Yeni bir gün doğmuştu ve ben bu güne rahatsız bir şekilde uyanmıştım.
Annem: Kızım, Selin kalk geç kalacaksın!
Selin: Yaa anne, bırak biraz daha uyuyayım, merak etme okula geç kalmam.
Annem: Selin, kızım ne okulu? Çabuk kalk bugün cumartesi, ucağını kaçıracaksın!
Selin: Uçakmı?? *Doğru yaa!* Ben onu tamamen unutmuşum!
Daha henüz Sabahın körü, saat 4.35'di . Hemen yerimden fırlayıp kalktım, ve banyoma doğru koştum. Musluğu açtım. Yüzüme soğuk suyu ellerimle çarpar çarpmaz uyanmıştım. Hemen gidip önceden hazırlamış oldugum üstümü aldım annemi odadan çıkardıktan sonra kapıyı üstüne Kapatıp, üstümü giymeye başladım. Üstümü giydikten sonra çantama kullaklıklarımı ve telefonumu attım ve ardından valizimi alıp aşağıya resmen uçtum.
Annem: Yavaş kızım, merdivenlerden tekerlenip düşeceksin!
Selin: Anne yavaş inersem geç kalacağım!
Annem: Şoför kapının önünde seni bekliyor, acele et!
Allah'ım, tövbe tövbe yaa! Bu ebeveynleri hiç anlamıyorum! Bir böyle, bir şöyle diyorlar. Neyse oyalanmadan gideyim bari. Arabaya ilerlediğimde şoför gelip elimdeki valizi alıp bagaja yerleştirdi. Bende arkaya oturdum. Şoförde koltuğunda yer aldıktan sonra, havaalanına sürdü beni. Havaalanına vardıktan sonra şoför benim valizimi bagajdan çıkarıp bana verdiğinde havaalanının giriş kapısına doğru yürüdüm. Havaalanına girdim. İşlemlerimi halletikten sonra, orada oturulacak yerlere gittim ve yer aldım. Uçağımın ne zaman kalkcağını bakmak için tam tabelaya bakacaktımki, uçağa gitmem için anons geldi. Bende kapıya doğru ilerledim. Biletimi gösterdim ve uçaga dogru yürüdüm. Uçaga girdim ve koltuğuma oturacaktımki, pencereli tarafta bir erkeğin oturduğunu gördüm. Erkek benim yaşlarımdaydı, ve taş gibiydi! Heyy ne oluyo bee? Orası benim yerim! Acaba yanlışlıklamı oturdu?
Selin: Pardon, orası benim yerim, koltuğunu karıştırmış olmalısın.
"Erkek": Hayır burası artık benim yerim, yanımdaki koltuk senin yerin.
Selin: *Efendim? Bu şimdi yerimi resmen elimden almıştı! Neyse sakin ol Selin. Alt tarafı 3 Saat. 3 Saat sonra ondan kurtuluyorsun!
Anons: Sayın yolcularımız. Uçağımıza hoşgeldiniz. İstanbul- Almanya uçagımız, 10 dakika sonra kalkcaktır...
Liebe Damen und Herren. Wir freuen uns das sie mit diesem Flugzeug fliegen. Das Flugzeug, istanbul- Deutschland, wird in 10 minuten starten...
Ladys and Gentelman. Welcome on Board. This Aircraft, istanbul-Germany, started into 10 minutes...
Kemerimi bağladım, ve ucağın kalkmasını bekledim. 10 dakika sonra uçak kalktı. Yaklaşık 1 saat sonra, yanımda oturan taş gibi, yakışıklı, seksi... Birdakika ben ne diyorum? Seksimi? İyice kafayı oynattım ben. Uçak tuttu galiba. İşte herneyse o erkek konuşmaya başladı.
"Erkek": Tanışalım. Ben Emre.
Selin: Selin., dedim tek bir sözle.
Ne yani? Benden onla konuşmamımı beklediniz? O odunla konuşmam, daha 1 saat önce güzelim yerimi aldı.
Emre: Neden gidiyorsun Almanya'ya?
Sana ne yaa? Sanki herşeyi demem gerek. Hiç birşey söylemedim, o'da;
Emre: Ne o ? Utanıyormusun neden konuşmuyorsun?
Sabır edemiyip konuşmaya başladım.
Selin: Sana ne bundan? Neden gidiyorsam gidiyorum! *Allah, Allah! Çattık ya ! Sendenmi utanacam?*
Emre: Peki hayla sen konuşmaya başlamassan ben konuşurum. Ben orada okula gidiyorum, yani Berlin'de. Buraya İstanbula tatil için gelmiştim. Sendemi Berlin'e gidiyorsun, yoksa aktarmayla başka biryeremi uçacaksın?
Selin: Bende oraya Berlin'e okula gitmek için gidiyorum. Aslında istanbul'da yaşıyorum. Ama annem ve babam Berlin'de okula gitmemin daha iyi olacağını diyorlar. Almanya'ya gönderdiler beni.
Emre: Birde bakarsın aynı okula düşüyormuşuz yani, sen benim gittiğim okula geliyormuşsun.
Selin: *"Aman tövbe de, Allah korusun de " diycem ama onunla okula gitmek iyi olurdu. Nede olsa taş gibi! maaşallh nazar değmesin.*
Aman yine saçmalamaya başladım. En iyisi uyumamdı, çünkü erken kalktım nasıl olsa. O düşüncelerle kendimi uykuya bıraktım.
Evet önünüzde yeni Kitabım, dolayısıyla 2. Kitabım:)) İnşallah beğendirsiniz, ily :*
YOU ARE READING
Yeni Kız
Teen Fiction~~~'BAK YEMİN EDİYOM TERLİĞİ YİYCEN YAA, BEN BERLİN'İN YENİ KIZI'YIM AYAĞINI DENK AL!'~~~
