Bölüm 1

12 2 0
                                        

Meryem.
O an sadece diyebildiğim kelime meryemdi. Çalıştığım radyo kanalından çıkarken yağmurun yağması ve benim soğuktan kaskatı kesilmiş bedenim. Hızla eve gitmeye çalışıyorum. Ben aklımda düşüncelerle dalmış yürürken hiç tanımadığım birinin beni durdurup adımı sorduğunda neden nasıl demeden Meryem diyebildim, dalmıştım o sıra sanırım. Meryem dedim. ilerledim farkında bile değildim olanların. Ve ismimi soran kişi içeri girdi. Hiç tepki vermeden yürümeye devam ettim. Bu tarz şeylerle uğraşacak ve düşenecek vaktim yoktu. Bundan daha önemli sorunlarımın olduğu gibi.
Mesela babam gibi.. Baba diyip geçmeyin yalnız. Baba bazılarına yara, bazılarına merhemdir. Ve benim yaram babamdı. Eve gidiyordum fakat aklımda bir ton düşünceyle... Acaba bugün yine ne olacak diye düşüncesiyle eve gitmek kadar zor bir şey olabilir miydi? Bile bile gidiyorsun üzüntünün üzerine. Bile bile açıp giriyorsun o kapıdan. Diye düşünürken otobüs gelmişti bindim hemen. Hava buz gibiydi. Ve hemen oturdum boş bir koltuğa kulaklığımı takıp radyodan müzik dinlemeye başladım. Ve hafif bir uyku bastı ve aralanan gözlerim yumulmuştu. Nede olsa evle çalıştığım yer arası 1 saate yakındı hele bir de trafik varsa. Bir anda gözlerimi açtım ve geldim mi diye kontrol ettim. İki durak kalmıştı kapıya doğru yöneldim. Ve inmemle beraber rüzgarın bedenime çarpması bir olmuştu. Öyle sıradan bir evde oturuyordum zaten. Hiç de istememiştim küçüklüğümden beri muhteşem bir evimiz olsun diye. Her neyse hayal de kurmazdım fazla zaten. Ve açtım kapıyı girdim içeri, annem televizyon karşısında çayını içiyordu. Babam her zamanki gibi gelmemişti tabiki. Zaten geldiğinde de ortalığın bu kadar sessiz kalması imkansızdı. Annemle babam bu kadar anlaşamazken neden evlenmişlerdi halen aklım almıyor. Sadece küçükken bir tartışmasında annem ağlarken onu dinlemiştim.

"Ne çok özledim seni bir bilsen. Belki sen ve ben vazgeçmeseydik bizden hiçbir şey böyle olmazdı."
Demişti. Pek anlam verememiştim. Sormadım da zaten. Annemi seviyodum ama pek muhabbet ortamı kuramıyorduk. Hemen üzerimi çıkartıp odama geçtim. Ve defterimin kapaklarını açıp yazmaya başladım.
"Sevgili geleceğim..
Bir gün bana gülmeyi öğreteceğinden eminim. Fakat bunun fazla geç olacağından korkuyorum. Çünkü gerçekten çok yoruldum."
Yazıp kapattım sayfayı.
Yazı yazmayı çok severdim. Radyodan müzik dinlemeyi zaten bu yüzden radyoda çalışmaya karar vermiştim. İnsanlarla konuşmak onları dinlemek beni herşeyle yetindiriyordu. Bir şeylerin farkına varıyordum. Hatta o kadar sık yazanlar vardı ki artık radyodan tanışır olmuştuk.
Saate baktım 12'ye geliyordu. Erken uyuyacaktım. Ve üzerimi değiştirip yatağıma geçtim. İnternette biraz dolaştıktan sonra saatimi kurup kafamı yastığa koydum. Ve o sırada bana ismimi soran kişi aklıma geldi. Kimdi ki acaba ? Neden sormuştu? Merak içerisinde gözlerim uykuya yenik düşüyordu.

(Peki geleceğimiz bizi güldürecek miydi sizce ? )

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Feb 07, 2020 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

Kurtulabildik mi ?Where stories live. Discover now