1

199 29 11
                                        

Bir yeni mesajınız var...

Evren🌍: Hadi Hazal kaç saat oldu hâlâ bir notları alıp gelemedin.

Gözlerimi devirip ayakkabımın bağcığını bağladım. Arabama binip Barış'ın evine doğru yol aldım, ama telefonum bir türlü susmak bilmiyordu. En sonunda dayanamadım ve telefonu açtım.

"Yoldayım Evren geliyorum az sabret. " dedim.

"Notları unutmadın değil mi?"

"Evren buluşma amacımız o zaten unutmak gibi bir lüksüm yok."

"Ben diyeyim de sonradan başımın etini yeme."

"Sen onu bunu bırakta Barış evde değil de mi?"

"Ayyy Hazal değil dedik yaaa, kardeşim ne abarttın Barış'ın seni yiyecek hali yok ya."

"Tamam sus." dedim ve telefonu suratına kapattım.

Arabayı park edip evin kapısına doğru ilerledim. Kendi kendime şunları mırıldandım

"Allah' ım nolur Barış evde olmasın nolur nolur nol-"

"Sana da merhaba Hazal"

Ve evet Barış karşımdaydı Evren'e güvenmeyeceğimi bir kere daha anlamış oldum.

"Neden hiç şaşırmadım acaba?" dedim ve Barış'ı itip içeri girdim. Evren' in yanına koltuğa oturdum ve,

"Hani Barış burada olmayacaktı?" dedim

Arkadan gelen Barış'ın sesiyle  irkildim.

"Hazalcım hani burası benim evim ya."

Diyecek bir şey bulamayınca:

"Şu an sana hiç harcayacak vaktim yok."

Deyip onu geçiştirdim.

"Ben de vaktimi sana harcayacağıma oyunuma harcarım."

"Gençleeer sakin olun artık. Barış kardeşim sen oyununa bak Hazal biz de başlayalım artık." dedi Evren ve derse başladık.

Aradan birkaç dakika geçtikten sonra Barış'ın oyun sesi bizi rahatsız etmeye başladı. Evren bu çocukla nasıl arkadaşlık kurabiliyor anlamıyorum. Artık sabrım kalmamıştı ve tam Barış'a seslenirken Evren bana engel olup söze o devam etti.

"Kardeşim oyunun sesini biraz kısar mısın?Ders çalışıyoruz şurada."

"Kardeşim rahatsız oluyorsanız çıkın yukarıya."

Evren bana "gidelim mi? " bakışı attı ve ben de oflayarak eşyaları toplamaya başladım. Bu durum Barış'ın bir hayli hoşuna gitmişti.

Sinirli bir şekilde merdivenlerden çıkarken Evren beni sakinleştirmeye çalışıyordu.

"Evren gerçekten sıkıldım artık bir insan yıllardır bu itici tavrı nasıl koruyabilir?"

"Ben de yıllardır anlaşamamanıza anlam veremiyorum. "

"Onun yüzünden!"

Odaya girdikten 2 dakika sonra Evren'in telefonu çaldı ve kapının önünde konuşmaya çıktı. Ben de o sırada WhatsApp grubumuza yazdım.Güya ders çalışmaya geldim.

**Gıybet Time**

Hazal: Kızlar şu an acayip kızgınım.

Fulya: Ne oldu?

Hazal: Evren beni kandırdı evde Barış yok gel çalışalım dedi ama bilin bakalım kim evdeydi?

Özge: Yok artık mdlfd

Hazal: Ne gülüyorsun be

Fulya: Barış kim? 🙄

Özge: Ohooo çok şey kaçırmışsın.

Hazal: Haa sana anlatmadım değil mi?

Fulya: Tanışalı daha iki hafta oluyor belki ondandır. Hadi özet geçin.

Hazal: Barış, Evren ve ben üçümüz çocukluk arkadaşıyız. -maalesef -
Evren ile aram çok iyiyken Barış ile aram bir o kadar da kötü. Yıllardır anlaşamıyoruz.

Fulya: Peki anlaşamamanızın sebebi ne?

Özge: Çünkü birbirlerini seviyorlar da ondan jsşsdkkd

Hazal: Saçmalama Özgeee öyle bir şey yok!!

Fulya: Anladım ben tamam kdkdjfd

Gruba sinirlenip telefonu yatağın üstüne fırlattım. Evren'i merak edip seslendim. Ama şarkı sesinden kendi sesimi bile duyamıyordum. Barış efendi sağ olsun şarkıyı son ses açtığı için.

Aşağı indikçe kulak zarım patlayacak gibi oluyordu.

"BARIIŞŞŞ KIS ŞUNUN SESİNİ!"

Barış hiç istifini bozmadan oyun oynamaya devam ediyordu, hatta bir yandan kafasını şarkının ritmine göre sallıyordu.

Merek ediyorum acaba kulak zarım mı daha önce patlayacak yoksa TV'nin hoparlörü mü!?

Dikkatini çekmek için TV'nin önüne geçtim ve bana bakması için ellerimi çapraz bir şekilde salladım.

"DUYAMIYORUM ÇOK SES VAR YA"

TV'nin fişini çektim ve,

"Evren nerede?" diye sordum.

"Laann! Ne yapıyorsun?"

"Başka yol bırakmadın neyse soruma cevap ver."

"Ne bileyim ben Evren'in bekçisi miyim?"

"Evden çıkması için buradan geçmesi gerekiyor ya o yüzden sormuştum."

"5-10 dakika önce çıktı o."

"Hani bekçisi değildin onun biliyormuşsun işte ne diye uzattın?"

"Evden çıkması için buradan geçmesi gerekiyor ya o yüzden."

"Bu şimdi nereye gitti ki?" diye söylenirken Barış telefonu önünde duran masaya koydu ve mutfağa doğru gitti. O sırada telefon çaldı.

Buse arıyor...

Acaba bu kaçıncı sevgilisi diye düşünürken Barış telefonu aldı ve "Benim işim var." diye evden çıktı. Ben de Evren'i aradım.

Hazal: Evren neden haber vermeden gidiyorsun kaç saattir seni bekliyorum.

Evren: Önceden planım vardı sabah o yüzden acele ettirdim ben seni. Ayrıca çıkmadan Barış'a sana haber vermesini söylemiştim.

Hazal: Barış bana bir şey demedi.

Evren: Hazalcım yapacak bir şeyim yok günah benden gitti.

Hazal: Tamam Evren sonra konuşuruz.

Barış'a gıcık olmam için bir sebep daha.

Bu bölüm biraz kısaydı ilerleyen bölümler hem daha uzun olacak hem daha aksiyonlu >3



Çıkmaz Stories to obsess over. Discover now