11 Temmuz 1976
Genç adam hızlıca evinin kapısını açtı ve içeriye sanki birisi onu fırlatmışçasına kendisini fırlattı. Sonra korku dolu gözlerle ardına baktı ve yerde sürünür gibi iki adım atarak kapıyı kapattı. Ayaklandı ve tuhaf adımlarla evin salonuna doğru ilerledi. Burası kopkoyu yeşil renk ketenden kalın perdeleri çekili, içi havasızlıktan geberen ve pis kokan, ev demeye en az bin şahit isteyen bir yerdi. İnsanın yaşamayacağı, ancak bir süre belki idare edebileceği bir yerdi.
Salon olduğu iddia edilen dehliz gibi yerin köşesine doğru süründü adam ve oturduğu yerde dizlerini karnına doğru çekip kollarının arasına aldı. İleri geri sallanarak titriyor, düşünüyor, kendinden tiksiniyor ve korkuyordu. Delirmiş olacağını düşünmek istemiyordu çünkü kendisine verilen emirlerin kutsiyetinden ve hakkaniyetinden emindi. Söylenenlerin gerçek olduğu ona defalarca kez ispatlanmıştı. Yanlış bir şey yapmamıştı kendince.
Oysa öldürdüğü çocuğun ailesi hiç böyle düşünmüyordu.
14 Temmuz 1976 Öğlen
Genç adam çekyattan bozma yatağında kabuslar görerek berbat bir gece geçiriyordu. Gece sabaha kadar neredeyse oturmuş, düşünmüş ve aslında görev beklemişti. Yeni gelecek görev ile alakalı kabuslar görüyordu. Daha önce yani ilk seferinde kapının altından atılan bir not ile gelmişti görev. Daha kapıyı kapatıp eve gireli birkaç saniye olmuştu ve mahalleye açılan kapıyı açıp bu kağıdı kim attı diye görmek istediğinde hiç kimseyi görememişti. Girebileceği bir komşu ev, hemen koşarak dönebileceği bir sokak, bunların hiç birisi yoktu.
İlahi mesaj...
Daha öncesinde de türlü şekillerde notlar iletilmişti kendisine. Tam 23 kez. Tam 23 kez genç adamın çok yakın geleceğinde başına gelecek olan bilinmesi ve öngörülmesi mümkün olmayan kehanetlerdi bunlar. İlk seferinde akşam saatlerinde parkta oturmuş geçmişi düşünürken bir güvercin gelip ayaklarının önüne notu bırakıp sonrasında da o esnada bulutlu ve karanlık olan gökyüzüne olabildiğine uçarak gitmiş gözden kaybolmuştu. Notta '' bu gece asla uyumayacaksın, gelip geçici bir ıstırap geceni mahvetmeye geliyor '' yazıyordu.
Yüzü olmasa da içi, bu komik olmayan şakaya şöyle bir gülümsemişti. Sigarasını yaktı, aç karnına içtiği bilmem kaçıncı sigaraydı, zehir gibi gelmişti tadı ama yine de sonuna kadar içti ve evin yolunu tutmuşu. Bir sonraki sigarasından önce aynı zehir tadından kaçınmak için cebinden küçük bir şekerleme çıkardı ve yeni bir sigara daha yakmak istediği için fazla oyalanmadan katır kutur şekeri yedi ve eve varıp çekyata uzandığında yediği şeker parçalarından birisi etleri çekilmeye başlayan azı dişlerinden birinin üstüne yapışmış ve yakışıklı bir diş ağrısına davetiye çıkarmıştı.
O gece uyumadı.
Bundan birkaç gün sonra iş yerinde daha önce hiç görmediği bir müşterisini sakal tıraşı etmiş, ardından adamın ödeme yaparken verdiği paranın üstünde küçük bir not bulmuştu. Notta '' bugün evine gidemeyeceksin '' yazıyordu. Genç adam işkillenmiş, saati gelmediği halde evin yolunu tutmuş ve bu aceleden ötürü anahtarı dükkanda unuttuğunu ancak kapıya vardığında fark etmişti. Kendine olan büyük bir sinirle iş yerine giderken de dikkatsizliğinin cezasını da karşıdan karşıya geçerken bir motosikletin kendisine çarpması ile ödemişti. Aslında bir şeyi yoktu ve kendini iyi hissediyordu ama yine de hastaneye kaldırıldı ve kafasını asfalta çarptığından ötürü en az 24 saat müşahede altında kalması gerektiği söylendi, ne ettiyse salmadılar ve '' o gün evine gidemedi ''
Kehanet notlarından kaçınmak için evden çıkmasa, kapının altından not geldi. Kapının önünü tıkasa birileri evin dışından bağırdı kaçtı. Ne yapsa bunlardan kurtulamadı ve tam çıldırmak üzereyken ve '' neden '' '' nasıl '' gibi sorularla boğuşurken en nihayetinde, toplamda 22 birbirinden tuhaf ve açıklanamaz kehanetten sonra 23 not uzun bir mektup şeklinde gelmişti.
