BAĞIMLILIK

21 0 0
                                        

Kalbinin heyecanla çarptığı o an ki yaşadığın zevki başka sana ne veriyor? Ben söyleyeyim, hiçbir şey. O an yaşadığın o kalbinin ritminin doruklara ulaşması. İşte bunu seviyorum hatta sevmiyorum buna bağımlıyım. Peki ya o doruğa ulaşmak için ne yapıyoruz? Kendimden örnek vereyim: kopya çekiyorum. Hoca görecek mi diye yaşadığım o hazzı seviyorum, o kalbimin hızlanmasını. Çok bencilim biliyor musunuz? Sürekli o hazzı yaşamak istiyorum. Sürekli doruğa çıkmak. Peki bu mümkün mü? Her dakika hadi o kadar abartmayalım günde birkaç defa o doruğa ulaşmak sizce mümkün mü? Belki bazılarınız için evet mümkün. Size o kadar çok özeniyorum ki anlatamam. Benim doruğa ulaşma çabalarım kısıtlı. Belki de değil ve sadece üşeniyorum :\ inan bilmiyorum. Tek bildiğim o anı sonuna kadar kullanmak. Mesela yeni insanlarla tanışmak. Yeni insanlarla tanışmayı çok seviyorum çünkü benim için her yani insan demek heyecan demek. Onların hayat hikayelerini dinlemek, düşüncelerini öğrenmek. Şimdi bunun neresi heyecanlı diyeceksiniz değil mi? J Karşınızdaki insanla bir konu hakkında tartıştığınızda onun verdiği cevaplardan az çok karakterini anlayabiliyorsunuz. Ve sıradaki konuya ne tepki verebileceğini kestirebiliyorsunuz ya da o bir şey anlatırken ve siz onu dinlerken aklınızdan bir sonraki cümlesi geçiyor tahminde bulunuyorsunuz. İyi haber o cümleyi söylediğinde sizin yüzünüzde oluşan o ufak tebessüm yada tahmininiz yanlış çıktığında ise kaşlarınızı hafif çatmanızdan bahsetmiyorum. Benim için sonuçların pek önemi yoktur. O an ki "acaba bunu mu diyecek" diye düşündüğünüz zaman boyunca o hafiften hızlı çarpmaya başlayan kalbinizden bahsediyorum ben. Onun verdiği heyecan ve mutluluk.

Bir şarkı duyuyorsunuz. O kadar hoşunuza gidiyor ki sürekli o şarkıyı dinliyorsunuz. Dinlediğinizde yerinizde duramıyorsunuz ve heyecanlanıyorsunuz. Moraliniz bozuk oluyor mesela o şarkıyı açtığınızda gülümsemeye başlıyorsunuz. Sürekli tekrara bağlayıp dinleyip dinleyip duruyorsunuz. Bu şekilde 1 ay dinlediğinizi düşünün. Sonra başka şarkı dinlemek istediğinizi fark edeceksiniz. Farklı şarkılar dinlemeye başlayacaksınız. Müzik listenizde ona denk geldiğinizde ise ah hayır onu geçemeyeceksiniz onu gene dinlemeye devam edeceksiniz. Ondan vazgeçemeyeceksiniz. Bu ne biliyor musunuz? İşte bu "AŞK". Her zaman izi kalır, silemezsiniz.

Başka bir şarkı düşünelim. Aynı şekilde çok sevdiğiniz ve sürekli tekrara alıp dinlediğiniz bir şarkı. Sürekli tekrar tekrar. Sonra müzik listenizdeki o tekrar işaretini kaldırıyorsunuz ve başka şarkılara geçiyorsunuz. Müzik listeniz bitip o şarkıya geldiğinizde ne olacak biliyor musunuz? O şarkıyı es geçeceksiniz. Çünkü artık bıkmışsınızdır ve dinlemek istemiyorsunuzdur. Fakat kısa bir süre sonra başka bir şarkıyı daha çok sevmişsinizdir. Hem de telefonun arama sesine uyuyordur ve siz o şarkıyı telefonun zil sesi yapmışsınızdır. Ve yine en fazla 1 ay sonra o şarkıyı müzik listenizde dinlemek dahi istemeyeceksiniz. Bir anlık heves ve biraz zaman sonra bitiş. İşte bu "HOŞLANTI" dır.

Sizi defalarca kırmış ve size hiç gelmemiş birisinin bir gün size gelip bir şarkı armağan ettiğini düşünün. O şarkıyı dinlediniz ve çok sevdiniz. Ama telefonunuza indirmek istemiyorsunuz ve aklınıza geldiğinde sık sık açıp dinlemekte istemiyorsunuz. Peki neden? Ben söyliyeyim. Çümkü o şarkıdan bıkmak istemiyorsunuz. İşte bu da "SEVGİ"dir.

Hindistanlı bir budistin dediği gibi; Eğer bir çiçekten hoşlandıysanız onun siizn olmasını istersiniz. Onu koparıp alırsınız. Eğer bir çiçeği sevdiyseniz o çiçeği koparmaya kıyamazsınız.

Kısaca hoşlansakta aşıkda olsak hatta sevsek bile hepsi kalp çarpıntımıza bakar. Aslında sevmeyiz hoşlanmayız ve aşık olmayız. Sevdiğimiz, hoşlandığımız, aşık olduğumuz şey ise kalbimizin çarpıntısından aldığımız hazdır. Burda asıl iş: Kalbiniz anlık mı çarptığı veya çarptıktan uzun süre geçmesine rağmen tekrar mı çarptığı ya da hiç durmadan çarptığıdır.



Aşık olursanız gitse bile izi kalır.

Eğer hoşlanmışsanız sadece anılarda yeri vardır izi kalır kalmasına ama çok silik bir şekilde kalır. Başkası doldurduğunda görünmez.

Eğer sevmişseniz. Eğer sevmişseniz ise yürekten o hiç gitmez. Göndermeye kıyamazsınız. Dokunmaya, sevmeye, bakmaya bile kıyamazsınız gerçekten sevmişseniz eğer. Sevgi bitmez. Ölene kadar bitmez. 

HAZWhere stories live. Discover now