Havanın soğuklu iliklerimize işlemişti,gecenin ıssız sesizliği kulaklarımızda yansıyordu.
Soğuk bir kış akşamıydı yalnızlığımız aslan kükremesi kadar belliydi. Başımızı soktuğumuz evin çatısından yağmur damları akıyordu...
Dört kişi yaşıyorduk bu evde hasta ve yaşlı olan amcam,kemik erimesinin son evresindeydi artık kasları o kadar güçsüzleşmişti ki ayağa kalkacak ne bir dermanı nede en ufak bi gayreti vardı. O da biliyordu artık bu yalan dünyanın parçası değil denecek durumda olduğunu.
Teyzem amcama göre çok daha dinç ve gençti yılların acımasızlığı sadece amcamın omuzlarından geçinmişti.
Hep öyle değilmidir zaten en güçlü olanın eziyeti çok daha fazla değilmidir.Ailemizin en ufağı kız kardeşim Zeynep ti küçük olmasına rağmen herşeyin farkındaydı. Zeynep yaşıtlarının gerisinde kalmış fiziksel olarak büyüyememişti.Lakin zekası deha denecek düzeydeydi.
Ben aileme bakmakla sorumluydum harabe evin geçimi için elimden gelen herşeyi yapıyordum ama yetmiyordu elimden gelenin fazlasını yapmam lazımdı.
Herşeyi anladığım gün soğuk bir kış akşamında odun bulamayıp ,soğuktan titreye titreye uyuduğumuz bu lanet gündü. Uyuyamadım sonumuzu getirecek kadar soğuk vardı ve benim dışarı çıkıp odun bulmam gerekiyordu. Bu soğuk gece de, ya ısınacaktık yada donarak ölecektik.
BEN ÖLMEK İÇİN ÇOK YAŞLI YAŞAMAK İÇİN İSE ÇOK GENÇTİM.
BU SEFİL HAYATIMIZI BİRİSİNİ ÖLDÜREREK DEĞİŞTİRECEĞİMİ HİÇ DÜŞÜNMEMİŞTİM.
AMA DEDİKLERİ GİBİYMİŞ "HER ÖLÜM , HER BİTİŞ YENİ BİR BAŞLANGICIN HABERCİSİDİR"
ÖYLE DE OLDU ...
YOU ARE READING
GÜNAH'IN RENGİ
ActionÇaresizliğin eşiğinde, ölümün kıyısından döndüm. Yeri geldi öldüm ama yinede öldürmeye and içtim.
