1.Bölüm

239 10 2
                                        


   Tenha bir yerdeydik. Araba bile geçmezdi neredeyse. Sessizliğin verdiği huzurla birlikte çayımı yudumluyordum. Kafamı iki saniyeliğine sandalyeye yasladım. Kapının çalınması ile gözlerimi açtım. Düz bir sesle;
"Gir." dedim. İçeriye giren er nefes nefese kalmış bir şekilde konuşmaya çalışıyordu.
"Komutanım." dedi ve soluklandı.
"Komutanım." dedi tekrardan. Sinirlenmem ile kaşlarım yavaşça çatılmıştı.
"Bu gün söyleyecek misin? Ne bu halin?" dedim merakla.
"Saldırı olacakmış. Üs bölgesinden bildirdiler. Çok kalabalıklarmış komutanım." dedi en sonunda.
"Peki bundan niye benim haberim yok." dedim sinirle.
"Telsizleriniz ve telefonlarınız kapalıymış komutanım." dedi ellerini ben suçsuzum dermiş gibi önüne getirdi. Ben kapatmamıştım. Hatta telefonum da açıktı. Telefonuma elime almam ile çalışmadığını fark ettim. Telsizime baktım. O da kapalıydı. Benden emir bekleyen askere döndüm.
"Herkesi alana topla on dakika içinde. Geliyorum. " dedim.
"Komutanım Hakan Yüzbaşı zaten herkesi bilgilendiriyor dışarıda." dedi. Yerimden kalkıp cama baktım. Herkes dizilmiş bir şeyler anlatan Yüzbaşıyı dinliyordu.
"Tamam çık. Geliyorum"
Odadan çıkmasını bekledim. Bu kesinlikle düzenlenen bir tuzaktı çünkü ne telsizimi ne de telefonumu kapatmazdım ki istesem bile yapamazdım bir asker olarak her zaman tetikte ve hazırda olmam gerekiyor. Bunları yapma gibi bir lüksüm yoktu. Telsizimi açtım. Telefonumu da açtıktan sonra hemen Binbaşı Kemali aradım. Tek çalışta açmıştı. Bende hem yavaş yavaş toplanıyor hemde konuşuyordum.
"Teğmenim neredesiniz siz? Ne telefon ne telsiz! Hepsi kapalı! Ne yaptığınızın farkında mısınız?!" telefondan bağırıyordu.
"Komutanım ben kapatmadım. Öyle bir adetim yoktur sizde bilirsiniz. "Dedim bir şeyleri ima edercesine. Bir iki saniye sustu.
" Anladım Teğmenim. Bir bilginiz var mı?" dedi kim olduğunu biliyor musun dercesine.
"Bilmiyorum komutanım ama ilk önce şu işi halletmemiz lazım. Buna sonra bakacağım. Destek lazım buraya." acemi askerler vardı. Ben hariç bir iki rütbeli vardı. Ve bu şekilde bir topluluğa karşı canlı çıkmamız imkansızdı. Ben çıkardım ama diğer askerler. Çoğu süreli gelmişken,  anneleri babaları sevdikleri bize emanet etmişken sadece kendimi düşünmem doğru olmazdı. Bizim yakışmazdı.
"Tamam. Gönderiyorum. Dikkat edin Teğmenin. O şerefsizlerin ne yapacağı belli olmaz." dedi uyarırcasına.
"Emredersiniz komutanım." dedim ve telefonu kapattıktan sonra alana çıktım. Tüm herkes dışarıda sıra olmuş. Yüzbaşının dediklerini dinliyordu. Yüzbaşı onlara sığanağa gitmelerini emrediyordu. Benim geldiğimi fark edince kafasını 'Seninle görüşeceğiz.' dercesine salladı. 30 kişilik bir tim ile askeriyenin etrafını sarmıştık. Herkes yerini almış beklerken yüzüme maskemi geçirdim. Yüzümün gözükmesini sevmezdim ve bazı görevlerde kamuflaj olmak gerekiyordu. Karşıdan gelen araçlar ile bilgilendirdim. Yerimi almış beklerken emir almam ile ilk ateşi açmıştım...

Evet ilk bölümümüz. Yeni bir kitap. Yeni bir macera. Sizleri de bekleriz...

Sizce bölüm nasıldı?

Yeni bölüm hakkında düşünceleriniz ve tahminleriniz nedir?

To już koniec opublikowanych części.

⏰ Ostatnio Aktualizowane: Sep 21, 2019 ⏰

Dodaj to dzieło do Biblioteki, aby dostawać powiadomienia o nowych częściach!

EMRET KOMUTANIM!Opowieści tętniące życiem. Odkryj je teraz