"Cenk'ciğim, ben çıkıyorum." her gün ondan önce çıkar, ondan sonra gelirdim. "Tamam hayatım, bugün ben de erken çıkacağım, bırakayım seni?"
"Yok aşkım, dönüşte taksi bulmakla uğraşmak istemiyorum, hastane taksileri hep dolu gelip geçiyor." dediğimle hak vererek vedalamıştı, son kez el sallayarak çıkacakken oğlum odasından gelmişti.
Konuşmayı yeni yeni öğrenen minik bebeğime baktım, onu sabah görünce işe daha mutlu gidiyordum sanki. "Anneciğiiiim, gel buraya bir tanem."
Koşturarak kollarıma atlamıştı, 'anneee, anne! anne anneeeee!' birkaç kelime biliyordu, 'anne, hayır, ya anne olmaz, yeeesss! nooo!' bunları da söylediğinde çok tatlı oluyordu, miniğim benim...
Onu da kocaman öpüp vedalaştığımda tam çıkarken Aylin Hanım eve giriyordu. "Merhabalar Aylin Hanım, Emre bugün erken uyanmış. Size şimdiden kolay gelsin." Aylin Hanım canım oğlumun dadısıydı. Aylin Hanım olmasa oğlum bu kadar güzel yetişemezdi, ben de Cenk de hep işteydik. Ama yıllar sonraki hayallerimizi gerçekleştirmemiz için şimdi hep çalışmalıydık.
Arabaya geçince ekrandan 'Anadolu Rock' listesini açtım ve sürmeye başladım.
Flashback, 7 sene önce
"Birce, seninle tanışmak en büyük şansım. İleride bir çocuğumuz olacak, erkek olursa senin istediğin gibi Emre, kız olursa da benim istediğim isim yani Lavinya'yı koyarız. Bir süre çalışır para biriktiririz, sonra bizi kimseler durduramaz, eğer dersen yok Cenk ben kariyerime devam ederim, o zaman kalırız, Emre veya Lavinya büyüyüp hayatının aşkını bulduktan sonra emekliye ayrılırız. Sen benimle olmaya evet der misin?" alabileceğim en güzel evlenme teklifini, Hacettepe Üniversitesi tıp fakültesinde almıştım. Senelerini bana adamak isteyen, geleceğinde hayallerinde ben olan biriyle evlenecektim, tabii ki de haykırmıştım evet diye. Ama okulumuzun 5. senesindeydik, evlendik fakat sadece birlikte olabilmek için evlendik, yani okulumuz bitene kadar çocukla ilgili bir gelişme olmayacaktı.
İkimiz de tıp okuyorduk, ben kadın doğum istiyordum, Cenk ise beyin cerrahı olacaktı..
Flashback Sonu
Yolun sonuna kadar Cenk ile gençligimiz aklımdan çıkmamıştı, hala ilk günki gibi birbirimize aşıktık. Herhangi bir kavgamız bile olmazdı, illa birimiz susardık oturup birbirimize hak verirdik. Bu hallerimiz aklıma geldikçe mutlu oluyordum. 6 senedir evliydim, 3 senedir de bebeğimiz vardı. Evden bir gün bile mutsuz çıkmadım, hastalarımdan dolayı mutsuz girdiğim olurdu fakat onlara yansıtmamaya çalışırdım.
Arabamı kapalı otoparka getirip valeye vererek yukarıya, girişe ilerlemiştim.
Cenk ile farklı hastanelerde çalışıyorduk. Ankara'da iken aynı hastanedeydik fakat İstanbul'a taşınınca yollar ayrılmıştı. O yüzden mesai saatlerimiz de düzenimiz de farklıydı.
Personel girişinden geçecektim fakat bir türlü kartımı bulamıyordum. Güvenlikten turnikeyi açmasını rica etmiştim. Tanıdığı için sorun etmemişti, yönetime haber verdirip yeni kart çıkarttırmalarını söylemiştim.
"Çıkarken güvenlikten alabilirsiniz Birce Hanım." güvenliğe teşekkür ederek odama ilerledim. Fakat dün kartımın yakamda takılı olduğundan adım gibi emindim, ki elbet kadın doğum katında düşmüştü. Hasta girişlerinin olduğu bölüme giderek hemşire hanıma güvenlik kayıtlarını sormuştum, kamera odasına gitmem gerekiyormuş.
