7. BÖLÜM-BOSTON ÇİFTLİĞİNE YOLCULUK BAŞLIYOR

510 146 0
                                        

    Akşam üzeri eve gelen babasından Tom'unda onla gideceğini duyunca Connor çok sevinir.Biraz buruk olsa da neşesi yerine gelmiştir.Annesine sarılır,annesinin gözünden yaş gelir hüzünlenir ve bir gün onu ziyarete gelebileceğini söyler.Ayrıca zaten mektuplaşacaklardır.Bütün eşyaları kapının yanına Linda ile birlikte hazırlayıp koyarlar.O gün son kez birlikte akşam yemeğini yerler.Dışarıda bahar yağmuru yağmaya başlamış şimşekler çakmaktadır.Bu sesler altında kahvelerini içerler.Haytam keyiflidir bugün öğleden sonra büyük bir sipariş almış onları nasıl sevk edeceğini düşünmektedir.Karen'de yanında asık ve üzgün suratı ile oturmaktadır.

''Karen neden böyle yapıyorsun biraz yüzün gülsün yatak odasında da böyle yapma tavır bana bozuşuruz''

''Connor yarın uzaklara gidiyor yüzümün gülmesini mi bekliyorsun benim? Hep dediğin dediktir zaten hiç bize danışmazsın sormazsın sen daha çok beklersin gece''

''Sen hala orada mısın ya tartışmak istemiyorum canım aşkım hadi yatalım artık geç olacak''

''Sen git yat ben biraz daha oturacağım burada Linda ile bişeyler konuşuruz''

''Tamam hadi geç kalma ben yatıyorum''

  Haytam'ın ardından Connor'da annesinden izin isteyerek odasına gider aklına yine o kıvırcık saçlı kız gelir onun tatlılığı hala aklından gitmez unutamaz ama ona ulaşmanın bir yolu yoktur artık. Çiftlikte yalnız kalacağını düşünür oralarda kız arkadaş nasıl edinsin ki ıssız çok az sayıda insanın yaşadığı bir yer. Gitmekten vazgeçmek ister ama babası aklına gelince yapamaz.Artık Boston'a gelince   birini bulur evlenirim diye düşünür.Karen ve Linda'da bir süre sohbet ettikten sonra yatmaya giderler ve evdeki tüm ışıklar sönmüştür artık.

  Sabah olduğunda  dışarıda yağmur dinmiş hava aydınlanmaya başlamıştır artık.Evin yeni hizmetçisi erkenden eve gelir kahvaltıyı hazırlar.Mükemmel bir masa hazırlamıştır.Connor'da uyanır saçlarını tarar kıyafetlerini giyer odasında bir şeyler kalmış mı diye kontrol eder.Odasında bir şey kalmış gibi gözükmektedir.Odasının penceresinden son kez Boston manzarasını seyreder ve onlarca hayal kurduğu odasına son kez bakarak aşağıya iner.Geçmişten farklı olarak bugün Linda'da kahvaltı masasına oturmuştur.Haytam yeni gazete henüz gelmediği için eski gazetelerden birinde göz gezdirmektedir.Connor'da oturunca kahvaltıya başlarlar.İyice doyduktan sonra kapı çalınır,kapıyı çalan Paul'dür arabanın geldiğini haber verir.Biraz sora iki adam eve gelerek eşyaları arabaya yüklemeye başlar.Evdeki herkes vedalaşmak için dışarıya çıkar Connor annesine sarılır uzun uzun.Babasına sadece hoşcakal demekle yetinir.

Haytam:

''Connor Tom'u da almayı unutmayın.Siz arabacı ve asker yolda çok dikkatli olun kalan paranızı geri dönünce benden alacaksınız''

 Connor Linda'yla birikte İki atın çektiği arabaya binerler.Arabayı kullanan ve yaveri silahlarını gizlemiş sivil askerdir.Haytam'a selam verirler ve kırbacı şaklatarak arabaya sürmeye başlar sürücü.Connor Linda'yla beraber annesine bakarak el sallar ve araba hemen hareket eder artık evinden uzak bilmediği diyarlara yolculuk başlamıştır.Çamurlu sokaklardan ve su birikintilerinden geçerek Charles Lee'nin konağına ulaşırlar.Sürücünün yanındaki asker arabadan inip içeriye haber verir ve eşyaları içeriden alarak arabaya yerleştirir.Birazdan Tom çıka gelir Connor ve Linda'nın karşısına oturur.Artık Boston Çiftliğine yolculuk başlamıştır.

