BÖLÜM 1 :

19 1 1
                                        


hayatta hayal ettiğimiz çoğu şey gerçekleşmez, bazen önüne hiç beklenmedik bir engel çıkar, bazen de engel bizizdir. bu hikayede ki engel ben değildim, hayatımdı... hayatımda ki fazlalıklardı.

Bölüm şarkısı;  no clear mind/ dream is destiny

BÖLÜM 1 : GÜVEN TOHUMLARI
'Sen o kendi ellerinle ektiğin güven tohumlarını yine kendi ellerinle yaktın'

Masanın üzerindeki telefonumu alıp saate baktım,
saat 20.30 idi, epey çalışmışım diye geçirdim içimden, kütüphanenin kapanma saati yaklaştığı için test kitaplarımın kapağını kapatıp çantama doluşturdum.

on birinci sınıftım ve önümüzde ki yıl hayallerimin sınavına girecektim bu yüzden çalışmalara erkenden başladım (yani dokuzuncu sınıfın yaz tatilinden beri dersleri sıkı tutuyorum) her ne kadar ilk başlarda zorlansam da artık test çözmek benim için yemek yemek gibi bir şey olmuştu, bir ihtiyaç gibi.

çantamı sırtıma takıp montumuda oturduğum sandalyenin arkasından aldım, telefonumu da masadan alıp etrafa bir göz gezdirdim unutup unutmadığım bir şey var mı diye, her şeyi mi aldığımı görünce kütüphanenin çıkışına
doğru ilerledim.

sekreterlikte oturan sema ablaya selam verip kütüphaneden çıktım biraz yürüyüp otobüs durağına geldim, üşüdüğüm için elimdeki montu giydim.

Birkaç dakika sonra 15 BK geldi, yani benim bineceğim otobüs, binip akbili bastım, otobüs kalkalı birkaç durak olduğu için çok fazla insan yoktu ben de arkalara doğru ilerledim, en arkadaki cam kenarına oturdum kulaklığımı çıkarıp Spotify a girdim no clear mind/ dream is destiny (şarkıyı medyaya eklicem) şarkısını tekrara alıp açtım sonra da kafamı cama yasladım.

Ne kadar zaman geçti bilmiyorum ama gözlerimi araladığımda eve yaklaşmış olduğumu gördüm. aslında kütüphane eve çok uzak değildi ama bugün hava biraz soğuk olduğu için otobüse binmeyi tercih etmiştim.

İnmem gereken durağa gelince yerimden kalkıp düğmeye bastım, birkaç dakika sonra otobüs durdu ben de inip eve yürümeye başladım

Eve geldiğimde montumun cebinden anahtarı alıp hızlıca evin kapısını açtım, açtım açmasına ama açtığım gibi kapatasım vardı, içimden; keşke kütüphanede daha çok kalsaydım da bu manzarayla karşılaşmasaydım diye geçirdim, yavaşça düştü çantam omzumdan ve aynı anda gözlerimden sicimle yaşlar akmaya başladı.

Şoku atlattıktan birkaç saniye sonra eve girip on yıl önce bizi terk etmiş olan babamın yanına gittim tam karşısına geçtim kafamı dikleştirip göz yaşlarımı elimin tersiyle sildim.

'Sen hangi yüzle, hangi sıfatla karşıma çıkıyorsun, yüzün var mı  senin, bizi o halde bırakıp gittikten sonra geri dönmeye yüzün var mı?
Bizim ne yaşadığımızı biliyor musun sen, biliyor musun! Bide utanmadan gelmişsin buraya.' Dedikten sonra arkamı döndüm ve nefesimi kontrol altına almaya çalıştım.

'Canım kızım çok özür dilerim biliyorum yaptığım şeyler çok yanlıştı, biliyorum yaptıklarımın bir bahanesi asla olamaz ama yapmak zorundaydım canımın içi sizin için yapmak zorundaydım.'dedi babam olacak varlık

nefesimi kontrol altına aldıktan sonra arkamı dönüp gözlerinin tam içine baktım ağlamaklı bir sesle ' bana öyle şeyler söyleki seni affedebileyim , lütfen söyle niye bizi bıraktın, neden gittin sen benim en yakın arkadaşımdın sen benim her şeyimden okulda arkadaşlarıma seni anlatırdım beraber oyunlar oynadığımızı gezdiğimizi yemek yapıp annemi çıldırttığımızı hepsi seninle tanışmak isterken bir gün yok olup gittin baba bazen düşünüyorum acaba hayal miydi diye sen hayal miydin diye düşünüyorum...
değer miydi gidişin bunlara değer miydi beni bizi bırakmaya '

'kızım sana anlatmak istediğim o kadar fazla şey var ki ama özür dilerim sana bunları şuan anlatamam, özür dilerim ama sana sizi neden bıraktığımı söylemem sadece bil ki her şeyin bir zamanı vardır, size zamanı gelince her şeyi anlatacağım güven bana güzel kızım'

'Sana güvenmeyi bizi bıraktığın gün bıraktım ben baba, sen o kendi ellerinle ektiğin güven tohumlarını yine kendi ellerinle yaktın baba ve lütfen söyle bana 9 sene her şeyi öğrenmem için yeterince uzun bir zaman değil mi sence de .'

