BİZ

34 3 2
                                        

Selam ben Mira Aksoy.Okuyacağınız hikaye benim ve çevremdekilerin de içinde bulunduğu bir hayat hikayesi.
Babam ve annem on bir yıl önce ayrıldığı için Bursada ki buyük bir site de olan evimizde abim ve annemle beraber yaşıyoruz.
Babam ve annem ben 11 yaşımda iken ayrıldılar o zamanlar küçük olduğum için pek hatırlamıyorum.
Ben izmir de doğdum ve hayatımın bir kısmını orada geçirdim annem ve babam ayrdıktan sonra bursa da yaşamaya başladık. Bursa'da taşındığımız sitede on iki katlı apartmanın en üst katında dublex evde yaşıyoruz ve bizimle aynı yıl taşınan karşı komşumuz olan Selvi teyze ile oğlu Berk Bursada ki tek aile dostumuz.Fakat ben Berk'e aşığım.

°°°°°°°°°°°
Telefonumun çalmasıyla izlediğim filmi durdurup arayana baktım.Arda arıyordu.
"Efendim kanka"
"Fıstığım hazırlan ve yanımıza gel.Elif'le yemek yiyeceğiz"
"Ay kanka ne iyi ettiniz aramakla. Annemde evde yoktu ne yesem diye düşünüyordum."
"Hadi vakit kaybetme de gel. Ha kanka Berk'i de çağır istersen"
"Ya terslerse kuşum"
"Gerekeni yaparız. Konum atıyorum"
"Ay arda"
Arda ve Elif benim orta okul arkadaşlarım.Beşinci sınıfın başından beri hiç iletişimimizi kesmedik.Lise sona kadar sadece kankaydık fakat artık Arda ve Elif sevgili.Onları beraberken mutlu görmek benim için çok önemli bir şey.

Yukarıya çıkıp dolabımdan siyah kot şortumu ve üzerine crop tişörtümü alıp giyindim. Zaten bu sabah duşa girmiştim. Ayağıma beyaz spor ayakkabılarımı giyip hafif bi makyaj yaptım. Zaten yemeği yedikten sonra sahile gidip deniz kenarında oturup bir şeyler içeceğiz o yüzden fazla abartı giyinmeye gerek yok. Çantamı ve yazlık ceketimi alıp mutfağa indim. Abimi arayıp akşam yemeği için beklememelerini söyleyip kapattım. Ve sonra Berk'i aradım;
"Alo Berk abi nasılsın?"
"Iyiyim güzelim sen? Bir şey mi oldu? Aramazdın beni"
"Haha. Ardalarla yemek yiyip sahile gidip bir şeyler içicez gelmek ister misin?"
"Olabilir aslında. Ben hazırım zaten çıkarız beş dakikaya tamam mı?"
"Tamam bekliyorum aramanı"
"Geçiyorum size"
Bunu söylerken evden çıkıp kapıyı kilitlemiştim. Berk tamam demeden zile bastım ve telefonu kapadım.
Berk gülümseyerek kapıyı açtığında onu süzdüm.
Her zaman dağınık olan kahverengi saçları,hafiften bal rengine çalan ela gözleri ve yeni uzamış dağınık sakallarıyla dolgun dudaklarına yerleştirdiği bütün morel bozukluğumu alan gülümsemesiyle o da bana bakıyordu. Altında siyah bi kot ve üzerinde istanbul yazılı tişörtüyle üzerinde ki ceketin uyumuna baktım öylece. Ben uzunca bakarken eğilip içeriden beyaz spor ayakkabılarına aldı. Ardından giyip bana döndü;
"Nasılsın"
"Iyiyim sen nasılsın"
"Iyiyim"
"Iyi"
Az önce hayattaki en saçma diyoloğu kurmuştuk. Berk bu halimize gülerken ona sarıldım.
"Özledim seni kaç gündür yoksun ortalıkta"
"Iş gezisine gittim"
"Iyi hadi gidelim o zamam"
"Hadi"
O eliyle kapıyı kapatırken bende asansörü çağarmıştım.
Otoparka indiğimizde kuzenim Erdem aradı
"Kuzum"
"Mira abla"
"Erdem?"
"Ervalar geliyor pazar gecesi sende gel Barış abimle kuzen gecesi yaparız"
"Olur bitanem konuşurum abimle.Sen nasılsın"
"Iyiyim arkadaşım bize geldi bilgisayarla oynuyoduk Erva arayınca haber vereyim dedim"
"Iyi yapmışsın canım. Ben şimdi kapatıyorum yanımda arkadaşım var öpüyorum seni"
"Tamam ablam görüşüz"
Telefonu çantama koyduğumda koca otoparkta sonunda arabalarımızın yanına gelmiştik.
"Berk,senin arabanla gidelim mi?
"Prenses nasıl isterse efendim"
Berk kapıyı açarken gülüşü kulaklarıma adeta dünyanın en güzel müziği gibi geliyordu.
"Hadi ama bunları sevmediğimi sende biliyorsun"
"Bu akşam böyle olsun"deyip burnumu sıktı.Oturduğumda kapıyı kapatıp yerine geçişini izledim.
"Erdem ne diyor?"
"Ervalar geliyormuş pazar akşamı da bizim klasik kuzen gecesini yapalım diyor"
"E ben seni pazar günü kumlaya kaçıracaktım"
"Hayırdır nereden çıktı"
"Elif'e söylemek yok ama anlaştık mı?
"Anlaştık"
"Arda,Elif'e evlenme teklifi edecek. O yüzden dördümüzün birlikte olmasını istemiş ."
"Hadi ya bunu bana söylemiyor ve gelip sana mı söylüyor?"
"Elif'in hiçbir şekilde haberi olmamasını istiyor"
"Ay onlar evlenirse ben teyze mi olurum hala mı?"
"Ikisi de olabilirsin bence"
"Neyse gidelim geç kalıcaz. Hem ben çok açım kahvaltı bile etmedim"
"Niye yemiyorsun? Açlıktan bayılmayı falan mı planlıyorsunuz Mira hanım"
Bunu sorarken sesi biraz kızgın çıkmıştı ve bu benim içimde ufakta olsa bir şeyleri kıpırdamasına sebep oluyordu.
"Annelerimizin günü olduğunu unuttun galiba ya. Hem sen ne yedin bütün gün berk?"
"Bende açtım"
"Niye söylemiyorsun kahvaltı hazırlardım"
"Uyudum"
"Iyi aferin sana"
Eğilip radyoyu açarken Berk'in yüzüzümü izlediğini fark ettim ama bir şey demeden şarkının sesini açıp şarkıya odaklandım. Bir süre öylece şarkıyı dinledikten sonra gideceğimiz yere varana kadar Berk'i izledim.

Ve SenStories to obsess over. Discover now