''Tom bütün kitapları ve Baş Astrolog'un yolladığı planları yanıma aldım projemi orada da devam edebiliriz acaba nasıl bir yer ve bizi nelerin beklediğini hiç bilmiyorum.Oraya bir kere bile gitmedim''

''Connor dostum senle olmak eğlenceli yapacak bir şeyler buluruz kafa kafaya verirsek ama biraz kötü oldu Boston'dan ayrılmak barlar kızlar yok artık orada gerçi sen takılmadığın için sana farketmez''

Linda şaşırarak Tom'a bakar

 ''Connor arkadaşının biraz hovarda biriymiş dışarıdan hiçte öyle durmuyordu.Sen öyle biri değilsin  nasıl anlaşıyorsun merak ediyorum doğrusu bununla''

''Söylediklerim sizi rahatsız mı etti Kilise rahibelerine benzeyen hizmetçi bayan? Erkeksizlik başınıza vurdu herhalde''

''Densiz, Terbiyesiz! Düzgün konuş benimle yoksa arabadan atarım dışarı şimdi''

''Hey Tom, Linda kesin artık şu gürültüyü! Didişmeyi bırakın.''

  Bu konuşmalar arasında araba Boston çıkışına gelir. Çıkışlar kontrol edilmektedir.Şehire giriş olan büyük Kapı engelle kapalıdır gelip gidenlere izin verdikten sonra açılırdı.kapıya yanaşan bir asker Connor'a nereye neden gittiklerini sorar, arama yapmalarının gerektiğini söyler.Bunun üzerine Connor askere cebindeki   Charles Lee'nin mühürlü mektubunu verdi.Mektubu üst komutanına götürüp okuduktan sonra hemen yolu açarlar ve geçişe izin verirler.Boston sınırından tamamen çıkmışlardı artık.Bundan sonra onları yer yer çamurlu bataklıklı dar ve ıssız yollar beklemekteydi.Dört saat kadar ilerledikten sonra yanında çeşme bulunan büyük bir ağacın altında dinlenmeye koyuldular.Atlara doldurdukları sulardan içirip bir saat kadar dinlendiler.Sivil Asker ve arabacı  ve Connor'lar bir şeyler yedikten sonra arabaya binerek tekrar yola koyuldular.Yol boyunca Connor ve Tom bildikleri şarkılardan söylediler.Linda'da onların bu seslerine katlanmak zorunda kaldı.

''Şimdide Boston Gecelerinde'yi söyleyelim Connor çok hadi başla''

''Gençler artık yeter biraz sussanız olmaz mı kafam şişti kaç dakikadır burada''

''Neyse Tom sonra söyleyelim onu da''

  Dışarıda birden yağmur başlar.Linda ve Tom yorgunluktan uyup kalmıştır ama Connor ise yağmuru ve çevredeki ormanları,güzel manzaraları yağmur eşliğinde seyretmekteydi.Annesini ve evi hatırlamış şimdiden çok özlemişti.

 At Arabası birden durmak zorunda kalır..Yağan yağmur yolları bataklık haline getirdiği için arabanın tekerleği de  çamura saplandı.Arabanın durduğunu anlayan Connor merak edip aşağı indiğinde asker ve arabacı tekerleği çamurdan kurtarmaya çalışıyordu ama nafile bir türlü tekerlekler çamurdan çıkmıyordu.Uzun bir süre uğraştıktan sonra başaramayacaklarını anladılar ve arabaya binip beklemeye koyuldular.

''Connor Ne oldu durduk neden gitmiyoruz''

''Arabanın tekerleği çamura saplandı hiçbir yere hareket edemiyoruz lanet olsun kaldık burada ormanın ortasında''

''Yabani hayvanlar yoktur dimi burada ben çok korkarım''

''Linda korkmana gerek sanmıyorum bu kadar ağılara kadar ineceklerini''

''Tom sende şu yiyecekleri bitirme idareli kullanalım burada kalırsak yetmeyebilir''

   Saatler geçmişti yağmur aralıklarla devam ediyordu Akşam olmak üzereydi ama yoldan bir kişi bile geçmemiş yolun ortasında araba çamura saplı halde bekliyordu. Arabacı adam ''Efendim her şeyi yaptık çıkmıyor çamurdan tekerlek burada sabahlayabiliriz merak etmeyin, uyanık kalıp nöbet tutacağız sabahta erkenden yardım çağırırım en yakın köyden'' dedi.Connor aksi bir şey söyleyecek durumda değildi durumu kabul etti.

BOSTON ÇİFTLİĞİWhere stories live. Discover now