𝒃𝒊𝒓𝒊𝒏𝒄𝒊 𝒃𝒐̈𝒍𝒖̈𝒎

50 4 0
                                        

İlhan İrem, Yazık Oldu Yarınlara + medyada havva'nın görünümünü azzzzzzzıcık yansıtan minnak bir sketch olacak!!! azzzzıcık çünkü tam istediğim gibi yapamadım... (her nedense olduğundan biraz daha yaşlı çizmişim neyse faceapp'den halledersiniz:c)

hikaye genelinde +18 ve duygusal anlamda tetikleyici öğeler olabilir. size çok da iyi gelmeyecekse okumamanızı tavsiye ediyorum. yine de ilginiz için çoook teşekkür ederim. ♥

"But their love-orison is not understood, the god is dead whose cult was to be kissed!" Fernando Pessoa


𝐛𝐢𝐫𝐢𝐧𝐜𝐢 𝐛𝐨̈𝐥𝐮̈𝐦: yakalanmak

"Hayır," diye fısıldıyor kadın, kırık bir ses tonuyla. Soluk alışverişinin zorlaştığını, bedeninin her bir noktasındaki kontrolünü ve bilinci üzerindeki iradesini yitirmeye başladığını hissediyor. Zihninin çeperleri içerisinde ses telleri kopana dek çığlık atan, koşuşturan tüm düşüncelerin ve duyguların birbirlerine uzattıkları silahların patlayışını işitmeye ve ayırt etmeye çalışıyor. Göğsüne oturmuş dehşet acı, adeta tüm zaman ve mekan kainattan ellerini çekiyormuş ve fizik kanunları yerçekimini yitiriyormuş gibi; sanki tüm oda ve dünya dağılmaya başlamışçasına hissettiği uçuculuk, gırtlağına sarılmış kaba, çirkin parmaklar... Tüm her şey anlamını yitirmeye başlıyor, bedeninden uzaklaştığını hissediyor zavallı. Sanki çıkan her bir ses uğultudan ibaretmişçesine yabancılaşıyor dünyayı algılayışına, kabarık bir sis bulutu ardından seçmeye çalışıyor olan biteni, üçüncü bir şahıs oluyor odanın içerisinde, ancak nafile. Bir kıyamet sahnesinden fırlamışçasına dehşet verici bir cehennem sahnesi şekilleniyor şuurunun odacıklarında. Koşuşturuş, panik, kahroluş, umarsızlık, çöküş.

"Hayır, hayır, hayır," Yoğun bir çaresizlik kanına karışmış olsa gerek, gözlerinin karardığı hissiyatıyla boğuşuyor. Vücut dediğimiz yapıya olan aşinalığını yitirirken bir alevler kalabalığı içerisinde küle dönüştüğünü ve dağıldığını, ne var ki eşit yoğunlukta kendi içerisinde de kapana kısıldığını hissediyor. Birkaç saniye ötesinde göğsüne oturmuş o katlanılmaz ağırlık, hiç var olmamış misali kalkıp gidiyor ve yerine, cehennem sıcağında, kavurucu ve yıpratıcı bir öfkenin yerleştiğini hissediyor. Bunu yapamaz, Allah'ın cezası, ondan nefret ediyorum, beni bırakamaz. "Gidemezsin!" diye inliyor hırsla, koyu kahve irislerinde delici bir bakış. "Burada olmana ihtiyacım var, beni neden anlamıyorsun! Burada, yanımda olmana ihtiyacım var!" Rasyonel tüm düşüncelerin kendisinden uzaklaştığını, çok ama çok ıraklara gittiğini hissediyor. Karmakarışık. Ne düşündüğünü anlamaya çalışıyor ancak her şey o denli yoğun ki, her şeyin ve herkesin birbirine benzediği ama bir o kadar da kontrastta olduğu bir kalabalıkta, tanıdık bir çehreyi seçebilmeye çalışmak adeta. Gürültülü, çıkışı olmayan, karmakarışık. "Canının yandığını biliyorum, Havva, duygularını da anlıyorum. Ve geri döneceğim. Dört gün sürecek, ama beni günde bir kez arayabilirsin."

"Yapamam, buna dayanamam." Etraftaki atmosferde kendisini biraz hafifletecek bir şeylerin arayışındaymış gibi, derin ve bitmeyecek bir nefes alıyor. "Lütfen... Yanımda kalamaz mısın? Yalvarırım..." diye fısıldıyor yavaşça, günlerce uykusuz kalmışcasına bir yorgunluğun esaretine boyun eğer bir sesle. Omuzları hafifçe düşüyor, ve o tanıdık, kaçınılmaz ağrı yeniden çiçekleniyor yüreğinin surlarında. Bir şeyler söylemeye çalışıyor, dudaklarını aralıyor ancak keskin bir inleme kopuyor yalnızca. Hıçkırıkları o kadar tok, ağlayışı o kadar paramparça ki, göğsünün her bir yükselişi ve alçalışında vücudundan bir şeyler kopup parçalanıyormuş gibi inliyor genç kadın. Yüksel, alçal, kahrol. Zavallının cılız sesi odanın fil dişi duvarları arasında aksedip yeniden kendisine ulaşıyor. Bir insanın kendi sesi dahi bir tokat olabilir mi? Nasıl, nasıl da çocuk. Öyle korkak ve aciz ki. "Zor olduğunu biliyorum, bu acıya dayanmanın ne kadar mücadele istediğinin de farkındayım, sahiden. Ama eğer sen de kabul edersen, yardımcı olmak istiyorum. Bu süre zarfında sana önerdiğim kitapları okuyabilir ya da filmleri seyredebilirsin. Bir sonraki seansta da beraber tartışırız, ister misin?"

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Nov 07, 2020 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

DEJABREW Where stories live. Discover now