Hastane, aslında staj için kullanılmıyordu fakat el değiştirdikten sonra 'hastaların genç doktorlar görmesi' temennisiyle eğitim hastanesi olmuştu.
Kamera odasına ilerlerken asansörden inen öğrencilerim dünün özetini geçiyor, bir yandan bugünki randevuları hatırlatıyordu "Tamam çocuklar sağolun, şimdi bir işim var. Hastam gelirse, bir 5 dakika kadar bekletir misiniz?" öğrencilerim onaylayarak bugünün randevularındaki hastaların problemlerinin dosyasını almaya gittiler.
Asansörle 2 kat aşağı inecektim ki, 7. kat sadece personele açık olduğundan kartımı okutmalıydım. 7. katta arşiv odası, kamera odası, ameliyatta ihtiyaç olunacak tüm malzemelerin bulunduğu oda olduğundan, sadece personel kartıyla giriliyordu. Ben de merdivenlerden indim, 7. kata geldiğimde güvenlik kapıyı koruyordu.
"Merhabalar..." kartından ismini okuyarak sözüme devam ettim "Ahmet Bey. Ben kadın doğumcu Birce Gündüz Korkmaz. Dünden beri kartım kayıp, yönetime haber verdik. Kartımın dün yakamda veya cebimde olduğuna eminim, kamera odasından dün 9. katın kayıtlarını isteyecektim."
"Bir saniye Birce Hanım, hemen yönetimi arıyorum."
...
"Evet efendim, Birce Gündüz Korkmaz. Tamamdır efendim, girişi sağlıyorum. Bir şey daha var, kamera odasına izin isteniyor. Tamamdır efendim." telefonu kapatıp bana döndü, kapının önünden çekilerek geçmeme izin verdi.
"Birce Hanım buradan çıkışta kartınızı yönetim güvenliğe verecekmiş, kartsız hasta bakılmaması rica edildi." güvenliği onaylayarak kamera odasının kapısını tıkladım ve içeri girdim. İçerideki güvenliğin haberi olduğundan dünün kayıtları ekranda açıktı. Odam hariç her yerde kamera vardı, odalarımızda hasta mahremiyeti adına kamera yasaktı. Zaten odamda düşürsem bulurdum.
Odamdan çıktığımda kapının tam karşısındaki kamera beni çekiyordu. Koridordan sola dönüp biraz ilerlediğimde kartım cebimden düşüyordu. Dalgınlığıma gelmiş olmalıydı. Koridorun başından arkamdan ilerleyen simasını hiç bilmediğim bir ve kadın doğum katında pek de normal olmayan şekilde, tek başına tüm katı dolaşmıştı. Kartımı yerde görünce eline alıp bir dakika boyunca bakmıştı, sonra hemşirenin gelmesiyle hızla cebine atıp asansöre yönelmişti. Asansörün kamerasında aynaya bakarken yakalanmıştı ve güvenlik yakınlaştırıp net bir görüntü aldı, fotokopisini çıkartıp bana verdi.
Kimdi bu? Kesinlikle tanımıyordum. Kimlik numaram yazmadığı için herhangi bir şey yapmayacaktım ama fotoğrafı aldım, bir daha hastanede görürsem soracaktım.
Teşekkür ederek yönetim katına gittim ve kartımı alarak gömleğimin cebine güzelce yerleştirdim. Sonrasında hızla odama çıktım ve öğrencilerimden asistan olarak seçtiğim Ece'ye sistemi açmasını söyledim. Kapının üzerindeki ekranı kontrol ettik, hastalarımız sırayla içeriye giriyordu.
Normalde bugün nöbetçiydim fakat yönetimden anlamadığım bir şekilde çıkmam söylenmişti. Pek sorgulamadan toparlanıp aşağıya inmiştim.
"Yönetimden talimat geldi, fotoğrafı çoğalttılar. Demirhan Bey bu sefer Birce Hanım'ı seçmiş kendine. Demirhan Bey gelirse diye birçok güvenlik bildirilmiş. Birce Hanım'a kesinlikle yaklaşmayacakmış."
VOCÊ ESTÁ LENDO
Birce'ye Atan Demirden Kalp || #Wattys2019
Ficção Geral|| Yıkılma Kadın serisinin ilk kitabıdır, keyifli okumalar || Bir kadın, her şeyin üstesinden gelebileceğine inanırsa neler olur? Kendi bağımsızlığını kazanmış, her insan gibi bir birey olduğunu, kimseye ait olmadığını direten bir kadın, güçlü, kims...
