Multimedya-BARAN 🎈
"Roza hadi canemin (canım) çarşıya çıkalım evde işimiz var daha abinde dedi geç kalmayın"
"Tamam yenge bunu anneme verip geliyorum hemen" elimdeki tülbenti anneme verip "daye (anne) bumu istediğin tülbent?" "ere keça min (evet kızım ) bu"
"O zaman ben gidiyom dilan yengem aşşağıda beni bekliyor daye (anne) " baş dereng nebe (tamam geç kalmayın)"
Annemi onayladıkttan sonra seri adımlarla aşağıya inicekken yademin bana seslendiğini sesini duydum. "Ma'am yade (efendim babaanne" "ku mîna wê keçikê rêş dike (nereye böyle acele acele" "Yade valla sende unutkan oldun he Dilan yengemle çarşıya çıkıyoz halbüki daha dün demiştim sana çarşıya gidicez diye" dedim gülerek
" de git işine kure keçe (eşşeğin kızı)" "hah geldim yenge geldim." "Valle Roza bir an dedim gelmiyorsun ha nerede kaldın" "tamam hadi çıkalım vedat abi bizi bıraksın hemen" Çarşıya geldiğimizde yenegem aliye yani oğluna bir kaç eşya bakıyorum diye çoçuk mağazasına girdi. Bende karşıdaki mağazaya giderken birden birşeye çarptım. Sanırım duvara çarptım bu kadar sert olduğuna göre. Kafamı kaldırdığımda Baran ağayı karşımda görmeyi beklemiyordum. Hemen kendimi toparlayıp "özür dilerim ağam" diyip saçlarımı düzelttim. kalbim neden böyle çarpıyordu. E bu adam bana niye bakıyor. En sonunda konuşabilmişti. "Sorun değil önüne bak düşüp bir yerini kırıcaksın."
Dediklerine sadece kafamı sallayıp hemen oradan uzaklaştım. Bu olayı fazla kafama takmamaya karar verip. Hemen mağaza'nın içine girdiğimde kendime göre birşeyler varmı diye bakınıyordum ki mağazadan çalışan arkadaşım sultanı gördüğümde "nasılsın sultan." "Ay valla iyi değilim Roza akşama kadar burada ayaktayım sen nasılsın tek mi geldin ? Çarşıya" "Saol bende iyim yok dilanla geldim o aliye birşeyler bakıyor gelir birazdan buraya" "He anladım kız daha yeni sen Baran ağaylamı konuşuyordun ?" "Yok be çarptım ona özür diledim bu yani diyagloya girmedik" dedim gülerek. "Ay kız dur hele arkadan sesleniyorlar ben bir bakim şuna" "sen işine bak canemin (canım)" sultan yanımdan ayrıldıktan sonra on dakika sonra yengem geldi yanıma . "Aldın mı aliye birşeyler" "Aldım aldım kendimede aldım" dedi gülerek. "He iyi iyi eve geçiyoruz o Zaman" "he eve geçicez de azat geliyor bizi almaya bekleyelim gelir birazdan zaten" "Abimin gelmesine ne gerek vardı giderdik." "Bilmiyorum kendi dedi valla aman bırak gelsin ayaklarım şişti zaten" beş dakka sonra abim geldiğinde poşetleri arabaya koyduk. Yengem arabaya geçip oturduğunda bende su almaya gittim o sırada. Abimde oradaki ağalara selam veriyordu.
Suyu alıp araba'nın oraya geldiğimde abim kolunu omuzuma atıp şakaklarımdan öptü. "xwişka min (kız kardeşim) nasılsın.) "valla bremin (abi veya erkek kardeşim) karın beni çok yordu" dediğimde şakaklarımdan birdaha öpüp arabaya geçtik. Abim benim herşeyimdi zaten üç kardeştik abim ,ben , birde Berfin,Berfin on sekizine Abimde otuzuna basmıştı bu sene abim diye demiyorum çok karizmatik yaw :) uzun boyuyla sanki manken dergilerinden fırlamış mübarek. Yengemle severek evlenmişlerdi. İlk başlarda yengemle pek anlaşamazdık şimdi iki kız kardeş gibiyiz. Aramızda yaş farkı fazla yoktu zaten. Yengem yirmi beş ,bende yirmi üç. Ben düşüncelere dalmışken abimin sesiyle kendime geldim. "Roza nerelere daldın böyle geldik diyorum yarım saatir." "Afedersin ağabey duymamışım yoruldum ya ondandır" "belli belli hadi içeriye geç" konağa geçtiğimde annemle yademin yanına uğrayıp geldiğimizi haber verdikten sonra odama geçip üzerimi değiştikten sonra. Berfin gelmişti "Bende diyordum Berfin nerede kaldı." "Aşk olsun abla zaten çarşıya gelemedim. Abim izin vermedi. Neymiş dersleri boşlamışım. Üf neyse neyse ne aldın bana." "Üsteki siyah elbiseyi al dene olurmu sana olursa senin olsun." Dediğimde üstüme atlaması bir olmuştu "harikasın sen,bu bana olur olur olmassa oldururum ben" diyip odadan çıktığında saçlarımı açıp her iki taraftan bir tutam alıp arkada tokayla tuturduktan sonra aşşağıya indiğimde babam gelmişti. Hemen gidip babamın elini öpüp "bi xêr hatî babê (hoş geldin baba" min xweş dît delalamin (hoş buldum güzel kızım" kendimi yademin yanına atıp oturduğumda yadem "hele şuna bakın bize hiç bir zaman böyle yağ çekmedin" abim "hayırdır yade babamı mı kıskanıyorsun ?" "Kure kere (eşşeğin oğluna)bakın hele bana ne diyor" bu dediğine hepimiz gülerken ayşe teyze sofranın hazır olduğunu belirtip takrar mutafağa geçtiğinde onun ardından hepmiz kalkmış yemeğe oturmuştuk.
