu.
Karanlığı sevmesine rağmen içi daralmıştı kısa saçlı kadının. Tavana asılı olan ışıkları açtı. Gözüne kestirdiği nişancı tüfeğine doğru ilerlerken, bir kaç saat sonra yapacağı görevi düşündü. Eğer istediklerini elde edemezlerse, bu tüfekle beynine delik açacaktı kurbanın.
Eline alıp incelemeye başladığı tüfeğe göz ucuyla bile bakması yeterli olur Black için. Her türlü silahı tanır ve kullanırdı. Artık hayatı olmuştu onun için bunlar.
Elindeki ingliz yapımı olan AS50 keskin nişancı tüfeği onun vazgeçilmezleri arasında. Çünki, bununla 2.000 metreye kadar yüksek isabetli atışlar yapabilmektedir.
yaptığı atışları geldi aklına. Acemiyken çektiği zorluklar ve ödediği bedeller. Sonra bütün geçmişi gözünün önünden geçti. Onu bu hayata zorlayan şartlar. Ailesi'nin ölümü ve sevdiği adamın gözleri önünde 18 yerinden bıçaklanarak katledilmesi. Bunun üstüne de deli muamelesi görmesi. 5 ay akıl hastanesinde yatması. Hepsinin intikamını almasına rağmen içi soğumadı, ki bu yüzden devam etti bu işe. Ruhu ölmüştü zaten. Ama bedenini bu dünyadan silinmesi gereken pislikler için kullanıyordu. En azından kendini böyle teselli ediyor ve rahat duruyordu.
Geçmişin tozlu sayfalarından çekip çıkaran şey Yaman'ın sözleri oldu. "Sistem artık elimizde." Dedi tatmin olmuşcasına sırıtırken.
Elindeki tüfekle bilgisayar başında oturan arkadaşını nişan aldı. "O zaman operasyon başlasın."
İkisi de hazırlanmak için ayaklanırken, Yaman'ın telefonu çaldı. Gecenin bu saatinde kim acaba diye düşünürken, ikizi Yamaç aradığını görünce beklemeden açtı. Konuşmak için dudaklarını aralamıştı ki, ikizi her zaman olduğu gibi izin vermedi. "Bu saatte görevde olduğunuzu biliyorum ikizim ama önemli."
Sesindeki endişe ikisini gerse de bozuntuya vermedi. Her zamanki tok sesiyle sordu. "Noldu?"
"Şef aradı. Zafer beyi kaçırmışlar."
Black her zaman ki ciddiyetine bürünürken, elindeki tüfeği yerine bıraktı. "Ne zaman oldu bu Beta?" Diye sordu hoparlöre alınan telefona doğru yürürken.
"Bilmiyorum. Şef detay vermedi."
"Tamam Beta. Bi şey öğrenirsen haberdar et. En kısa zamanda döneceğiz." Diyerek son sözlerini sarf etti kısa saçlı kadın.
"Pekala, dikkat edin kendinize." Kapattığı telefonu masaya bıraktı Yaman. Irisleri karşısında duran kadının gözlerine sabitlendi. "kim? Neden kaçırsın Zafer beyi?"
"Adam gazeteci. Peşine takılmıştır yine birileri. Bir şey olmaz. Şef halleder." Diye kestirip attı parmaklarını kısa saçlarında gezdirirken.
"Umarım öyledir. Işler karışırsa başımıza yine görev çıkacak."
"Neyse, hadi giyin de çıkalım. Paket etmemiz gereken biri var." Zafer bey için ne kadar endişelense de şu an düşünmesi gereken tek şey göreviydi.
...
Hayat zordur herkes işin. Önemli olan zorlukları kendi lehimize çevirmektir.
Bir grup ajanın Yaşadıkları zorluklarla nasıl baş ettiklerini anlatan bir hikaye.
Verdikleri kararlar ve düzenledikleri operasyonlar ile bir çok taşı yerinden oynatacak güce sahipler. Girdikleri her savaşı kazanmalarına rağmen çok şey kaybettiler. Hem kendi aralarında, hem dünya da verdikleri savaşın bir kazananı olacak mı?
Gelin hep birlikte öğrenelim...
**********************************
Tanıtım hakkında düşüncelerinizi yazınız !
(Hatalarımı mazur görüp, sadece okumanın keyfini çıkarmanızı istiyorum sizden. Fazlası değil. yorumlarınızı eksik etmeyin.)
♥Bu yolculuğa daha yeni başladık. birlikte devam ettirelim.♥
Son olarak başlama tarihini alayım...
ESTÁS LEYENDO
Girift | Kurşun izi
AcciónAşkta savaş olur da, savaşta aşk nasıl olur ? *** Bir grup ajanın Yaşadıkları zorluklarla nasıl baş ettiklerini anlatan bir hikaye. Verdikleri kararlar ve düzenledikleri operasyonlar ile bir çok taşı yerinden oynatacak güce sahipler. Girdikleri her...
