Gece aşağı inmeye başlamaya karar verdim. Sonuçta evde oturmaktan başka bir iş yaptığım yoktu. Aşağı inip sayılı arkadaşlarımdan olan Bengü ile buluştuk.
Bengü çok güzel bir kızdı. Çilli, kızıl ile turuncu arası kısa saçlı, uzun ve orta kiloda iyi görünen biriydi. İçi de dışı kadar güzeldi. İyi kalpliydi, dert dinleyip halden anlayabilen bir insandı. Bengü ile buluştuğumuzda genelde telefondan başını kaldırmazdı. Ama bu defa konuya kendi girdi. Arkadaşı Güldeste ile tartıştıklarını söylediler.
Buna biraz şaşırdım. Güldeste ve Bengü oldukça yakınlardı. Tartışma sebebi ise Güldeste'nin çirkefleşmesiymiş. Gerçi ne zaman yan yana olsak bana salak falan derdi ama ben bunu şaka olarak algılar ve sesimi çıkarmazdım. O dediği an farkettim. Sürekli beni aşağılıyor, hakaret ediyordu. Küsmeleri benim için yine üzücüydü. Yakın bir arkadaşım bir arladaşını kaybetmişti sonuçta.
Bengü her zamanki Bengü'ye döndü. Yine kafasını telefona gömdü. Ben de telefonumu elime aldım ve uğraşmaya başladım. Sonra yanımıza Sude geldi. Sude, Bengü ile tahin-pekmez gibiydi. Oldukça birbirlerine yakındılar. Sude gelince Bengü aydınlanmış gibi oldu. Birden telefonu elinden bıraktı. Üçümüz sohbete daldık.
Saat 20.45 civarlarıydı. Sohbetten sıkıldığım için yanlarından ayrıldım. Sahaya gittiğimde Alperen, İrem, Ela, Dila, Defne ve Simge voleybol oynuyordu. Aralarında Beren'i göremeyince şaşırdım.
- Simge, Beren nerede?
- Dün İstanbul'a gitti.
Ona veda edemediğim için kendimi kötü hissediyordum. Keşke dün inseydim dedim kendi kendime. Olan olmuştu artık. Ben de oyuna girmek istedim. Biraz paslanmış olabilirim çünkü neredeyse 2.5 aydır oynamıyordum. Ama oynamaya başlayınca anında alıştım. Kendime ben bile şaşırmıştım. Oynamaya yaklaşık bir saat devam ettim.
Saat 22.00 olmuştu. Kendi başıma takılmak istediğim için parktaki gondola bindim ve kulaklığımı takıp müzik dinlemeye başladım. Ariana Grande'nin "Breathin'" şarkısı çalıyordu. Şarkıyı mırıldanmaya başlamıştım. Sonra futbol sahasından çıkıp gelen bir grup erkek gördüm. Eminim yine yanıma gelip dibimde benim hakkımda konuşacaklardı. Sonra bir baktım gondola oturdular. Ve bana selam verdiler.
Bir süre benimle sohbet ettikten sonra parkın karşıdındaki boş bodruma çıkan merdivenlere oturdular. Beni de çağırdılar ben de gittim. Sonra saçma sapan korku hikayeleri anlattılar birbirlerine ben de dinledim. Bir süre sonra dağıldık. 22.30 civarlarıydı. Alperenler oynamayı bırakmış anfinin oradaki yuvarlak masanın etrafında sohbet ediyorlardı. Yanlarına gittim. Bir süre sitedekilerin dedikodusunu yaptık ve saat 23.45 civarında eve gittim. Gittiğimds herkesin beni bir anda aralarına aldığını yeni farketmiştim. Ne olduğunu tam olarak anlayamadım. Eve geldim, biraz telefondan oyun oynadım ve televizyon karşısına geçip 'Law&Order' izlemeye başladım bir süre. Bu diziyi çok seviyordum ama gözlerim benimle savaş veriyordu kapanmak için. Dizinin bitmesine yakın uyuyakalmışım.
Bence ilk bölüm için iyiydi, umarım beğenmişsinizdir elimden geldiğince YB atacağım, görüşmek üzere ^^
YOU ARE READING
Çitin Ardındaki Site
Teen FictionÇocukluk zamanım, resmen çitler ardında geçiyordu. Sadece özgüvenimi toparlayıp yanlarına onlarla konuşmaya gidebilirdim ama hayır. Eskiden yaptıkları yüzünden bir daha asla yanlarına gitmeyecektim. Ya da şansımı bir kez daha denemeliydim. Yanlarına...
