HAYAT

128 31 19
                                        

1.bölüm

Başladığınız tarihi yazabilirsiniz

Hayat bazen bizi değiştirir...
Ya da değişmek zorunda bırakır...
Ben de değişmek zorunda kaldım.

Eskisi gibi bir kız olamadım bir daha. Neşe dolu, gülümseyen, etrafına gülücükler saçan bir kız olamadım..

Yaşadıklarım yüzünden bir daha eski ben olamadım üç senedir ,tam üç senedir ben,eski ben değilim.

Eski benin aksine şu an gülümsemeyen, etrafında çok az insan olan ,donuk ifadeli bir kıza dönüştüm. Bunu ben istemedim ,ben böyle olmak istemedim...

Ama hani bazen hayat bize bir seçim hakkı sunmaz ya ,bana da sunulmadı. Etrafımdaki onca şeye rağmen yine de hayat dolu bir kızdım ben .

Şimdi ise gülmeyen,herkese mesafeli, simsiyah bir kızım. Evet artık siyah bir kızım. Renkli giyinirken şimdi artık üzerimdeki tek renk siyah. Kendim gibi..

Evet ,ben Mehir işte böyle bir kızım. Yirmi üç yaşındayım , üniversite son sınıf öğrencisiyim. Şimdi bana yirmi üç yaşında olupta nasıl son sınıfsın demeyin. Bu sene son sınıfı üçüncü tekrarım.

Puanı yüksek bir üniversitede iç mimarlık okuyorum.

Yine her zamanki gibi siyah kot pantolonumu giydim üzerine salaş bir kısa kollu ve onun üzerine siyah kapşonumu giydim. Uzunluğu artık belimi de biraz aşan siyah saçlarımı (yine) aşağıdan topladım.

Saçımın üzerine şapka ve onun üzerine de siyah kapşonumun şapkasını örttüm. Evet okullar başlayalı bir aydan fazla oluyor ve ben daha yeni okula gidiyorum. Sınav olduğu için.

Ee haliyle sınavları da geçemiyorum . Sonra, Sınıf tekrarı. iki senedir aynı şey olduğu için alışkınım. Sınıftaki Ali'den aldığım okuma kitaplarının yarısını çantama koydum. Yarısını da elime aldım. Neden yarısını çantama koydum tabikide çok olduğu için. Otuz tane okuma kitabını elimde taşımamı beklemiyorsunuz değil mi?

Hazırlandıktan sonra içeri annemin olduğu odaya geçtim. Yine onu görünce kendimden , yürüyebilmekten nefret ettim. Annem üç senedir kılını bile kıpırdatamıyordu. Konuşamıyordu. Annemin baş ucuna geçip alnından öpüp evden çıktım.

Sırt çantamı da takıp yürümeye başladım. Yanımdan eksik etmediğim kulaklarımı da takıp dolmuş durağına yürümeye başladım. Yaklaşık beş dakika dolmuşun gelmesini bekledim ve şu an okulun önündeyim.

Sırf yazılı olmak için gelmiştim. Şimdi yine hocaların tantanasını çek . Evladım niye çalışımıyorsun halbuki en çalışkan öğrencimiz sendin falan filan .

Kafam eğik dalgın dalgın yürürken kafamın sert bir şeye çarptığında bir insanla çarpıştığımı anladım. Kafamı kaldırdığımda bana sert bakan bir yüzle karşılaştım . Okulun sert çocuğu yada baba parasıyla övünen bir egoist mı demeliydim.

Çarpıştığımız için elimdeki kitaplar da yere serilmişti. Yere eğilip toplamaya başladım. Ama çocuk beklenmedik bir şekilde yere eğilip bana yardım ediyordu şu an. "Kendim yaparım"

"Yardım edeyim"

Tam cevap verecekken okulun gıcık kızı demeliyim bilmiyorum ama ben çok pis ayar oluyorum o kıza yani Melise . Benimle uğraşıp duruyordu bir gün fena benzeticem ama ,araya girerek konuştu

"Ah Onurcum kendisi zaten alışkındır böyle şeylere annesinden,naber kara kız" deyip kollarını göğsünde birleştirerek bana meydan okurcasına bakmaya başladı. Biliyor abi benim nereden sinirleniceğimi o yüzden yapıyor. Sakinim.

Beni Sen İnandırStories to obsess over. Discover now