1.Bölüm: Acı

21 2 0
                                        

Multimedya:Azra&Selim
                         
Sabah kalktığımda içime bir kurt düşmüştü. Ben her zaman hislerine güvenen bir insan olmuştum. Bu gün ise hislerin bana 'sakın dışarıya adım bile atma' diye bağırıyordu. Annemin bana seslenmesi ile kendime geldim.
"Azra! Hadi kızım kahvaltı hazır."
"İki dakika içinde yanındayım papatyam."
Yataktan kalkıp yüzümü yıkamak için banyoya gittim. Her zaman kullandığım kremler ile yüzüme bakım yaptıktan sonra mutfağa doğru yol aldım. Günlerden cumartesi olduğu için bütün gün evde pinekleye bilirdim. Mutfağa gittiğimde annemin çeşit çeşit kahvaltılık almış olduğunu fark etmiştim. Bu bana biraz garip gelmişti çünkü biz o kadar da zengin bir aile değildik. Babam ben 5 yaşındayken vefat edince ,annem tek başına beni büyütmüş ve asla evlememişti. Annem garip bakışlarımı fark etmiş olacak ki bana bakıp;
"Ne o kız. Ne gördün?."
"Sadece bu kadar kahvaltılık nereden geldi onu merak ettim."
"İş yerinden pirim aldım. Evdeki eksikleri kapatayım dedim."
"Peki papatyam benim. Hadi artık yiyelim kurt gibi açım."
"Kız görende aç yattın sanar." Diye söylenmeye başlamıştı. Annemi sinir etmeye bayılırdım ama sonuçlarını pek sevmezdim. Siz hiç anne topuklusu yediniz mi?
Ben yedim.
Annem terlik giymekten nefret ettiği için bana atacak şey yokmuş gibi ayakkabılıktan en yüksek ve ağır olan topuklu ayakkabıyı seçip bana fırlatırdı. Bu nedenle sonuçlardan pek hoşlanmazdım.
Kahvaltı ederken tekrar içimi bir hüzün kapladı. Kalbime bir ağırlık çöktü. Anneme bakıp ;
"Anne bu gün hiç dışarı çıkmasak ne olur?"
"Artık aç yatarız. Benim bu günde işim var kızım."
"İzin alamaz mısın?"
"Ne derdin var Azra? Söylede bende kurtulayım sende."
"İçimi bir his kapladı sadece. Bu gün kötü birşeyler olacakmış gibi geliyor."
"Kızım olacağı varsa olur. Sen çok güvenme o kafandaki cadılara."
İkimizde kahkahalara boğulmuştuk.
Yemek bittikten sonra annemi işe uğurladım ve en sevdiğim yabancı diziyi açıp izlemeye başladım. Biraz zaman geçince diziden sıkılıp odama gidip kitap okumaya başladım. Okuduğum kitap fantastik bir kitaptı. Canavarlar, cadılar,büyücüler...
Ben her zaman böyle kitaplar okumuştum. Küçükken bana zorla okutturmaya çalıştığı kitapları okumayıp onun yerine Harry Potter ve Percy Jackson gibi kitaplar okurdum. İlk defa elime Şeker portakalını verdiklerinde ben kitaba kitap bana bakar şekilde kalmıştım. Şimdi ise Şeker portakalı en sevdiğim kitap haline gelmişti. Tabii daha geçen hafta okuyunca.
Etkilendiğim kitaplar olunca onu hemen en sevdiğim sırasına koyup arada açıp okurdum. Sonra bir süre geçince aslında o kadar da matrak bir şey değilmiş diyip kitabı bırakırdım.
Saate baktığımda tam 5 saattir kitap okuduğumu fark edip kitabı bir köşeye koydum. Canım sıkılmaya başlamıştı. En sonunda telefonuma gelen mesaj ile neşelendim.

Gelen: Bir numaralı Panda

Naber panpa?

Giden: Bir numaralı Panda

İyi panpa sen?

Gelen : Bir numaralı Panda

İyi bende. Papatya ne yapıyor?

Giden: Bir numaralı Panda

İş yerindedir.

Gelen: Bir numaralı Panda

Dur kız ! Susum yazıyor. Hadi bay

Giden: Bir numaralı Panda

Selam söyle Susuya.

Benim için 'Bir numaralı Panda ' olan Selim yine yaptığı saçmalıklarla beni güldürmeyi başarmıştı. Tam mutfağa gidip su alacakken kapı çaldı.

"Azra Yılmaz ile mi görüşüyorum?"
"Buyrun benim."
"Azra hanım anneniz Songül Yılmaz çalıştığı mağazada çıkan bıçaklı saldırıda hayatını kaybetti. Cenaze işlemleri için hastaneye gelmeniz gerekiyor. "
Elimdeki bardak yere düşüp param parça olmuştu. Aynı benim gibi. Yere çöküp bağırmaya başlamıştım. Hayatımdaki tek kişi, yaşam sebebim, papatyam ölmüştü.

Biraz kısa bir bölüm oldu. Farkındayım. Emin olun diğer bölümler daha uzun olacak. Profilimdeki "Aşk ve Adalet" kitabıma da bir şans verirseniz sevinirim. :)

GİZEMLİ ADAM (Ara Verildi)Des histoires addictives. Découvrez maintenant