Her beden zorla koyulduğu mezardan elbet çıkar...
Multimedya : Ezel Duman
---------------
Karanlık. Karanlıktan korkar mısınız? Ben korkmam. 5 yaşımdan beridir korkmuyorum. Ben çünkü karanlıktan değil, ondan korkuyordum. Üvey babam. Beni korkularımla her gece yüzleştiren adam. Ben 5 yaşından beri hiçbir şeyden korkmuyorum. Ne karanlıktan, ne hayattan ne de ölümden. Ben hayatın acı yüzünü 21 yıldır yaşıyorum. Gerçi yaşamım boyunca bir kere bile tatlı yüzünü gördüğüm yoktur. Hayatım hep anlık mutluluklara dayalıdır. Zaten mutluluk andan ibarettir. Gerçi benim hatırladığım mutlu bir günüm bile yoktur. Çünkü o adam sayesinde her günüm burnumdan fitil fitil gelir.
Sizin çocukken ilk aldığınız koku nedir? Belki yayladaki çiçek kokusu ya da annenizin kokusu.
Benim aldığım ilk koku bunlardan hiçbiri değil. İlk aldığım koku, kan kokusu.
Peki ya ilk aldığınız tat? Benim ilk aldığım tat kanın metalik tadı.
Ben okula hiçbir zaman yara beresiz gitmemişimdir. O adam yüzünden. Ama bunlara katlanmak için iki sebebim var. Annem ve kardeşim Eslem. Onlar olmasa bir dakika durmam bu şehirde.
Yine bir sabah oldu. Ben elimde olmadan her sabah umutla uyanırım. Kalkıp kahvaltıyı hazırladım. Sonra Eslem ve Annemi uyandırdım. Pislik herif yine içip içip sızmıştı. Ağırıma giden benim köpek gibi çalışıp kazandığım üç kuruşu alıp yemesi. Annem eve zor erzak alıyor.
"Günaydın kızım." dedi annem. Dün gece uyumadan önce yediğimiz dayaklarla çok güzel günaydı. Ama ben annemi üzmemek için bir şey demedim.
"Günaydın anneciğim." dedim ve dudağımın kenarındaki yarayı umursamadan canım yansa da gülümsedim. Sonra Eslem yanımıza geldi.
"Günaydın." dedi.
"Günaydın ablam." deyip gülümsedim. Devam ettim.
"E hadi, sofraya geçin." dedi annem. Ve o adamı kaldırmaya gitti.
"Abla, bıktım artık bu adamdan." dedi Eslem.
"Şşt sus, duyacak şimdi." dedim sesimi alçaltarak.
"Duyarsa duysun. Yeter be! Her gece eşek sudan gelinceye kadar dayak yemekten bıktım. Biz neden bu adamın yanında kalıyoruz ki, kaçalım." dedi. Ah kardeşim.
"Paramız mı var ki. Olsa bir dakika durmayız da, ne yapacaksın işte." dedim sıkkınca. Sonra annem ve üvey babam geldi.
"Ne konuşuyorsunuz lan fısır fısır?" dedi pislik herif. Biz cevap vermeyince,
"Ne oldu? Dilinizi mi yuttunuz?" dedi ve güldü gıcık gıcık. Bu adamdan nefret ettiğim kadar başka kimseden nefret etmiyorum. Bana bakarak:
"Ezel, hadi yine iyisin. Sana bir kıyak yaptım. Evlendiriyorum kız seni." dedi. Evlenmek mi? Bu pislik ne söylüyordu böyle! Sesimin titremesine engel olamadım.
"N-ne evlenmesi?" dedim. Pis gülüşü yayıldı.
"Evlenmekten ne anlıyorsan o." dedi.
"K-kimle?" dedim.
"Rüştü varya onunla." dedi. Allah'ım bahsettiği adam ondan da büyüktü! Bir anda gelen cesaretle,
"İstemiyorum." dedim gözlerimi dikerek. Histerik bir kahkaha attı.
"İstemiyorsun öyle mi?" dedi. Sonra masaya yumruğunu vurarak,
"Ben sana istiyor musun demedim, evleneceksin dedim. Adam bana 50.000 verdi. Eğer evlenmezsen seni öldürürüm!"diye bağırdı. Ben de bağırarak,
YOU ARE READING
EFSUNKAR🌸1
Teen FictionKahvelerinde Kayboldum Ey Efsunkar Bakışlım... "Boran AĞA!" diye bağırdım konağın ortasında. İçeriden evin hizmetçisi çıktı. "Ne istiyorsun kızım?"dedi. "Bana Boran AĞA'yı çağır!" dedim. Sonra merdivenlerden ses duyuldu. Kafamı çevirdiğimde geliyord...
