Ölüm
Yine onu görüyordu. Hem de tam bir haftadır. Elleri titriyordu ihtiyar Jordanın. Ne yapacağını bilemiyordu. Zaten kimi inandırabilirdi ki gördüğü şey karşısında? Evet bir haftadır her gün onu görüyordu. Yirmi metre uzağında. Gülüyordu. Elinde bir bıçak vardı. İlk gördüğünde bayılacak gibi olmuştu ancak sonra alıştı. Siyah cübbesi ve kemiğine yapışmış etleriyle insana ölümü hatırlatıyordu. Zaten ölüm meleği olduğuna da neredeyse emindi ihtiyar. Zamanın geldiğini biliyordu. Bir atasözü derki “Ölüm Beklemez” Gerçekten de öyleydi. Ölüm beklemez. Son saniyelerini yaşıyor olabilirdi. Geçmişini düşündü. Yıllar öncesini. Çocukluğundan başladı.Bebekliğini hatırlayacak kadar zeki bir insan değildi çünkü. Çocukluk yıllarında hep yaramazlık yapardı. Bir gün kendi evlerinin karşısındaki evin içine fare atmıştı. Sonra pişkin pişkin gülmüştü. Sonra gençliği aklına geldi. İlk kez bir kızı öpüşü. Dudaklarındaki ateşi ve göğsünde atan yüreği… Nefesi kesilmişti. Daha sonra ise yirmili yaşları. Üniversiteyi bitirip bir mimar olarak çalıştığı yıllar. Çok güzeldi onun için. Ve orta yaşlılık. Dizlerin yavaş yavaş tutmadığı o güzel geçmiş günler. Neler neler yapardı o zamanlar. Karısıyla. Çocuklarıyla ne oyunlar oynardı. Şimdi kader ortağı ölmüştü. Çocuklarıysa hiç ziyarete gelmiyordu.
Biraz gözlerini kıstı ve Ölümün ona yaklaştığını hissetti. Sanki beş metre yaklaşmıştı. Daha sonra biraz daha yaklaştı. Evet artık yüzündeki sırıtışı görebilecek kadar yakındı ona.
“Lütfen”dedi.
“Lütfen yaşamak çok güzel”
“Artık çok geç” dedi ölüm.
“Artık yolcusun”
“Sen hiç öldün mü?”
“Hayır. Ancak bir gün bende öleceğim. Tanrının emriyle”
“Peki o zaman ölüm korkusunu bilir misin?”
“Benim fıtratımda öyle şeyler yatmaz”
“Peki hiç vicdanın sızlamaz mı?”
“Meleklerin vicdanı yoktur”
“Peki acıyacak mı?”
“Tanrı kuluna kaldıramayacağından fazlasını yüklemez”
“Peki gidelim öyleyse”
“Bıçağı öp” dedi Azrail uzatarak.
İhtiyar titreyen dudaklarıyla bıçağa bir öpücük kondurdu. Ve yavaşça yere devrildi. Kafasını tak diye bir taşa vurdu. Kanlar oluk oluk akmaya başladı. Ölüm sebebi bıçak mıydı? Yoksa taş mıydı bilinmez ancak bilinen tek şey ihtiyarın yaşamayı çok sevdiğiydi.