'' Istırap kaçınılabilir bir tehdit, savaş durdurulabilir bir felaket, cinayet önlenebilir bir suç. Bu yapılabilir. Tüm kötü şeyler olmasa da en kötü şeyler, bu dünyanın yılanları daha başları büyükken ezilebilir. Zaman bir kumaş gibi hamdır, dokunabilir. Bir tasarımcının elinde defoları ayıklanır ve ortaya bir şey çıkar. Ben pek çoklarından birisiyim. Ne sonu, ne de ilki. Görevden kaçamazsın, görev yılanın başını ezmek, görevden kaçarsan sonuçlarına sen değil, milyonlar katlanır. Yaşamasına izin verilmemesi gereken bir tek kişi bile kurtulursa ( bil ki iradesizliği ile yarı yolda bırakanlar yüzünden bu yaşanıyor) zaman başıboş kalır, kumaş yırtılır ve küçük Adolf lar küçük ivan lar, vlad lar, Josef ler yaşar ve bedeli ağır olur. ''
Sonrasında da mektubunda bir isim ve adres vardı. O adres ertesi gece gittiği adres, isim ise ilk aldığı cana aitti.
Son notunu aldığı günün gecesinde birkaç günlük yorgunluğun ardından artık çekyata devrilmiş, ölü gibi uyuyordu. Gözleri kapalı göz kapaklarının altında fıldır fıldır oynaşırken rüyasında salıncakta sallanan bir çocuk görüyordu. Gördüğü çocuk da onu görüyordu ve ona hiçbir çocuğun bakmayacağı kadar şeytani bir bakış atıyordu. Sanki salıncakta sallanan, kısa şortlu ve sevimli mavi t-shirt lü göğsünde çapa deseni olan minik denizci çocuk değilmiş de haklı intikamını hasmından almak üzere olmanın mutluluğunu yaşayan bir canavar gibiydi. Adam çocuğa daha fazla bakamadı ve tersi istikamete koşmaya başladı. Bir işaret arıyordu, nerede olduğunu anlamaya çalışıyordu. Sonunda bir caddeye geldi ve tabelaları gördü.
'' Lake Burke ''
'' Bunu kafama kazımalıyım, '' diye geçti içinden. Yabancı bir tabelaydı bu onun için.
Arkasında bir elin onu dürtelediğini hissetti ve irkilerek ardına baktı. Salıncakta sallanan çocuktu bu. Yeşil gözleri hiç insan gözü gibi bakmıyordu, '' beni durduramazsın '' dedi.
Bu adamın duyduğu ve hatırladığı son şey oldu. Genç adam bağırtılı bir nefes vererek uyandı, nefes nefeseydi. Terden yatak çarşafında dönüp duruşlarının resmi çıkmıştı ıslaklıktan. Yanında duran sehpaya uzandı, küçük bir not kağıdı vardı. Kalemi aldı ve titreyen elleriyle not alacak oldu ama zaten kağıtta bir isim yazılıydı ve bir adres.
'' Lake Burke no: 187 ''
'' Andrew Mccraken ''
'' Burası neresi ki şimdi? ''
Rüyasında da tam bu adresi ve tam bu ismi mi görmüştü, bu not başucuna ne zaman ve nasıl gelmişti, yoksa gördüğü rüyadaki saçmalıkların notu okuduğunda rüyasında gördüğü şeylerle aynı olduğunu mu sanmıştı, bunu kestiremedi. Tek bildiği yeni görevin zorlu olacağıydı. Lake burke nerede, oraya nasıl gidilir ve neyle gidilir. Kira için biriktirdiği para ve yevmiyesi hariç meteliği yoktu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Cinayet: Rota Oluşturuldu
Mystery / ThrillerÖldürmeye devam etmesi için dua edebilir misiniz? Türkiye de öldürmeye başlayıp Amerika da ve daha sonra da pek çok farklı ülkede cinayetler işleyen bir seri katil Asım, mutlu yarınlarımızın mimarı olabilir mi? 1970 li yılların sonunda başlayan kork...
