İşin özeti yazın bi whatsapp grubu açıldı en yakın arkadaşlarımla birlikte gelecek seneki kendimize mektup yazıyorduk. Ben bu mektubu okumadan nasıl dayanacağım derken "malum kişi" ben saklarım seneye sana veririm dedi. Tabii ki çok mutlu oldum. Neyse sonra pek konuşmadık zaten instagramda bile birbirimizi engellemiştik bir yıldan beri. Derken sadece 1 takipçisi ve 1 takibi olan gizli bir hesap bana takip isteği atmaya başladı. Ben kabul etmedim sonra tekrar attı tekrar isteği sildim derken bu yaklaşık 8 9 defa falan tekrarlandı sonra "malum kişiyle" bir şekilde whatsaptan konuşup instagramdan engellerimizi kaldırdık ve birbirimizi takip etmeye başladık daha sonra da fark ettim ki o hesabın tek takibi ve takipçisi "Malum kişiymiş". Okulun açılmasına son 2 hafta kala her gün konuşmaya başladık. Resmen en çok konuştuğum kişilerden olmuştu. Ve İdil'in onu kötü etkilediği, kensine benzettiği düşüncelerimi onunla uzun uzun paylaşmıştım o da anlamış ve onunla konuşmamaya söz vermişti. Okul açıldığında "malum kişiyle" yakın olacağımız için mutluydum. Ama kendisi dünyanın en en en utangaç insanlarından olduğu için benimle konuşmadı yani konuşamadı ama iyi yandan bakarsak İdil'le de konuşmak istemiyordu. Sonra birden sınıfta "Malum kişinin" benden hoşlandığı dedikoduları çıkmaya başladı. Kendisi de bu dedikoduları inkar etmiyordu ama kendisi de hoşlandığını söylemiyordu. Evleri anneannemin yakınında olduğu için bazı günler birlikte yürüyorduk. Ama o tarz konular konuşmuyorduk eski anılardan konuşuyor ve geyik yapıyorduk. Sonra bir gün İdil'le yalnız kaldık bana imalı imalı şeyler söyleyip durmaya başladı. Ben de "Hani sen "Malum kişinin" yanından bir saniye ayrılmayacaktın da ben görecektim noldu?" Dedim. (Çünkü yazın öyle demişti) Kıza bir hırs geldi ve "Malum kişinin" dibine yapışmaya başladı. O kovdukça geliyordu. (Demez olaydım) En sonunda "Malum kişi" de dayanamadı ve konuşmaya başladılar. Ben "Malum kişiye" verdiği sözü sayısız kez hatırlatsam bile artık elimden bir şey gelemedi ve tekrar eski hâllerine döndüler. Ama sanırım İdil'le doğru orantıda gidiyoruz olacak ki biz de tekrar instagramdan konuşmaya başlayarak eski hâlimize döndük. Bu arada okulda her zaman olan sınavlardan biri yapıldı ve Ayşe, Mert'e 100 kişide ilk 5'e girerlerse birbirlerini öpeceklerine söz verdiler. İkiside girdi ama bir türlü öpemediler kaldılar. En son "Öpün artık yeter" dedim ve kısa bir atışmadan sonra "Sen öp kolaysa tüm sınıf sana bakarken" dediler ben de "Kolay tabii yaparım ki ben" dedim onlar da "Yap o zaman" dediler. Sonra Mert, "Malum kişiyi" çağırdı ve "Öykü, sana bir şey söyleyecek" dedi. Ben de kulağına bir şey söyleyecek gibi yapıp öptüm. Sonra diğer herkes bir "Ooo", alkış ve şok. "Malum kişideyse" kocaman bir gülümseme ve domatese dönmüş bir surat. Daha 4 saat okul vardı. "Malum kişi" 4 saat boyunca gülümseyip benimle göz göze geldikçe kızarmaya devam etti. Hiç bu konu hakkında konuşmadık. Akşam "Malum kişi", "Hani diyorsun ya İdil seni tehdit ediyor, diye onun 4 senede yaptığını sen 4 saniyede yaptın bu ne edepsizlik tebrik ederim" diye bir mesaj atıp her yerden engelledi. Çok üzüldüm, hemen Ali'yi aradım. Onunla konuşmak az da olsa üzüntümü geçirdi. Ertesi gün okula gittiğimde "Malum kişiye" hangi kafayla dediysem "Madem beni İdil'e benzettin ben de o olurum yanından bir saniye ayrılmam." dedim. O da gülerek "Tamam bana uyar" dedi. (Vallahi ne istiyor belli değil) Ben de 2 gün boyunca o nereye gittiyse oraya gittim. İnstagramdan da engellemi kaldırdı. Ama şimdi de sınıftaki herkes ona "enişte" bana "yenge" demeye başladılar. Sorun şu ki; ben öyle bir şeyin olmadığını söylesem bile "Malum kişi" bu denilenleri kabul etti. Ve hâliyle bana inamayıp "Sen saklamaya çalışıyorsun o yüzden böyle diyorsun" dediler. Bu sefer de ben "Malum kişiyle" konuşmayı bıraktım ve instagtamımı da kapatma kararı aldım. Bu bir hafta böyle devam etti. Sınıftaki