Babamın başlamasını bekliyoruz hepimiz. burada adettendir büyük erkeğin yemeğe başlamadan başlamak ayıplanırdı buralarda. babamın "Afiyet olsun" dediğini duyduğumuzda hepmiz yemeğe başlamıştık. Babam benim canımın içiydi. Mardinde kız çoçukları okutulmazdı. Babam bunların hepsini kulak ardı edip bizi okutturdu. Ben üniversite ikinci sınıfa kadar okuduktan sonra kendi rızamla bıraktım. Babam bize karşı katı yada kuralcı biri hiç bir zaman olmadı. Zaten bizde bunu fırsat bilerek babamın başını yere eğicek birşey yapmadık. Yapmayızda. Babamlar akşam kahvesi için büyük saolan geçerken benle yengem de sofrayı toplamaya yardım ediyoruz. "Kız Roza şu demir ortalıklarda yok sen biliyon mu nerede?" "Aman yenge nerden bilim ben amcam iş için bir yere göndermiştir en fazla." Yengem omuzlarını silkerek yaptığı işe devam etti. Bende elimdeki tabakları mutfağa götürücekken birden tüm tabaklar elimde düşüp yeri boyladığında resmen şok geçirdim. Sesi duyan annemler hemen gelip yanıma "Upi ye, keçik? nebêje tu baş e" (noldu kızım? iyi misin bir şeyin yok deme)" "ere daye (evet anne) iyim birşeyim yok birden düştüler elimden." "Tamam keça min (kızım ) sen iyisen bişi olmaz hayr olsun ne diyelim" yademin sesiyle ona döndün sadece kafamı sallamakla yetindim. Yengem beni odama çıkarttıp "Roza iyisin değilmi? Birşeyin yok" "yok yenge iyim ben" "tamam ben çıkıyorum bişi lazım olursa bana seslen kuzum" "tamam yenge"
Yengem çıktıktan sonra banyoya girip yüzümi yıkayıp biraz kendime geldiğimde , kendimi uyuku'nun huzurlu kollarına bıraktım kendimi.
Aşşağıdan gelen seslerle uyandığımda hava karanlktı. Bu sesler hayra alamet değildi. Yataktan kalkıp üstüme birşeyler alıp aşşağıya indiğimde Baran ağa'nın sesi geliyordu "Sana soruyorum bahoz ağa kardeşim nerede yeğenin olucak it kardeşimi kaçırmış" buda nedemekti böyle olanları anlamaya çalışırken babamın sesini duydum. " neyden bahs ediyorsun. Baran ağa bizim konakta değiller bizde senden duyuyoruz." " ne belli belki diz saklamışsınızdır Bahoz ağa." "Baran ağa babamla hangi hakla böyle konuşursun yok diyorsak yoktur. Neyini anlamıyorsun" abimin öfkeli sesini duyduğumda yerimden sıçaradım. "Onları buluduğumda Ecelleri ben olucam. O it olucak Demir bana köpek gibi yalvarıcak." Yanımdan geçerken öfkeli bakışlarına mağruz kaldığımda başımı yere eymekle yetindim. Baran ağa konaktan çıktığında babam bize dönüp "hayde herke yatağına yarın ola hayr ola"
Evet bölüm sonu. Sınır 10 vote 5 yorum. Karakterleri tanıtmadım. Bence okurken tanımak daha heycan katıyor kitaba. Eğer isterseniz karakterleri tanıta bilirim. Eğer istiyorsanız yoruma belirtmeniz yeterli 🖤🎈 ; seviliyorsunuz canlar 🙈🤪
YOU ARE READING
ROZA || berdel
General FictionHayatınız ummadığınız bir anda değişebilir. Ya da hiç beklemediğiniz ve 'asla olmaz' dediğiniz bir kişiye yüreğinizi, sevdanızı verebilirsiniz. Sonuçta hepimiz "kader" denilen şeye boyun eğmiş insanlar değil miyiz? Kaderin karşımıza çıkaracağı şey...