'Özür dilerim canım kızım ama anlatamam" dedikten sonra kafasını eğdi

"DİLEME ARTIK BENDE ÖZÜR MÖZÜR DİLEME DEFOL GİT BURDAN O GÜN BİZİ BIRKIP GİTTİĞİN GİBİ ARKANA BAKMADAN DEFOL GİT."

karşımda hüngür hüngür ağlamaya başladı ama ben dayanmazdım ki bunu bildiğin için arkamı döndüm yumruğumu sıktım ve sakinleşmek için dişleyeme başladım.

sonra konuşmaya başladı

"bir tanecik kızım beni hiçbir zaman affetmeyeceksin biliyorum ama en azından sana şimdi anlatacaklarımı iyi dinle şu kadarcık hatrım varsa aç kulağını beni dinle ve karar ver.'

baba sen bana bahane ver ben seni affetmeye dünden razıyım. 'Ne kararı vericekmişim'

'bak kızım sizi bırakıp gittikten sonra kendime bir söz verdim, sizin karşınıza çıktığım zaman ben arık eski ben olmayacaktım sizi mahrum bıraktığım her şeyi size tek tek yaşatacaktım öyle de oldu bir şirket kurdum şuan o şirket çok bilinen ve piyasadaki sayılı şirketlerden, işin aslı artık her şey değişti. :d

kızım sen evet de seni yanıma alayım bu sefaretten kurtul. Her hafta sonu okul harçlığını çıkartmak için çalıştığını biliyorum kızım, kendine bunu yaşatma gel he de alıyım seni yanıma lütfen.'

(karakterimiz uzun süredir annesiz babasız yaşadığı için bir sığınağa ihtiyaç duyuyor ve bu yüzden kabul edicek gençler onu yargılamayın çünkü insanları ne yaşadığını bilemeyiz)

'Baba ben o dokuz yılı unutup her şeyi silip yanına gelemem senin, o yaşadıklarımızı bir kalemde silip atamam'

'Kızım gözümden sakındığım buğlemim o kadar haklısın ki bana şuanda ne söylesen, ne yapsan ağzımı açıp tek kelime etmem edemem ama yemin ederim sana zamanı gelince her şeyi anlatacağım lütfen lütfen babacığının bu teklifini kabul et gel yanıma bir dene eğer yapamazsan beni görmeye tahammül edemezsen söz veriyorum seni tekrar kendi ellerimle getireceğim buraya ama lütfen bir şans ver bana'

koskoca adam karşımda ağlıyordu onunla gitmem için, dayanamadım yine dayanamadım, pişman olucaktım biliyordum ama yinede dayanamadım
şimdi bana neden kabul ettin diye soracaksanız eğer anasız babasız büyümenin ne kadar korkunç bir durum olduğunu söylememe gerek yoktur umarım

'tamam tamam tamam gelicem seninle sana bir şans vereceğim ama sadece bir şans duydun mu eğer yanlış bir şey yaparsan beni bir daha göremezsin ve ayrıca bu asla seni affettiğim veya sana olan nefretimin bir parça dahi azalmış olabileceği anlamına gelmez, yanına gelmemin tek sebebi annemin ölmeden önce 'seni bulmamı ve yanında kalmamı' söylemesi yoksa senin yüzüne bile asla bakmazdım.' dedikten sonra eşyalarımı toplamak için odama ilerdim. bahaneler

Yatağın altından valizimi aldım kıyafetlerimi de içine doldurduktan sonra yanına gittim.
annemle beraber bu eve ilk taşındığımız zaman çöpten bulduğumuz koltuğun üzerinde oturuyordu ve toplarlarmış görünüyordu
'Hazırım ben.'
sesimi duyunca yere doğrultupu kafasını yukarı kaldrdı ve sıcak bir gülümsemeyle

'tamam kızım gerçekten çok teşekkür ederim bana bu şansı verdiğin için
şoför bizi bekliyor, istanbula gideceğiz , yeni evimize.'

'Okulumu nasıl ayarlıyacağız, nakil aldırmadık daha.'
'sıkıntı değil hallettiririm ben'
'Tamam o zaman çıkalım.'
'Vedalaşmak istediğin birileri var mı.'

böyle sorunca annem aklıma geldi nasıl unuturdum onun mezarlığı buradaydı her hafta pazar günü onun yanına giderdim ya şimdi ne olacaktı onu göremeyecek miyidim

"annem annemi görmek istiyorum" dedim dolu gözlerle

_________________________

İnşallah bölüm hoşunuza gitmiştir.
En kısa sürede yeni bölüm gelicek beklemede kalın

Yorum atabilirsiniz beğenmediğiniz mantıksız gelen yerleri de söylerseniz sevinirim

Hoşça kalın :")

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: May 05, 2021 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

ananasWhere stories live. Discover now