söylentiler de bitti. Her şey normale dönmüştü. Derken "Malum kişi", benim yazın kendime yazdığım mektubu ve 5. sınıftan itibaren yazdığım bir kaç notu daha bir zarfa koyup bana verdi. Ben de çok üzüldüm, almak istemedim, bu yüzden "Kendi mektubumu Ali'ye vericem. Ama bir sene geçmeden bakmamam lazım o yüzden benim diğer yazdıklarımı ayıklasan sadece mektubu zarfa koysan olur mu?" dedim. O da kabul etti ve zarfı geri aldı. Okul bittiğinde yine birlikte yürüyerek gitmeye başladık. Ama bu sefer hiç neşemiz yoktu. Ben konuşmaya başladım "Bak ben 4 senedir seni seviyorum sen ise beni sevmiyorsun" o sözümü bölüp "Hayır sus" dedi. Biraz sessizlikten sonra yine konuşmaya başladım o da mektubu çıkarıp "Ya alırsın ya hepsini yakarım" dedi. Ben de aldım ve sadece "Neden böyle yapıyorsun" diyebildim tek kelime daha etsem ağlamaya başlayacaktım. Sonra arabayla annesi geldi. Arabaya binip gitti. Gözlerimden engel olamadığım bir sel boşaldı.... Yaklaşık 3 saat ağladım. Bu bir erkek için ilk ağlamamdı. Hem yaşanılanlar hem de bu ağlama krizim beni çok etkiledi. Ama duramadım. Şu an aradan 4 gün geçmiş durumda hâlâ durup durup ağlıyorum. Ve en çok koyanda sürekli yüzünü görüyor olmam. Vazgeçmeye karar verdim. Umarım başarıcam.
Bir söz duymuştum "sık dinlediğiniz şarkılar ya yaşadığınız duyguları anlatır ya da yakında yaşayacak olduklarınızı." diyordu. Saçma gelmişti. En çok dinlediğim şarkı buydu... (Yukarıdan açabilirsiniz.) O zaman melodisi hoş geliyordu sadece dinleyip yorumları okuyordum. Şimdiyse anlıyorum... (8 Ocak)
Durum Güncellemesi;
(8 Ocak'tan 8 Şubat'a)
Kendimi çok üzüyordum ve beni en çok üzen şey de "Malum kişinin" neden böyle yaptığını bilmemekti. O gün sormuştum ama bir cevap alamadım. Beni bilerek üzmeyi sevdiğini düşünüp onu hayatımdan çıkarmaya karar verdim. İlk iş her yerden engelledim; dinlemeyi, konuşma çabamı kestim. Belli etmese bile bence eski düzene, bana alışmıştı. Yarıyıl tatiline kadar böyle sürüp gitti sanki birbirimizi hiç tanımıyormuş gibiydik. Sonra bir post gördüm sanırım "Eskiden her şeyin olan bir insanın senden uzaklaşması ne acı" gibi bişi yazıyordu. Bana "Malum kişiyi" hatırlattı ona atmak istedim ama kendime söz vermiştim engeli en azından bir süre daha kaldıramazdım. Ben de Defne'ye atıp bu benden "Malum kişiye" gelsin ona atarsın, dedim. "Malum kişi" cevap olarak "Yazın kimseye söyleme dediklerimi Ali'ye ezberletmeden önce düşünseymiş" dedi. O an kafama dank etti Ali yazın bizim "Malum kişiyle" konuşmalarımızın bir kısmını telefonumu kaçırıp zorla okumuştu. Bu aralar "Malum kişiyle" araları biraz bozuk sayılır gördüklerinden ona yeni bahsetmiş olmalıydı.
Ona olayı açıkladım ama anlamak istemedi Defne bir birimize bir birimize ss atarak uzunca bir tartıştık en son "Malum kişi" random attı "Tamam hadi o haklı olsun da beni engelleyen o" dedi. Bu olaydan bir kaç gün geçti. "Malum kişi" bana gönderme yaparak Defne'nin görebileceği bir söz paylaşmıştı. Dayanamadım engeli kaldırdım. Uzun uzun yazdım burda da bitsin bu tartışma, dedim. Aldığım cevap beklediğim en son şey falandı: "Sonunda yazdın bir aydır şu engeli kaldırmanı bekliyorum" Ne diyebilirdim ki görüldü attım biraz zaman sonra da olumlu bir şey daha deyip "Kimseye söyleme" dedi. İstemeye istemeye hem affettim hem söz verdim. Okulda hâlâ hiç konuşmuyoruz ve yeni birinden hoşlandığımı düşünmeye başladım. Hatta ona açıldım. O da bana bir şarkı attı "Aşk benimle" Ayrıca İdil'le iyi anlaşmaya başladık. Hatta birbirimize sır bile verdik. Meğer ben ondan nefret etmiyormuşm sadece "Malum kişiden" kıskanıyormuşum artık onunla konuşmaları benim için bir sorun değil bile. Bugün İdil'le konuşurken "Birini unutmak denizden bardakla su boşaltmak gibidir onu hâlâ unutamıyorsun itiraf et" dedi. Ama benim artım yeni Deniz'im var 💜
YOU ARE READING
Ben De Levla...
Non-Fiction~Herkesin bir aşk, bir ayrılık bir de vazgeçme hikayesi vardır. Benimki de bu
