1. Crazy Lover

4 0 0
                                        

Zil sesini duyduğun gibi merdivenlerden aşağı inmiştin. Neredeyse yere düşüyordun ancak merdiven kenarlıklarına son anda tuttundun.
Kapıyı açmadan önce boy aynasından kendine baktın. Güzel görünüyordun, artık çıkabilirdin. Nam Joon seni gördüğünde gamzelerini sergilercesine gülümsedi.

"Çıkabiliriz Joon"

Seni kafasıyla onaylayıp. Yanağına ufak bir öpücük bıraktı.
Elini kavradığı gibi arabaya doğru haraket ettiniz.

Sevdiğin adam Nam Joon , seni harika bir yemeğe getirmişti.

"Beğendin mi?"

Elindeki çubukları bir kenara bıraktın. Ağzının kenarını nazikçe  temizledikten sonra gözlerini ona diktin.

"Et fazla pişmiş. Kimchi çok tuzlu."

Gözlerini ayırarak sana baktığında konuşmaya devam ettin.

"Yanımda sen varsan bunun bir önemi yok Joonie"

Bu sefer sana tutkuyla baktı. O aşık bir adamdı ve sen bunu görmezden gelemiyordun.
Masadan kaltı ve yavaş yavaş yanına geldi. Boynuna ufak bir öpücük kondurdu.
Boynunda hissettiğin soğukla birden irkildin. Boynuna baktığından parıldayan bir kolye görmüştün.

"Yanımda kaldığın için sana fazlasıyla minettarım sevgilim."

Ona içten bir şekilde gülümsedin.
Boynunda takılı duran kolyeyi tutarak "Teşekkürler sevgilim. Bu kolye bana senin varlığını hiç unutturmayacak."
Seninle konuşmaya devam ederken sandalyesine oturdu.
"Güzelim beni unutman mümkün olmayacak"
Onun bu sözleri kalbinin heyecanla atmasına neden olmuştu.

▪️▪️▪️

Tüm şehir ayaklarının altındaydı şimdi. Şehir ışıkları gözünü yorsa bile bu manzaraya değeceğini biliyordun Kahvenden bir yudum alman sana huzuru hissettirdi.Serin bir yaz akşamında sıcak bir kahve ve hayran olduğun o şehir.

"Bana yok mu?"

Nam Joon sana arkadan sarıldığında sitem edercesine konuştu. Onun varlığını hissetmenle huzurun zirveye ulaştı.

"Gelmeyeceğini sanıyordum."

"İşte burdayım bebeğim"

Elindeki bardağı sehpaya bırakıp ayaklandın.

"Hemen geliyorum"

İki dakika sonra elinde kahvelerle döndüğünde şekersiz olanı ona uzattın. Koltuğa oturduğun gibi sana sarıldı.

"İşte en sevdiğim şey"

"Nedir o güzelim?"

"Kahve, Nam Joon ve Seoul"

Yüzü ciddi bir hal aldı.

"Bana güveniyor musun?"

Konuyu neden değiştirdiğini anlayamadın. Ama bu düşündürücü bir soruydu senin için. Gözlerini kapattığında geçmişe doğru yol aldın. Güven neydi senin için? Birine güvenmek, benliğini açmak istemiştin hep. Sırlar olmadan yalanlar olmadan sade bir hayat sürmek senin için yeterliydi. Ama bu hayatta dilediğin ne varsa tersi olurdu zaten. Çok hırpalanmış, çok acı çekmiştin geçmişinde ama Nam Joon'un gözlerine baktığında unutmuştun geçmişin izlerini. Artık sen ve o vardı. Bu düşünceler eşliğinde ağzından çıkmıştı işte.

"Sana güveniyorum Namjoon."

Sana tekrar baktığında gözlerini kısmıştı.
Ağzından bir kelime dökülecekmiş gibi  sana baktığında bir anda durmuştu.
Düşünceler birbirini kovalıyordu adeta. Namjoon evin verandasında otururken sevgilisinin gerçekleri bilmesi gerektiğini düşündü bir an. Ama bu ağır bir sonuç doğrabilirdi. Oysa o akıp giden zaman içinde alışmıştı Se Ra'nın varlığına.

Birden konuştuğunda irkilivermişti adam düşüncelerinden uyanarak.

"Kahven soğuyor tatlım"

Onun uzaklara daldığını görmek geçmişin izlerini tekrar bulmak için kafa patlattığın o anları hatırlatmıştı sana.
İstediğin şey sadece huzurdu ve o buradaydı.

Adamın elini tutarak  onu ayağa kaldırdın.
Verandada dans etmek için ne kadar güzel bir an diye düşündün.

Nam Joon kafasının içindeki o düşüncelerden uzak durmak için dans teklifini kabul etmişti.

Ancak şimdilik akıp giden zamana ayak uydurmaya karar verdi.

Has llegado al final de las partes publicadas.

⏰ Última actualización: Oct 26, 2022 ⏰

¡Añade esta historia a tu biblioteca para recibir notificaciones sobre nuevas partes!

The Darkness Road Historias para obsesionarse. Descúbrelo ahora