1

2.1K 86 151
                                        

Omzumdaki çantayı hafifçe yukarı ittirdim. Karşımda duran büyük binaya baktım. Dışı güzel dizayn edilmişti.

Umarım içi de öyledir.

Okuldan içeri girdiğimde öğrenciler etrafta dolaşıyordu. Arkadaşlarıyla takılanlar falan filan. Müdürün yanına çıkmadım tabii ki. Kantine indim.

Açım yani ne yapayım.

Köşedeki masada kalabalık bir grup oturuyordu.

Kaç kişisiniz lan siz?

Kantin sırasına girdim. Nihayet sıra bana geldiğinde bir çikolata aldım. Yanımdaki bir kız anlamlandıramadığım bir şekilde bana baktı ve gitti. Omuz silkip yukarı çıktım. Kalabalık grup da ayaklanmıştı.

Evet 14 kişiler. İşsizim ve saydım.

Bir anda üzerime dökülen soğuk şeyle ağzımdan bir küfür kaçtı.

"Özür dilerim. İyi misin?"

"İyiyim. Sorun değil."

"Yürürken önüne bakmalısın Natasha." dedi diğerlerinden daha kısa ve esmer olan.

"Teşekkürler Tony. Ben bilmiyordum. Bu arada seni hiç görmedim. Yeni misin?"

"Evet."

"Natasha ben."

"Ben de Ashley. Kısaca Ash."

"Çocuklar geç kalacağız." dedi biri. Sarı ve biraz kıvırcık olan saçlarını yukarı kaldırmıştı. Yeşil veya mavi olduğu tam belli olmayan gözleri, güzel bir burnu ve harika dudakları vardı.

Sen mükemmel bir şeysin.

"Gidelim o zaman. Sonra görüşürüz Ash." dedi Natasha ve gittiler. Ben ise sadece adını bilmediğim sarışının arkasından bakıyordum.

Vay anasını okula bak.

Sınıfımı öğrendikten sonra derse geç girdim.

Bunlar hep cool olma çabaları.

Kapıyı çaldım ve içeri girdim. İçerideki öğretmen bana baktı. Eşofmanlarından beden öğretmeni olduğu anlaşılıyordu.

"Kendini tanıt ve yerine geç." Dövseydin.

"Ashley Stark." Arka tarafta bana heyecanla bakan Natasha'nın yanına oturamadım. Çünkü doluydu. Onun bir arkasında kafasını sıraya koyduğundan dolayı sadece sarı saçlarını görebildiğim kişinin yanına oturdum.

Natasha hemen arkasını döndü.

"Merhaba. Beni hatırladın mı?" Güzel yüzüne baktım.

Gereğinden fazla güzel.

"Tabii ki. Az önce tanıştık."

"Bilmem unuttuğunu düşündüm. Ee na'ber?"

"Natasha sus artık uyumaya çalışıyorum." Yanımdaki kafasını kaldırmadığı için sesi boğuk geliyordu.

Ama sesinin güzel olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

"Off bu huysuzun yanına oturmakla büyük hata ettin. Steve hadi Ash'le yer değiştir ve Tom'un yanına otur." Mavi gözlü ve yakışıklı kişiye baktım.

Niye hepiniz yakışıklısınız lan?

"Hayatta olmaz."

"Pis Dorito." Scarlett tekrar bana döndü.

"Bu Steve Chris Evans. Okulda üç tane Chris olduğu için kendisine Steve deriz. Yanında oturan Tom Hiddleston."

"Arka sıra sessiz!" Öğretmenin uyarısıyla Natasha önüne döndü.

"Teneffüste sana tüm grubu tanıtacağım."

"Pekala."

Selamun aleyküm gençleeeer. Çok boş yapmayayım. Kurgu fikrinin iyi olduğunu düşünüyorum. Bakalım neler çıkacak.

Yeminle çok cringe olacakmış gibi hissediyorum kdnxndndnndnd.

The High SchoolHistorias para obsesionarse. Descúbrelo ahora