*NEFES ALAMIYORUM*

51 6 1
                                        

İnsan kendini bir başkasına anlatamıyor. Anlatsa bile kendini duygularını anlatamıyor. Canı yanıyor susuyor, yoruluyor ses cıkarmadan devam ediyor, seviyor içine gömüyor, ölüm döşeğinde bile olsa ona iyiyim diyor... daha diyemediğim neler var. İnsan sevince kendini unutuyor hayatının tamamı onu yapıyor. Ama o bunu görmüyor.

Ben ruhumu düşüncelerle boğarken Simay beni dürtükleyip:
- Hey Eliz daldın yine , n'oldu? dedi. En yakın arkadaşım Simay olmasına rağmen ona da anlatmamıştım onu.
- Yok bişe, canım sıkıldı bir şeyler yapalım ?
- Alışveriş olur mu?
-Daha dün yaptık daha yaratıcı ol?
-Hım şirkete gidelim hem babamlar uğramadığımız için kızıyor.
-Olur .dedim.Başını onaylar anlamda salladı.
- Üzerime düzgün bir şeyler giyinip gelicem sen arabayı çalıştır. Dedim. Başını onaylar anlamda salladı ve oturma odasından cıktı. Bende odama cıkıp gardolabımı actım bana yakışan ve şirket ortamına uygun ekoseli mini tulumumu giyindim. Cidden bana yakışıyordu. Makyajsız yüzüme biraz fondöten ve maskara sürdüm. O orda olabilirdi ve ona çirkin gözükmek istemezdim. Daha fazla oyalanmadan evden cıktım. Simay arabayı çalıştırmış arabanın içinde oturuyordu. Arabanın kapsını acıp bindim. Simay' ın dudaklarını O şeklini almıştı. Bir kahkaha patlattı ve:
-Bu ne güzellik hayırdır şirketten sonra randevuya mı gidecen?
-Kapa ceneni Simay da sür şu arabayı! Dedim. Kıkırdamasını bastırmaya çalışarak arabayı şirkete doğru sürmeye başladı. Ona nasıl diyecektim ki ben seninle abi kardeş gibi büyüyen kuzenini seviyorum ondan bu hazırlık. Düşüncesi bile kötü. Belki bir şey demez o ama ben aileme nasıl derim? Hadi onları da geçtim abime nasıl derim? Ondan nefret ediyor sırf ortaklıktan katlanıyor ona. Düşünmeyeceğim. Yoksa deliririm.
Şirket eve uzak olmadığından çabucak gelmiştik. Kalbim cıkacakmış gibi atmaya başladı. Arabadan indik ve şirkete girdik. Başımla birkaç çalışanı selamladım. Asansöre bindik. Asansör her kat geçince kalbim daha da hızlanıyordu. Sonunda asansör durdu kapısı açıldı, indik. Babamların ortak konuşup dinlendikleri odaya girdik. Oradaydı. Ama kafasını çevirmeye dahi tenezzül etmemişti. Bakışlarımı ondan alıp babama cevirdim ve hızlı adımlarla yanına gidip ona sarıldım. Sonra dikleşip abime sarıldım. Simayın babası yani Hakan amcaya da mesafeli bir şekilde sarıldım sonrasında ona yani Bulut 'a :
- Sana da merhaba.dedim . Kafasını kaldırmadan mırıldanarak :
- Merhaba hoşgeldiniz. Dedi. Şuanda moralim bozulmuştu. Bu neyin soğukluğuydu böyle? Neden beni görmemek için diretiyordu ? Ben babamın yanında oturmuş düşünürken Bulut kalkıp gitti. Sinirim tavan yapmıştı.
Babamla babamın odasına gittik. Epeyce bir çalıştık sonra babam bana Buluta getirmem için birkaç belge verdi. Bende tabiki fırsattan Bulut un odasına doğru gitmeye başladım. Kapıyı tıklatmadan içeri girdim. Keşke girmeseydim..... lanet olsun. Azra masanın kenarında duruyor Bulutsa kızın ağzına düşecekmiş gibi sacını kokluyordu. Belgeleri hemen koyup cıktım. Lavaboya gidip duvara yaslandım. Gözlerim cıkacakmış gibi ağlıyordum. Ağlamayı bir süre sonra kestim nefes alamıyordum. Öksürüyordum. Yavaş yavaş yere düştüm. Nefes alamıyorum.... lanet olsun . Ben kıvranırken Simay içeri girdi. Şok olmuştu hemen beni kaldırıp elimi yüzümü yıkadı. Sonrasında nefes alışverişim düzeldi ama ruhum boğuluyordu. Hatırladıkça deliriyordum.

Simay 'ın ısrarıyla eve döndük. Bana yemek hazırladı sonrada zorla yedirdi. Yemekten sonra duş almak için odama cıktım.
Duşa girip sıkı bir duş aldım.
Duştan sonra üzerime geceliğimi giyinip yattım.

Onu sevmenin yasak olduğunu bile bile yasağa koşuyordum ama neden?
Onu kendime saplantı mı yapmıştım ? Neden vazgeçilmezdi hiçbir şey yapmamasına rağmen? Neden Azra da ben değil ? Azra onu değil konumunu seviyor bense onu bütün iyi veya kötü huylarıyla seviyorum.
Yatakta bir o yana bir bu yana dönerek debeleniyordum. Aynı zamanda ruhumda olduğu yerde debeleniyordu. Anlamıştım ilaçsız uyuyamayacağımı. Yataktan hafifçe uzanıp komidinin çekmecesinden uyku ilaçımı aldım. Dikleşip komidinin üstündeki suyla beraber ilaçı içtim. Tekrar yatağıma uzandım. Tavana bakıyordum, sersemlemeye başlamıştım bile . Gözüme görüntüler gelmeye başladı. Bir an gözüme bu gün gördüklerim geldi. Kalbim yandı resmen. Gözlerim bulanıklaştı.........

Vote ve oy bekliyorum. 😉

Bölüm şarkısı : SAGOPA KAJMER sessiz ve yalnız

-  RUHUMUN KÂTİLİ  -Stories to obsess over. Discover now