bölümler yeniden düzenleniyor. hikaye çok daha farklı olacak oykullanmayı unutmayın
Önümdeki resme dikkatlice bakarken kulaklarımda çalan müziğin tınısı beni rahatlatıyor ve adeta uykuya davet ediyordu. Gözlerimi kapattım ve kendime uykuyu gidermek için zaman tanıdım. Yaklaşık iki gündür uyumuyor ve adam gibi yemek yemiyordum. Üzerimdeki yorgunluğun geçmeyeceğini anladığımda istemeyerek çizdiğim resmi bıraktım ve tuvalete gitmek için ayaklandım. Ayağa kalktığımda isyan eden kaslarım yüzümü buruşturmama sebep oldu. İşimi hızlı bitirmeye karar vererek hızlı adımlarla çıkışa doğru yöneldim.
Okulun ilk haftasını geride bırakmıştık ve hiç tatil olmamış gibiydi. Böyle şeyler insanları anlamlandıramadığım şekilde çok heyecanlandırıyordu. Çoğu kişi duygusuz olduğumu söylerdi ama bence haklıydım. Tuvalete girdiğimde bir grup kızın dedikodu yaptığını gördüm ve gözlerimi kaydırıp musluğa doğru yöneldim. Musluğun kolunu çevirdiğimde su akmaya başladı. Hızla elerimi suyun altına koydum ve yüzüme çarptım. Yüzümü soğuk suya çarptığımda gelen ani şok beni ayıltmıştı ama daha ne kadar bayılmadan durabileceğimi bilmiyordum. Lavaboda doğruldum ve aynadaki görüntüm aniden irkilmeme sebep oldu. Yavaşça naya yaklaştım korku filmlerindeki karakterleri aratmayan görüntüme baktım. Göz altlarım kendi ülkelerini kurmuş gibiydiler. Yüzümdeki "aha şimdi bayılcam" ifadesinin pek hoşuma gittiği söylenemezdi.
"Gel buraya" esranın yönlendirmesiyle kapağı kapalı bir klozetin üstüne oturdum. "İğrenç gözüküyorsun" tebessüm ettim"saol" Esranın elinde mavi bir makyaj çantası tuttuğunu gördüm. İtiraz etmeden makyaj çantasının içinden çıkanları yüzüme sürmesine izin verdim. Esranın işi bittiğinde aynaya doğru yaklaştım ve artık ölü gibi gözükmediğim için memnuniyetle gülümsedim "saol" esra elindeki fırçayı yukarı doğru kaldırıp "Her zaman kaptan" dedi. Zilin 5 dakika önce çaldığını varsayarak hızla sınıfa yöneldim.
Esranın yüzüme yaptığı makyaj hafifti, ağır makyaj kaldıramadığımı bilirdi. Esra ve tayfasıyla uzun zamandır arkadaştık onlara feminizmi öğretmiştim onlar da her konu da bir kadın grubu olarak bana destek çıkmışlardı. Bu dayanışma her ne kadar tuhaf gibi gözükse de hoşuma gidiyordu. Sınıfa girdiğimde herkesin kafasına göre oturduğunu ve sohbet ettiğini fark ettim. Ders felsefeydi, felsefe hocası asla geç kalmazdı. Sınıftakiler kaşlarım çatık bir şekilde durumu incelediğimi fark edince hep bir ağızdan "ders boş" diye bağırdılar. Bu olay birden tebessüm etmeme sebep olurken seline bakıp . "Şarkı aç selin bugün yerimde durasım yok" Sınıf büyük bir tebessümle ayağa kalkarken ben dans etmeye başlamıştım bile. Eğer sessizce oturursam en az 6 saatlik bir uykuya dalardım o yüzden biraz hareket etmenin sakıncası yoktu değil mi
Yaklaşık yarım saat boyunca dans ettikten sonra insanların bir yere baktığını fark ettim ve kafamı o yöne doğru çevirdim. Gördüğüm manzara kaşlarımı çatmama sebep oldu. Yaklaşık 1.85 boyunda yapılı, kıvırcık kahverengi saçlı ela gözlü bir çocuk kapının pervazına yaslanmış duruyordu. Tuhaf olansa bütün sınıfın ona bakması değildi onun tam olarak gözlerimin içine bakmasıydı.....
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SAHTE YILDIZ
ChickLitküçük yaşta başladı onların hikayesi. Küçücük bedenleriyle kaldırdıkları o devasa yükleri birbirlerine gösterdiler sadece, birbirlerine sokuldular, birbirleriyle yaşadılar adeta. 1 yılda olabilecek en değerli şey oldular birbirleri için..... Ama bir...
